Kadrolar değişiyor, beklenti büyüyor.Gelen gideni aratır mı ?
Gelen-gideni aratır mı? Zordur Süper Lig ekiplerinin işi... Taraftarlar mutlak başarı (şampiyonluk) isterken, Kulüp Başkanları ise herkesi mutlu etmeye çalışır... Futbolcuyu motive etmek (Tamamen duygusal!) ile camiayı mutlu etmek (Her zaman kazanmak) hiç de kolay bir iş değildir. Özellikle de Türkiye’de.. Kimin ne zaman, nerede, nasıl bir şeyle karşılaşacağı (Bakınız son dönem emniyet operasyonları) hiç belli olmaz. Tribünlerde ‘Büyük başkan’ tezahüratlarıyla alkışlanırken, maç stat çıkışında ‘gözaltına’ alınmanız sürpriz olmuyor artık! Neyse; bunlar hem derin hem de uzun konular. Taraftarların şu günlerde en çok ilgilendiği şeyi ise, takımlarının kimi transfer ettiği konusu. Elbette İstanbul’un Üç Büyükleri bu piyasanın en değerli doneleri… Sıralamaya liderle başlamak adaletli olur diyelim ve G.Saray ile start verelim. Teknik direktör Okan Buruk’un “Kış transfer dönemi, oyuncuları takımlarından çıkarabilmek kolay olmuyor. Bazen oyuncular istiyor takımları bırakmıyor, bazen takım olumlu oluyor oyuncu bakmıyor. Türkiye Ligi'ne oyuncu getirmek kolay değil” sözleri işlerin kolay olmayacağını net bir dille ortaya koyuyor. Ee tabi takımın adı G.Saray olunca transfer edilecek isimlerin de o kalibrede olması gerekiyor. Mesela Hakan Çalhanoğlu gibi.. Burada tek tek isimleri söylemek doğru olmaz. Çünkü yazdığımız isim bir bakmışsınız sarının yanında kırmızı yerine laciverti tercih etmiş! Sizinle aynı fikirdeyim, Hakan Çalhanoğlu için bu durum geçerli değil bence de ama hani derler ya “Çok zor ama imkansız değil” diye, olur mu olur. F.Bahçe’de ise durum biraz daha farklı. Başkan değişikliğinin ardından kadro değişikliği de dikkat çekiyor. İrfan Can (Kahveci ve Eğribayat) ikilisi dışında büyük umutlarla alınan Cenk Tosun ve Rodrigo Becao da gönderilen isimler oldu. Peki şaşırdık mı? Yani şaşırmadık dersek yalan olur. Hele de İrfan Can Kahveci ve Cenk Tosun’un Kasımpaşa’ya gitmesi, kibar bir dille hepimize tebessüm ettirdi diyelim… Kaleci İrfan Can Eğribayat Samsunspor’a giderken, Karadeniz ekibinden Anthony Musaba’nın F.Bahçe gelmesi ise herkesi nasıl yani dedirten bir transfer gelişmesi oldu.. Peki F.Bahçe’de yeni transfer olmayacak mı? Olmaz mı… Özellikle de Nottingham Forest, Everton ve Napoli’nin almak için yarıştığı En-Nesyri’nin gitmesi durumunda Guendouzi’nin ardından bir yıldız daha sarı-lacivertli formayı giyecek elbette. Bu sezon beklentilerin uzağında bir performans sergileyen Beşiktaş’ta ise işler saha içinde olduğu gibi transferde de iyi gitmiyor. Necip Uysal gibi sessiz efsanenin gönderilmesinin ardından herkesin kalede 1 numara olarak gördüğü Mert Günok’un da gönderilmesi ve üstüne üstlük ezeli rakibi F.Bahçe’ye gitmesi herkesi şok etti doğrusu… Mert Günok, 5 Nisan’da Kadıköy’de oynanacak maçta F.Bahçe’nin kaptanı olarak Beşiktaş karşısına çıkarsa hiç şaşırmam! Beşiktaş’ta en önemli sorun ise halen çözülemeyen Rafa Silva problemi. Sezon başında soyunma odasındaki tabelada kadroya yazılacak ‘birinci’ isim olan Rafa Silva’nın bugünlerde Portekiz’e dönmek için gün saydığını biliyoruz. Ama aklım halen böyle bir oyuncuyu kaybetmenin büyük bir hata olacağını fısıldıyor kulağıma, umarım ben yanılırım. Kara Kartal kanatları öyle ya da böyle çırpmaya çalışsa da özellikle gol yollarındaki sorun halen çözülebilmiş değil. Forvet Abraham’ım yerine ya da yanına birini almak ne kadar şartsa, kaleye de Ersin’in yerine ya da yanına birini olmak o kadar şart! Defans dörtlüsü bir şekilde kendini kurtarsa da, 6-8 ve 10 numara bölgelerine takviye yapılmazsa, Kartal bu kadro ve bu yedek kulübesiyle uzak diyarlara uçamaz, uçurmazlar! Peki; gelenler-gidenleri aratacak mı, hep birlikte izleyip göreceğiz…