Evrensel böbrek ile organ uyumsuzluğuna son
Bilim insanları, özel enzimler yardımı ile kan grubu belirteçlerini ortadan kaldırmayı başardılar ve dünyanın ilk 'evrensel' böbreğini geliştirdiler. Organ nakli konusunda çığır açan bu gelişme ile, ileri derece böbrek yetmezliğinden muzdarip hastaların uygun organ bağışçısı bulma konusundaki zorlu bekleyişlerine potansiyel olarak son verildi. Ağırlıklı olarak Sichuan Üniversitesi (Çin) ile British Columbia Üniversitesi’nde (Kanada) gerçekleştirilen çalışmada, bağışlanan A grubu bir böbreğin kan grubu belirteçleri özel enzimler kullanarak çıkarıldı ve böylece böbrek etkili bir şekilde 0 (sıfır) grubu, yani 'evrensel’ bir organa dönüştürüldü. Daha sonra, kimliği değiştirilen böbrek beyin ölümü gerçekleşmiş bir hastaya nakledildi ve birkaç gün boyunca başarılı bir şekilde işlev gördü. Bu tıbbi çalışma sonucunda bir organın kimliğini gizlemenin mümkün olduğu ve kan grubu uyumsuzluğu nedeniyle oluşan organ reddi vakalarının önlenebileceği kanıtlanmış oldu. Deneysel veriler kan grubu belirteçlerinin üçüncü günde yeniden ortaya çıkmaya başladığını göstermiş olsa da tetiklenen reaksiyon ve oluşan hasar tipik bir uyumsuzluğa göre çok daha az şiddetliydi ve araştırmacılar vücudun organı tolere etmeye başladığına dair işaretleri net bir şekilde gördüler. Önemli ölçüde azalmış olan bu bağışıklık tepkisi, hem hastalara umut oldu, hem de araştırmacılara geleceğe yönelik bir yol haritası sundu. Hastayı değil, organı değiştiren bu yaklaşımın potansiyeli çok büyük. Öyle ki, sadece Amerika Birleşik Devletleri’nde her gün 11 kişinin böbrek nakli beklerken hayatını kaybediyor. Sıfır grubuna sahip olan hastalar organ naklinde (nakil alıcısı olarak) en zor verici bulan hasta grubu, çünkü kırmızı kan hücrelerinde antijen içermeyen bu hastalar sadece kendi grubundaki donörlerden organ alabiliyorlar. Bu sebeple, böbrek nakli bekleme listelerinin yarısından fazlasını sıfır kan grubuna sahip hastalar oluşturuyorlar. Bu hastalar, uygun bir böbrek için diğer kan gruplarındaki hastalara kıyasla iki ile dört yıl daha uzun süre bekliyorlar ve maalesef birçoğu bekleme sürecinde hayatını kaybediyor. Nature Biomedical Engineering dergisinde yayınlanan bu çalışma laboratuvar ortamı ile klinik vaka arasında tarihi bir köprü oluşturuyor. Araştırmacılar şimdi bu çalışmayı daha ileriye taşımayı ve oldukça masraflı olan alıcının bağışıklık sistemini baskılama aşaması ile aylarca süren yoğun hazırlık (tedavi) ihtiyacını ortadan kaldırmayı planlıyorlar. Nihai hedef ise bağışlanan her böbreği bekleme listesindeki herhangi bir hasta için potansiyel bir eşleşme haline getirebilmek.