ABD’de Süleymani’nin akrabalarına gözaltı
Amerika Birleşik Devletleri yönetimi, 2020 yılında Bağdat’ta düzenlenen hava saldırısında öldürülen İranlı komutan Kasım Süleymani’nin ailesinden iki ismin gözaltına alındığını açıkladı. Washington’ın açıklamasına göre Hamideh Soleimani Afşar ile kızı, daimi oturma statülerinin iptal edilmesinin ardından federal göçmenlik birimlerince gözaltına alındı.
ABD Dışişleri Bakanlığı, söz konusu işlemin Dışişleri Bakanı Marco Rubio’nun kararı sonrasında uygulandığını bildirdi. Açıklamada, iki ismin göçmenlik makamlarının gözetiminde olduğu ve haklarında sınır dışı sürecinin işletileceği kaydedildi.
Washington yönetimi, Hamideh Soleimani Afşar’ı İran yönetimini açık biçimde desteklemekle suçladı. ABD tarafı, Afşar’ın sosyal medya paylaşımları ve kamuya açık söylemlerinde İran rejimi lehine propaganda yürüttüğünü, ABD karşıtı ifadeler kullandığını ve Amerikan hedeflerine yönelik saldırıları öven mesajlar paylaştığını öne sürdü.
Açıklamada ayrıca Afşar’ın eşinin de ABD’ye girişinin yasaklandığı belirtildi. Böylece karar yalnızca gözaltına alınan iki kişiyle sınırlı kalmadı, aile çevresindeki bazı isimleri de kapsayan daha geniş bir idari işleme dönüştü.
ABD yönetimi, aynı kapsamda İran siyasetinin öne çıkan ailelerinden birine yönelik başka bir karar daha aldığını duyurdu. Dışişleri Bakanlığı açıklamasına göre Fatemeh Ardeshir-Larijani ile eşi Seyed Kalantar Motamedi’nin ABD’ye giriş ve yasal statü hakları da iptal edildi.
Washington, bu iki ismin artık ABD’de bulunmadığını ve ileride Amerikan topraklarına giriş yapamayacağını bildirdi. Böylece son adım, yalnızca Süleymani ailesiyle sınırlı olmayan daha geniş bir İran bağlantılı statü iptali sürecinin parçası olarak öne çıktı.
Son karar, ABD ile İran arasındaki yüksek gerilim döneminde geldi. Trump yönetimi son aylarda İran yönetimiyle bağlantılı olduğu değerlendirilen kişi ve çevrelere karşı daha sert bir çizgi izliyor. Washington’ın attığı bu adım da güvenlik, göçmenlik ve dış politika başlıklarının aynı dosyada birleştiği yeni bir uygulama olarak değerlendiriliyor.
ABD tarafı, ülkede kalma hakkının mutlak bir ayrıcalık değil, yasal koşullara bağlı bir statü olduğunu vurgularken; karar, İran bağlantılı isimlere yönelik denetim ve yaptırım politikasının genişletildiğine işaret etti.