Hürmüz’e alternatif hat gündemde
Türkiye ile Suudi Arabistan, iki ülke arasındaki ulaştırma ağlarını genişletmek, lojistik bağlantıları güçlendirmek ve demiryolu taşımacılığında ortak çalışmaları kurumsal zemine taşımak amacıyla Riyad’da iki ayrı mutabakat zaptı imzaladı.
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu’nun Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad’daki temasları kapsamında yapılan görüşmelerde, Türkiye ile Suudi Arabistan arasında doğrudan ve güvenli ulaştırma bağlantılarının geliştirilmesi ele alındı.
İmzalanan belgelerden biri lojistik hizmetler alanındaki iş birliğini, diğeri ise demiryolu sektöründe ortak çalışma başlıklarını kapsıyor.
Mutabakatlardan ilki, lojistik merkezlerin kurulması, bu merkezlerde sunulacak hizmetlerin işletilmesi ve yönetilmesi, deneyim paylaşımı ve ortak faaliyetlerin geliştirilmesini hedefliyor.
Demiryolu sektörüne ilişkin ikinci mutabakat ise teknik şartnamelerden altyapı uygulamalarına, sinyalizasyon ve haberleşme sistemlerinden demiryolu teknolojilerine kadar geniş bir iş birliği çerçevesi oluşturuyor.
Anlaşma kapsamında demiryolu sektörünün dijitalleşmesi, çevresel etkilerin azaltılması, emniyet ve güvenlik sistemleri, araştırma geliştirme çalışmaları, bilgi paylaşımı, eğitim akademileri arasında ortaklık, uzman görevlendirmeleri ve demiryolu sanayisinin yerlileştirilmesine yönelik deneyim paylaşımı da gündemde olacak.
Riyad’da atılan imzalar, tarihi Hicaz Demiryolu hattının modern altyapıyla yeniden canlandırılması hedefi açısından önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.
Türkiye, Suriye ve Ürdün arasında daha önce yapılan ulaştırma görüşmeleriyle modern Hicaz Demiryolu hattının yeniden işler hale getirilmesi için ortak irade ortaya konmuştu. Bu sürece Suudi Arabistan’ın da dahil olmasıyla, Türkiye’den başlayıp Suriye ve Ürdün üzerinden Körfez’e uzanacak hattın bölgesel bağlantı açısından daha geniş bir zemine taşınması hedefleniyor.
Proje, yalnızca yolcu taşımacılığı açısından değil, yük taşımacılığı, lojistik merkezler ve uluslararası ticaret koridorları bakımından da stratejik bir başlık olarak öne çıkıyor.
Ankara, bölgedeki alternatif taşıma güzergahlarını etkin hale getirmek için Suriye, Ürdün ve Irak üzerinden uzanan hatları da değerlendiriyor.
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Türkiye’den başlayarak Irak üzerinden Suudi Arabistan’a ulaşan iki ayrı deneme tren seferinin başarıyla gerçekleştirildiğini açıklamıştı. Bu denemeler, güzergahın lojistik açıdan kullanılabilirliğini göstermesi bakımından önemli bir aşama olarak görülüyor.
Deneme seferleri, Türkiye’nin Körfez ülkeleriyle kara ve raylı sistemler üzerinden daha güçlü bir bağlantı kurma hedefinin sahadaki ilk uygulamaları arasında yer aldı.
Projenin uzun vadeli hedefleri arasında, Türkiye’den Körfez’e uzanan demiryolu ağının ilerleyen süreçte Umman’a ve Hint Okyanusu’na kadar genişletilmesi bulunuyor.
Bu hedefin hayata geçmesi halinde, Avrupa ile Körfez arasında deniz yollarına bağımlılığı azaltacak yeni bir kara ve demiryolu ticaret koridoru oluşabilecek. Böylece Hürmüz Boğazı gibi jeopolitik risklerin yoğunlaştığı geçiş noktalarına alternatif bir lojistik güzergah gündeme gelebilecek.
Küresel enerji ve ticaret akışları açısından kritik önemdeki Hürmüz Boğazı’na alternatif hat arayışları, son yıllarda bölgesel ulaştırma projelerinin merkezindeki başlıklardan biri haline geldi.
Türkiye, coğrafi konumu nedeniyle Avrupa, Orta Doğu, Kafkasya, Orta Asya ve Körfez arasında transit geçişler için kilit ülke konumunda bulunuyor.
Demiryolu bağlantısının güçlendirilmesi, Türkiye’nin Avrupa ile Körfez arasında lojistik merkez rolünü artırabilir. Bu hat üzerinden taşınacak yüklerin Türkiye üzerinden Avrupa’ya, Orta Asya’ya ve farklı uluslararası pazarlara ulaştırılması hedefleniyor.
Proje aynı zamanda Kızıldeniz, Akdeniz, Basra Körfezi ve Hint Okyanusu eksenindeki ticaret bağlantılarının yeniden şekillenmesi açısından da yakından izleniyor.
Türkiye, Suriye ve Ürdün arasında nisan ayında ulaştırma sistemlerinin entegrasyonu, sınır geçişlerinin kolaylaştırılması ve bölgesel bağlantıların güçlendirilmesi amacıyla üçlü bir mutabakat imzalanmıştı.
Söz konusu anlaşma, altyapı geliştirme, teknik standartların uyumlaştırılması, dijitalleşme, kurumsal kapasitenin artırılması, özel sektör katılımının teşvik edilmesi ve ulaştırma koridorlarının koordinasyonu gibi başlıkları içeriyor.
Riyad’da imzalanan yeni mutabakatlarla birlikte bu bölgesel ulaştırma vizyonu Suudi Arabistan ayağıyla genişlemiş oldu.
Yeni iş birliği sürecinde lojistik merkezlerin planlanması ve işletilmesi ana başlıklardan biri olacak. Taraflar, demiryolu taşımacılığıyla entegre çalışan lojistik ağlar kurarak yük akışını hızlandırmayı ve maliyetleri azaltmayı hedefliyor.
Demiryolu tarafında ise sinyalizasyon, haberleşme, mühendislik, altyapı, güvenlik, dijitalleşme ve teknoloji paylaşımı öne çıkacak. Eğitim kurumları arasında iş birliği ve uzman değişimi de iki ülke arasındaki teknik kapasitenin artırılması için kullanılacak araçlar arasında yer alacak.
Türkiye ile Suudi Arabistan arasında imzalanan mutabakatlar, bölgesel ticaret yollarının yeniden düzenlendiği bir dönemde geldi.
Ankara, Orta Doğu üzerinden Körfez’e açılan demiryolu ve karayolu hatlarını güçlendirerek Avrupa ile Arap Yarımadası arasında daha hızlı, güvenli ve öngörülebilir bir lojistik ağ kurmayı amaçlıyor.
Riyad yönetiminin sürece dahil olması, modern Hicaz Demiryolu hedefinin bölgesel ölçekte daha somut bir zemine taşınması anlamına geliyor. Projenin ilerleyen aşamalarında fizibilite çalışmaları, teknik standartlar, sınır geçişleri, yatırım planlaması ve ülke bazlı altyapı ihtiyaçları belirleyici olacak.