Gülistan Doku dosyasında sarsan ifade
Tunceli’de 5 Ocak 2020’den bu yana haber alınamayan üniversite öğrencisi Gülistan Doku’ya ilişkin soruşturmada, kamuoyunda geniş yankı uyandıran yeni iddialar gündeme geldi. Dosyaya yansıyan gizli tanık beyanında, Doku’nun kaybolmadan önce şiddete maruz bırakıldığı, cinsel saldırıya uğradığı ve daha sonra öldürüldüğü öne sürüldü. Söz konusu beyan, soruşturmadaki mevcut şüpheleri daha da derinleştirdi.
Haberlere yansıyan bilgilere göre, Şubat kod adlı gizli tanık, Gülistan Doku’nun kaybolmasından önce bazı isimlerle aynı çevrede bulunduğunu, olaydan önce baskı ve şiddet gördüğünü iddia etti. Aynı beyanda, Doku’nun rızası dışında cinsel saldırıya uğradığı, ardından öldürüldüğü ve cesedinin saklandığı öne sürüldü. Bu iddialar yargı kararıyla kesinleşmiş bulgular değil, soruşturma dosyasına giren tanık anlatımı olarak öne çıktı.
Dosyaya giren bilirkişi ve daraltılmış baz raporlarına ilişkin haberlerde, 27 Aralık 2019 ve sonrasındaki kritik zaman aralıklarında bazı şüphelilerin aynı bölgede sinyal verdiği bilgisi paylaşıldı. Teknik verilerin, gizli tanık beyanındaki bazı bölümlerle birlikte yeniden değerlendirildiği belirtiliyor. Soruşturma makamlarının, tanık ifadeleri ile dijital ve fiziksel deliller arasındaki uyumu incelemeyi sürdürdüğü aktarılıyor.
Gülistan Doku dosyasında 14 Nisan 2026’da 7 ilde düzenlenen eş zamanlı operasyonlarla 13 şüpheli hakkında işlem başlatıldı. Aralarında dosyada adı geçen bazı kritik isimlerin de bulunduğu şüphelilerden bir bölümünün gözaltına alındığı, 16 Nisan 2026’da ise 4 şüphelinin adliyeye sevk edildiği bildirildi. Firari durumda olduğu belirtilen isimlerle ilgili süreç de soruşturma kapsamında sürüyor.
Gülistan Doku’nun ailesi ve avukatları, soruşturmanın uzun süre etkili yürütülmediğini savunarak dosyada kamu gücü etkisinin de araştırılmasını istedi. Ablası Aygül Doku ile anne Bedriye Doku’nun son açıklamalarında, dosyadaki bazı isimlere yönelik ağır suçlamalar yöneltildi. Aile, tanık beyanları, ses kayıtları ve yeni delil iddialarının ayrıntılı biçimde soruşturulmasını talep ediyor.
Soruşturmanın bundan sonraki aşamasında gizli tanık beyanının diğer delillerle ne ölçüde örtüştüğü, baz ve kamera kayıtlarının nasıl yorumlanacağı, delil karartma iddialarının ne yönde ilerleyeceği belirleyici olacak. Dosyada yer alan ağır iddiaların tamamı henüz yargı kararıyla kesinleşmiş değil. Ancak son gözaltılar, adliyeye sevkler ve dosyaya giren yeni beyanlar, Gülistan Doku soruşturmasının yeniden kritik bir eşiğe geldiğini gösteriyor.