sondakika
Üye Ol Ara
icon_weather İstanbul 12°C
icon_weather Ankara 5°C
icon_weather İzmir 0°C
icon_weather Bursa 0°C
icon_weather Antalya 0°C
icon_weather Adana 0°C
icon_weather Konya 0°C
icon_weather Sanliurfa 0°C
icon_weather Gaziantep 0°C
icon_weather Kocaeli 0°C
icon_weather Mersin 0°C
icon_weather Diyarbakir 0°C
icon_weather Hatay 0°C
icon_weather Manisa 0°C
icon_weather Kayseri 0°C
Üye Ol Ara
icon_weather Berlin 29°C
icon_weather Istanbul 33°C
icon_weather London 25°C
icon_weather New York 28°C
×



Almanya’daki mağara buluntuları yazının kökenini geri çekebilir


Almanya’daki mağara buluntuları yazının kökenini geri çekebilir
Güncel / 45 bin yıllık işaret dizileri ilk kayıt sistemine işaret ediyor

Güney Almanya’daki mağara sistemlerinde bulunan bazı Üst Paleolitik dönem eserleri, üzerlerindeki düzenli işaretler nedeniyle yeniden incelemeye alındı. Çizgi, çentik, nokta ve haç benzeri işaretlerin bir bölümünün aynı sırayla ve benzer aralıklarla tekrar ettiği, farklı nesne gruplarında da benzer dizilere rastlandığı belirtildi.

3 bin işaret, 260 nesne

Çalışmada, çoğu taşınabilir boyutta olan eserler üzerinde 3 bini aşkın işaretin kayda geçirildiği aktarıldı. İncelenen nesne sayısının 260’a ulaştığı, işaretlerin ise belirli bir sembol seti içinde sınırlı çeşitlilik gösterdiği ifade edildi. Araştırmacılar, bu durumun gelişigüzel çiziklerden ziyade, paylaşılan bir kural ve kullanım geleneğine işaret edebileceğini değerlendiriyor.

Lonetal ve Ach vadisi buluntuları öne çıktı

Öne çıkan örnekler arasında, Lone Vadisi mağara alanlarından birinde bulunan mamut fildişi figürinler yer aldı. Bazı figürinlerin yüzeyinde, paralel sıralar halinde düzenlenmiş işaretler görüldü. Ach Vadisi’ndeki Geißenklösterle Mağarası’ndan çıkarılan ve literatürde adorant olarak anılan fildişi plaka da işaret dizilerinin yoğunlaştığı örnekler arasında gösterildi. Plakanın bir yüzünde insan benzeri bir figür, diğer yüzünde ise nokta ve çentiklerden oluşan sıralı düzen bulunduğu aktarıldı.

Yazı değil, yazıya giden bir yol olabilir

Araştırmacılar, buluntuların doğrudan konuşma diline bağlı bir yazı sistemi olarak yorumlanmasının erken olacağını, ancak düzenli dizilerin bilgi depolama ve aktarma amacı taşıyabilecek bir işaretleme geleneğine işaret ettiğini belirtiyor. Bu çerçevede, bulguların yazıdan önceki dönemlerde de sembollerle kayıt tutma ihtiyacının gelişmiş olabileceği görüşünü güçlendirdiği değerlendiriliyor.

Proto çivi yazısıyla karşılaştırma yapıldı

Çalışmada, işaretlerin dizilim özellikleri ve tekrar oranları, Mezopotamya’da MÖ dördüncü binyılın sonlarına tarihlenen proto çivi yazısı örnekleriyle ölçümsel olarak karşılaştırıldı. Ekip, bazı dizilerin öngörülebilirlik ve bilgi yoğunluğu bakımından benzer ölçümlere yaklaştığını, bunun da kasıtlı ve kural benzeri bir kullanım ihtimalini artırdığını kaydetti.

Figürinlerde işaret yoğunluğu daha yüksek

İşaretlerin, bazı figürin ve sembolik nesnelerde daha yoğun, gündelik araçlarda ise daha seyrek görülmesi de dikkat çeken bulgular arasında yer aldı. Araştırmacılar, bu farkın nesneler arasında işlev ayrımı olabileceğini, bazı parçaların daha çok aktarım ve hatırlatma amaçlı kullanılmış olabileceğini değerlendiriyor.

Tartışma büyüyebilir

Bulgular, yazının yalnızca yerleşik yaşam ve devlet örgütlenmesiyle birlikte ortaya çıktığı yönündeki yaygın kabulleri yeniden tartışmaya açabilecek nitelikte görülüyor. Araştırmacılar, mevcut örneklerin tüm bilinen işaretli buluntuların yalnızca bir bölümünü kapsadığını, daha geniş veriyle işaret setinin kullanım amacının daha net anlaşılabileceğini belirtiyor.

Benzer Haberler