Trump, Netanyahu’ya sert sözler söylediğini kabul etti
ABD Başkanı Donald Trump, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile yaptığı telefon görüşmesinde sert ifadeler kullandığını doğruladı. Trump, New York Post yazarı Miranda Devine’ın Pod Force One programında yaptığı açıklamada, Netanyahu’ya yönelik çıkışının Lübnan’daki çatışmalar nedeniyle yaşandığını söyledi.
Trump, Netanyahu’nun Lübnan’la sürekli çatışma halinde olmasından rahatsızlık duyduğunu belirtti. ABD Başkanı, İsrail’in Hizbullah’a yönelik saldırılarının, İran ile yürütülen barış görüşmelerini riske attığını ifade etti. Tahran’ın, İsrail’in Hizbullah hedeflerine yönelik saldırılarının durmasını, Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması ve İran’ın nükleer programının tasfiyesi yönündeki müzakereler için şart koştuğu aktarıldı.
Trump, Netanyahu’ya karşı sert bir çıkış yaptığını kabul etmesine rağmen, İsrail Başbakanı ile ilişkilerinin tamamen kopmadığını vurguladı. ABD Başkanı, Netanyahu’yu sevdiğini ve onunla iyi çalıştığını söyledi. Trump, kendisini savaş dönemi başkanı, Netanyahu’yu da savaş dönemi başbakanı olarak tanımladı.
Washington yönetiminin temel kaygısının, Lübnan’daki yan çatışmanın daha geniş bir diplomatik süreci bozması olduğu belirtildi. Trump, İran ile yapılacak anlaşma konusunda iyimser konuştu. Görüşmelerin hızla geliştiğini söyleyen Trump, anlaşmanın görece kısa sürede sağlanabileceğini dile getirdi.
Trump, İran’ın nükleer silaha sahip olmasına izin verilmeyeceğini ifade etti. Petrol fiyatlarına da değinen ABD Başkanı, bazı çevrelerin varil fiyatının 300 ya da 400 dolara çıkabileceğini söylediğini, ancak fiyatın 98 dolar seviyesinde kaldığını belirtti. Trump, bu bedelin İran’ın nükleer silah ihtimaliyle karşılaştırıldığında daha sınırlı bir maliyet olduğunu savundu.
ABD ile İran arasında gündemde olan mutabakat zaptının, Hürmüz Boğazı’nın bu hafta içinde yeniden açılmasını sağlayabileceği ileri sürüldü. Boğazın açılması halinde, enerji piyasalarında oluşan baskının azalabileceği ve benzin fiyatlarıyla enflasyon üzerindeki etkinin hafifleyebileceği değerlendiriliyor.
Ancak süreçte daha önce birkaç kez sonuç alınamadığı da vurgulandı. Görüşmelerdeki gecikmelerin, İran tarafının bazı adımlardan geri dönmesi ve İran liderliğiyle iletişimin güvenlik gerekçeleriyle yavaş işlemesi nedeniyle yaşandığı belirtildi. Trump, bu tabloya rağmen aceleci davranmadığını söyledi.
ABD Başkanı, Hürmüz Boğazı çevresindeki Amerikan deniz ablukasının İşçi Bayramı’na kadar sürebileceği ihtimalini de tamamen dışlamadı. Bu tarih, 7 Eylül Pazartesi gününe denk geliyor. Böyle bir senaryoda yaz boyunca yakıt fiyatlarının yüksek seyretmesi ve bunun 3 Kasım’daki ara seçimler öncesinde Cumhuriyetçiler üzerinde siyasi baskı oluşturması bekleniyor.
Trump buna karşın bu ihtimali düşük gördüğünü söyledi. ABD Başkanı, meselenin kısa sürede çözülebileceğine inandığını belirtti. İran ile görüşmelerin sürdüğünü ve nükleer silah başlığı dahil olmak üzere olumlu gelişmeler beklediğini dile getirdi.
Trump’ın Netanyahu ile yaptığı sert telefon görüşmesine ilişkin ilk ayrıntılar daha önce Axios tarafından aktarılmıştı. Haberde Trump’ın, Netanyahu’nun Lübnan’a yönelik askeri planlarına tepki gösterdiği ve İsrail’in daha fazla yalnızlaşabileceği uyarısında bulunduğu belirtilmişti.
Söz konusu haber, İsrail yanlısı bazı isimlerin tepkisini çekti. Muhafazakâr yorumcu Mark Levin, görüşmenin ayrıntılarını sızdıran kişilerin FBI tarafından araştırılması gerektiğini savundu. Levin, küfürlü ifadelerin basına yansımasının İran’a yarayabileceğini öne sürdü.
Trump, İran’daki karar mekanizmasına da değindi. ABD Başkanı, İran’ın dini lideri Mojtaba Hamaney’in savaşı sona erdirme sürecinde etkili olduğunu düşündüğünü söyledi. Trump, Hamaney ile bir noktada görüşebileceğini belirterek, barış anlaşmasının nasıl şekilleneceğine bağlı olarak böyle bir temasın mümkün olabileceğini ifade etti.
İsrail ile İran arasındaki savaşın 28 Şubat’ta başladığı, başlangıçta dört haftalık bir zaman dilimi öngörüldüğü, ancak çatışmanın daha uzun sürdüğü belirtildi. 7 Nisan’dan bu yana ateşkesin yürürlükte olduğu, buna rağmen İran ve ABD ordularının Hürmüz Boğazı’ndaki ticari trafiğin büyük bölümünü durdurduğu aktarıldı.
Hürmüz Boğazı, dünya petrol akışının yaklaşık beşte birinin geçtiği kritik bir güzergâh olarak öne çıkıyor. Bu nedenle bölgede yaşanan her askeri ve diplomatik gelişme, enerji piyasaları ve küresel ekonomi açısından yakından izleniyor.
Trump’ın son açıklamaları, Washington’un aynı anda üç kritik başlıkta denge kurmaya çalıştığını gösterdi. Bunlar İsrail’in güvenliği, Lübnan’daki Hizbullah gerilimi ve İran ile yürütülen nükleer pazarlık olarak öne çıktı. ABD Başkanı, Netanyahu’ya yönelik sert çıkışına rağmen İsrail Başbakanı ile çalışmaya devam edeceği mesajını verdi.