Trump: "İran nükleer silah peşindeydi"
ABD’nin İran’da büyük çaplı muharebe operasyonlarına başladığını duyurmasının ardından Başkan Donald Trump kameraların karşısına çıktı. Trump, hitabında operasyonun amacını Amerikan halkını savunmak ve İran’dan kaynaklandığını savunduğu “yakın ve açık tehditleri” ortadan kaldırmak olarak tanımladı.
Trump’un konuşmasında en güçlü vurgu, İran’ın nükleer silah edinme ihtimali ve uzun menzilli füze geliştirme çalışmaları oldu. Trump, İran’ın nükleer programını yeniden inşa etmeye çalıştığını, bu kapasitenin zamanla ABD ana karasını da tehdit edebileceğini ileri sürdü.
Trump, ABD ordusunun “büyük çaplı ve devam eden” bir operasyon yürüttüğünü belirterek İran’ın füze kapasitesinin ve füze sanayisinin hedef alınacağını söyledi. Konuşmasında donanmanın da hedefler arasında olduğunu ifade eden Trump, İran’ın bölgedeki vekil unsurlarına yönelik mesajlar da verdi.
Trump, İran güvenlik yapıları içinde yer alan unsurlara “silah bırakma” çağrısı yaptı. Çağrının “tam dokunulmazlık” vurgusuyla birlikte, silah bırakılmaması halinde “kesin ölüm” ifadesiyle sert bir dille dile getirilmesi dikkat çekti.
Amerika Birleşik Devletleri ordusu İran’da büyük çaplı muharebe operasyonlarına başladı. Amacımız, İran rejiminden kaynaklanan yakın ve açık tehditleri ortadan kaldırarak Amerikan halkını savunmaktır. Bu rejim, son derece acımasız, sert ve korkunç insanlardan oluşan bir gruptur. Tehditkâr faaliyetleri, doğrudan Amerika Birleşik Devletleri’ni, askerlerimizi, denizaşırı üslerimizi ve dünyanın dört bir yanındaki müttefiklerimizi tehlikeye atmaktadır.
İran rejimi 47 yıldır “Amerika’ya ölüm” sloganları atıyor ve ABD’yi, askerlerimizi ve pek çok ülkedeki masum insanları hedef alan, kan dökme ve kitlesel cinayetle dolu bitmeyen bir kampanya yürütüyor.
Rejimin ilk icraatlarından biri, Tahran’daki ABD Büyükelçiliğinin şiddet yoluyla ele geçirilmesini desteklemek ve onlarca Amerikalıyı 444 gün boyunca rehin tutmaktı. 1983’te İran’ın vekil unsurları Beyrut’taki Deniz Piyadeleri kışlasına saldırı düzenledi ve 241 Amerikalı asker hayatını kaybetti. 2000 yılında USS Cole’a yapılan saldırıyı biliyorlardı ve muhtemelen bu saldırının içindeydiler. Pek çok kişi öldü. İran güçleri Irak’ta yüzlerce Amerikalı askeri öldürdü ya da sakat bıraktı.
Rejimin vekil unsurları, son yıllarda Orta Doğu’da konuşlu Amerikan güçlerine karşı sayısız saldırı gerçekleştirmeyi sürdürdü. Ayrıca uluslararası deniz yollarında ABD’ye ait deniz unsurlarını ve ticari gemileri hedef aldılar. Bu, toplu terördü ve artık buna daha fazla katlanmayacağız.
Lübnan’dan Yemen’e, Suriye’den Irak’a kadar rejim, yeryüzünü kan ve vahşetle dolduran terör milislerini silahlandırdı, eğitti ve finanse etti. İran’ın vekili Hamas, 7 Ekim’de İsrail’e yönelik korkunç saldırıları başlattı; 46 Amerikalı dâhil 1000’den fazla masum insanı katletti ve vatandaşlarımızdan 12’sini rehin aldı. Bu son derece vahşiydi. Dünyanın daha önce görmediği türden bir şeydi.
İran, dünyanın bir numaralı terör destekçisi devlettir ve çok yakın zamanda, sokakta protesto eden on binlerce kendi vatandaşını öldürdü. Amerika Birleşik Devletleri’nin, özellikle de benim yönetimimin politikası her zaman şudur: Bu terör rejimi asla nükleer silaha sahip olamaz. Tekrar söylüyorum: Asla nükleer silaha sahip olamazlar.
