sondakika
Üye Ol Ara
icon_weather İstanbul 12°C
icon_weather Ankara 5°C
icon_weather İzmir 0°C
icon_weather Bursa 0°C
icon_weather Antalya 0°C
icon_weather Adana 0°C
icon_weather Konya 0°C
icon_weather Sanliurfa 0°C
icon_weather Gaziantep 0°C
icon_weather Kocaeli 0°C
icon_weather Mersin 0°C
icon_weather Diyarbakir 0°C
icon_weather Hatay 0°C
icon_weather Manisa 0°C
icon_weather Kayseri 0°C
Üye Ol Ara
icon_weather Berlin 29°C
icon_weather Istanbul 33°C
icon_weather London 25°C
icon_weather New York 28°C
×



Kupa bizi çağırıyor!


Kupa bizi çağırıyor!
Spor

Heyecanla beklediğimiz o gün geldi ve A Milli Futbol Takımımız, 2026 FIFA Dünya Kupası Avrupa Elemeleri play-off turu yarı finalinde Romanya’yı konuk etti. Gerçi teknik direktörleri (Mircea Lucescu), tribündeki misafirleri (Gheorghe Hagi, Gheorghe Popescu, Adrian İlie), sahadaki oyuncuları (İanis Hagi) hiç de konuk değillerdi aslında Türkiye’ye… Yani içimizden birileri gibilerdi, ama bu akşam değillerdi!

Dolmabahçe’deki mücadele hızlı başladı. Ay-Yıldızlılarımız yüklendikçe yükleniyor, rakibimiz Romanya ise topu kalesinden uzakta tutmak için var gücüyle mücadele ediyordu. Öyle ki oyun rakip ceza sahasının hemen önündeki bölümde oynanıyor, oyuncularımız hazırlık paslarını bu bölgede yapıyor, ama ataklarımız bir türlü golle sonuçlanmıyordu.

Halbuki Ay-Yıldızı forma altında sahanın her yerinde yıldız isimler vardı. Hakan Çalhanoğlu, Arda Güler, Kenan Yıldız, Uğurcan Çakır, Ferdi Kadıoğlu, Barış Alper Yılmaz… (Say say bitmiyor maşallah, nazar değmesin!)

Daha maçın ilk yarısında atılan goller ve farklı bir sonuçla galip gelmeyi düşünürken, maçtaki ilk Kenan Yıldız - Arda Güler ikili organizasyonunu bile dakikalar 31’i gösterdiğinde gördük maalesef. Kenan pasında Arda’nın gelişine vuruşu üstten auta gitti. Maalesef dememizin sebebi ise bu dakikaya kadar hepimiz bu ikiliden ‘gol’ hatta ‘goller’ bekliyorduk çünkü.

Biz sürekli gol ve goller atmayı düşünürken, rakibimiz ise sürekli gol ya da goller yememeyi hedeflemişti. 11 kişi kapanan takımlara karşı oynamak zor, kilidi açmak çok zor, böyle bir futbolu tribünden ya da TV’den izlemek ise hepsinden zor. İnanın insan futboldan soğuyor. Futbol bu değil ya, gerçekten değil!

Ama öyle ya da böyle sen Dünya Kupası’na gitmek istiyorsan sadece Romanya duvarını değil, Çin Seddi’ni bile yıkıp geçeceksin gerekirse…

Mücadelenin ilk yarısında skorboardda değişen tek şey oynanan süreyi gösteren dakikadan başka bir şey değildi. İkinci yarı ise A Milliler, şuursuzca saldırmak yerine daha organize ataklarla rakip kaleyi yüklenmeyi tercih etti.

Ve dakikalar 53’ü gösterdiğinde İspanya’daki gururumuz Real Madrid’in yıldızı Arda Güler’in ortasında, Brighton formasıyla İngiltere’de adından sıkça söz ettiren Ferdi Kadıoğlu’nun akıl dolu vuruşuyla gelen gol hepimizi oturduğumuz yerden havalandırdı, yalan yok! Dakikalar 77’yi gösterdiğinde ise Romanya’nın direkten dönen şutu bu kez de oturduğumuz yere adeta yapıştırdı hepimizi!

Fransız hakem bitiş düdüğünü çaldığında artık Dünya Kupası için önümüzde sadece bir 90 dakika kalmıştı. Rakip ha Slovakya olmuş ha Kosava, hiç fark etmezdi bizim için. Çünkü biz bunu çok istedik, çünkü biz bunu çok hak ettik; çünkü biz bitti demeden bitmez!

İnşallah 31 Mart’taki play-off final maçında da biz ‘bitti’ diyeceğiz ve Dünya Kupası’nda Ay-Yıldızlı bayrağımızı yine gururla, onurla, coşkuyla dalgalandıracağız!

 

 

Diğer yazılar