Temsil artıyor ama erkeklerle fark hâlâ açık
“İlerleme Var, Eşitlik Yok”
8 Mart yaklaşırken TUİK- Türkiye İstatistik Kurumu’nca açıklanan son veriler, Türkiye’de kadınların toplumsal konumuna dair çelişkili ama öğretici bir tablo ortaya koyuyor. Rakamlar bir yandan ilerlemeyi gösterirken, diğer yandan eşitsizliklerin hâlâ ne kadar güçlü olduğunu hatırlatıyor.
Nüfus açısından bakıldığında Türkiye’de kadınlar ve erkekler neredeyse eşit sayıda. Ancak yaş ilerledikçe denge kadınların lehine değişiyor. Bunun nedeni basit: Kadınlar daha uzun yaşıyor. Ortalama yaşam süresinde birkaç yıllık fark var.
Fakat bu tabloya biraz daha yakından bakıldığında ilginç bir ayrıntı ortaya çıkıyor. Erkekler sağlık sorunu yaşamadan geçirdikleri yıllar bakımından kadınlardan daha avantajlı görünüyor. Yani kadınlar daha uzun yaşıyor ama bu uzun ömür her zaman daha sağlıklı bir yaşam anlamına gelmiyor.
Türkiye’de yetişkin nüfusun ortalama eğitim süresi yükseliyor ve eğitimini tamamlayanların oranı geçmişe göre belirgin biçimde artmış durumda. Bu olumlu tabloya rağmen kadınların eğitim süresi hâlâ erkeklerin gerisinde. Yine de eğitim arttıkça kadınların iş gücüne katılımının hızla yükselmesi, eğitimin kadınların toplumsal hayattaki konumunu güçlendiren en önemli araçlardan biri olduğunu açık biçimde gösteriyor.
Kadınların istihdama katılım oranı erkeklerin oldukça gerisinde kalıyor. Bu fark yalnızca ekonomik bir mesele değil; aynı zamanda toplumsal rollerin, bakım yükünün ve fırsat eşitsizliğinin de bir yansıması. Kadınların yarı zamanlı çalışmada daha yüksek oranlara sahip olması da bu durumun bir başka göstergesi. Çoğu zaman kadınlar hem iş hem de ev içi sorumlulukları aynı anda taşımak zorunda kalıyor.
Siyaset ve yönetim kademelerinde de benzer bir durum söz konusu. Kadınların temsil oranı geçmiş yıllara göre artmış olsa da karar alma mekanizmalarında erkeklerin ağırlığı hâlâ belirgin. Parlamentodan üst düzey yöneticiliklere kadar birçok alanda kadınların sayısı artıyor ama eşit bir dağılımdan söz etmek için henüz erken.
Dijital dünyada ise daha umut verici bir tablo var. İnternet kullanımının yaygınlaşmasıyla birlikte kadınlarla erkekler arasındaki teknoloji kullanımı farkı giderek azalıyor. Özellikle genç kuşaklarda yeni teknolojilere erişim ve kullanım açısından ciddi bir uçurum görünmüyor. Bu da geleceğe dair daha dengeli bir tablo ihtimalini güçlendiriyor.
Bununla birlikte verilerde en çarpıcı ve en ağır başlık şiddet meselesi olmaya devam ediyor. Kadınların hayatlarının bir döneminde maruz kaldığı şiddet türleri incelendiğinde psikolojik şiddetin en yaygın tür olduğu görülüyor. Ekonomik, fiziksel ve diğer şiddet biçimleri de önemli oranlarda karşımıza çıkıyor. Üstelik çoğu zaman bu şiddetin en yakın ilişkiler içinde ortaya çıkması, sorunun ne kadar derin ve yapısal olduğunu gösteriyor.
Kısacası rakamlar bize iki gerçeği aynı anda anlatıyor. Bir yanda eğitimde, teknolojide ve bazı meslek alanlarında ilerleyen bir kadın profili var. Diğer yanda ise istihdamda, temsilde ve güvenlikte hâlâ devam eden ciddi eşitsizlikler bulunuyor.
8 Mart öncesinde açıklanan bu veriler aslında yalnızca bir istatistik raporu değil; toplumun aynası niteliğinde. Ve o aynaya bakıldığında görülen şey şu: Türkiye’de kadınlar pek çok alanda yol alıyor, ancak gerçek eşitlik için hâlâ uzun bir mesafe var.
Nüfus dengesi
• 31 Aralık 2025 itibarıyla:
• Kadın nüfus: 43.032.734
• Erkek nüfus: 43.059.434
• Toplam nüfusta:
• Kadın oranı: %49,98
• Erkek oranı: %50,02
Türkiye’de kadın ve erkek sayısı neredeyse tamamen dengeli.
Yaş ilerledikçe kadın oranı artıyor
• 60–74 yaş grubunda kadın oranı: %51,9
• 90 yaş ve üzeri: %69,7
Bunun nedeni kadınların ortalama olarak daha uzun yaşaması.
Yaşam süresi
• Ortalama yaşam süresi: 78,1 yıl
• Kadınlar: 80,7 yıl
• Erkekler: 75,5 yıl
Kadınlar ortalama 5,2 yıl daha uzun yaşıyor.
Sağlıklı yaşam süresi
• Ortalama: 57,6 yıl • Kadınlar: 56,3 yıl
• Erkekler: 59 yıl
Erkekler sağlık sorunu olmadan yaşanan süre açısından 2,6 yıl avantajlı.
Eğitim
• 25+ yaş nüfusta ortalama eğitim süresi:
• Toplam: 9,5 yıl
• Kadın: 8,8 yıl
• Erkek: 10,2 yıl
• En az bir eğitim seviyesini tamamlayanların oranı:
• 2008: %75,1
• 2024: %92,6
Eğitim seviyesi belirgin şekilde artmış.
İş gücü ve istihdam
Kadınlarda eğitim arttıkça iş gücüne katılım artıyor
• Okuryazar olmayan kadınlar: %14,6
• Üniversite mezunu kadınlar: %68,7
Genel istihdam (2024)
• Toplam: %49,5
• Kadın: %32,5
•Erkek: %66,9
Kadınların istihdam oranı erkeklerin yarısından daha düşük.
Yarı zamanlı çalışma
• Toplam: %12,1
• Kadın: %18,3
• Erkek: %9
Yarı zamanlı çalışma kadınlarda iki kat daha yaygın.
Temsil ve kariyer
• Kadın büyükelçiler: %28,4
• Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde kadın milletvekilleri:
• 118 / 600 • %19,9 Akademide:
• Kadın profesör: %34,9
• Kadın doçent: %43,3 Yönetici pozisyonlarında kadın: %21,5
Temsil artıyor ama erkeklerle fark hâlâ açık.