Bu nedenle, geçen yıl haziran ayında “Gece yarısı çekici” operasyonunda Fordow, Natanz ve İsfahan’daki rejimin nükleer programını yerle bir ettik.
O saldırıdan sonra onlara, nükleer silah peşindeki kötü niyetli arayışlarına bir daha asla dönmemeleri konusunda uyarıda bulunduk ve defalarca anlaşma yapmaya çalıştık. Denedik. Yapmak istediler. Yapmak istemediler. Yine yapmak istediler. Yapmak istemediler. Ne olduğunu bilmiyorlardı. Sadece kötülük yapmayı istiyorlardı.
Ama İran reddetti. On yıllardır yaptığı gibi, nükleer hedeflerinden vazgeçmesi için önüne konan her fırsatı geri çevirdi ve artık buna daha fazla dayanamayız.
Bunun yerine nükleer programlarını yeniden inşa etmeye ve artık Avrupa’daki çok iyi dostlarımızı ve müttefiklerimizi, denizaşırı görev yapan askerlerimizi tehdit edebilecek, yakında da Amerikan ana karasına ulaşabilecek uzun menzilli füzeler geliştirmeyi sürdürmeye çalıştılar. Eğer bir gün nükleer silahları olsaydı ve mesajlarını iletmek için gerçekten nükleer silahlarla donatılsalardı, bu rejimin ne kadar cesaretleneceğini bir düşünün.
Bu nedenlerle, Amerika Birleşik Devletleri ordusu, bu çok kötü, radikal diktatörlüğün Amerika’yı ve temel ulusal güvenlik çıkarlarımızı tehdit etmesini engellemek için büyük çaplı ve devam eden bir operasyon yürütüyor. Füzelerini yok edeceğiz ve füze sanayilerini yerle bir edeceğiz. Tamamen, tekrar söylüyorum, bütünüyle ortadan kaldırılacak.
Donanmalarını yok edeceğiz. Bölgedeki terör vekillerinin artık bölgeyi ya da dünyayı istikrarsızlaştırmasına ve güçlerimize saldırmasına izin vermeyeceğiz. Ayrıca, bazen EYP ya da yol kenarı bombası denilen düzenekleri kullanarak binlerce insanı, aralarında pek çok Amerikalının da bulunduğu insanları ağır biçimde yaralamasına ve öldürmesine artık izin vermeyeceğiz.
Ve İran’ın nükleer silah edinmemesini sağlayacağız. Mesaj çok basit: Asla nükleer silaha sahip olmayacaklar.
Amerikalılar ve çocuklarımız, nükleer silahlı bir İran tarafından asla tehdit edilmesin diye hayatlarını ortaya koyan her bir askerimiz için dua ediyoruz. Allah’tan tehlike altındaki tüm kahramanlarımızı korumasını diliyoruz ve O’nun yardımıyla silahlı kuvvetlerimizin kadın ve erkeklerinin galip geleceğine inanıyoruz. Dünyanın en iyilerine sahibiz ve galip gelecekler.
İslam Devrim Muhafızları’ndaki, silahlı kuvvetlerdeki ve tüm polis teşkilatındaki mensuplara bu gece şunu söylüyorum: Silahlarınızı bırakmalısınız ve tam dokunulmazlığa sahip olacaksınız; aksi halde kesin ölümle karşı karşıya kalacaksınız. Bu nedenle silahlarınızı bırakın. Tam dokunulmazlıkla adil biçimde muamele göreceksiniz; ya da kesin ölümle karşılaşacaksınız.
Uzun yıllar boyunca Amerika’dan yardım istediniz, ama hiç alamadınız. Hiçbir başkan, bu gece benim yapmaya istekli olduğum şeyi yapmaya istekli olmadı. Şimdi size istediğinizi veren bir başkanınız var; bakalım siz nasıl karşılık vereceksiniz. Amerika, ezici bir güç ve yıkıcı bir kuvvetle arkanızda duruyor.
Şimdi, kaderinizin kontrolünü elinize almanın ve çok yakınınızda olan müreffeh ve görkemli geleceği ortaya çıkarmanın zamanıdır. Bu, harekete geçme anıdır. Bunun geçip gitmesine izin vermeyin.
Trump yönetimi operasyonun hedeflerinin tamamlanana kadar süreceği mesajını verirken, bölgedeki askeri hareketliliğin ve İran’dan gelebilecek misilleme adımlarının gerilimi daha da artırabileceği değerlendiriliyor.