Yeni bir yıldız doğuyor; Leyla Cabas
Türk sineması, genç kuşağın dikkat çeken isimlerinden biri olan Leyla Cabas’ın yükselişine tanıklık ediyor. Gazeteci-yazar Evrim Sümer ve gazeteci Mirgün Cabas’in kızı olan Leyla, annesinin titiz seçiciliği ve vizyonu sayesinde genç yaşında doğru hamlelerle sinema dünyasına adım attı.
Fotoğrafçı dosttan film setine uzanan yol
Leyla Cabas’ın sinema yolculuğu, annesinin fotoğrafçı bir arkadaşının yönlendirmesi sayesinde başladı. Bu kişisel referans, Leyla’nın yeteneğinin fark edilmesine aracı oldu ve onu yönetmenliğini Ayçıl Yeltan’ın üstlendiği "Fidan" filminin başrolüne taşıdı. Bir genç kızın kendi ayakları üzerinde durma çabasını anlatan Fidan rolü, Leyla’nın hayatında disiplin ve profesyonellik adına köklü bir değişim yarattı. Bu ilk deneyiminde Göksel Kortay, Ayça Bingöl ve Alican Yücesoy gibi usta isimlerle çalışması, ona erken yaşta büyük bir okul oldu.
Sarı zarflar ve usta kadrolarla devam
Başarılı başlangıcını, dünya prömiyerini prestijli festivallerde yapan "Sarı Zarflar" (Yellow Letters) filmiyle sürdüren Leyla Cabas, bu kez yönetmen İlker Çatak’ın setinde yer aldı. Özgü Namal, Nihal Yalçın ve Onur Berk Arslanoğlu gibi isimlerin de kadrosunda bulunduğu bu proje, Leyla’nın uluslararası sinema çevrelerinde de tanınmasını sağladı.
Nitelikli projelerin adresi
Kariyerindeki bu kontrollü yükseliş, ailesinin projelere olan seçici yaklaşımı sayesinde magazinel bir büyümeden ziyade, nitelikli sanat filmleri üzerinden şekilleniyor. Annesi Evrim Sümer'in her projeyi ince eleyip sık dokuması, Leyla’nın adının sadece kaliteli yapımlarla yan yana gelmesini sağlıyor.
Eğitim ve disiplin
Eğitim hayatına Şişli Terakki Lisesi’nde International Baccalaureate (IB) programı öğrencisi olarak devam eden Leyla Cabas, akademik başarısını setlerdeki profesyonelliğiyle birleştiriyor. Genç yaşına rağmen usta oyuncularla kurduğu diyaloglar ve yer aldığı ödüllü yapımlar, onu kendi kuşağının en çok takip edilen isimlerinden biri haline getiriyor.