MSB’den savaş NATO karagahı ve Montrö mesajı
Milli Savunma Bakanlığı, İsrail ve ABD saldırılarıyla başlayıp İran’ın misillemeleriyle genişleyen savaşın bölgeye daha fazla yayılma riskinin sürdüğünü bildirdi. Bakanlık, tüm ihtilafların uluslararası hukuk temelinde diyalog ve diplomasiyle çözülmesi gerektiğini vurguladı.
MSB Karadeniz’e ilişkin güvenlik anlayışında bölgesel sahiplik ilkesinden ve Montrö Boğazlar Sözleşmesi’nin sağladığı dengeden taviz verilmeyeceğini açıkladı. Türkiye’nin, çok uluslu karargâh çalışmalarını da bu çerçevede yürüttüğü ve Karadeniz’de istikrarı öncelediği belirtildi.
Milli Savunma Bakanlığı, haftalık basın bilgilendirme toplantısında Orta Doğu’daki gerilimin bölgesel ölçekte daha da büyüme riski taşıdığına işaret etti. Bakanlık Sözcüsü Tuğamiral Zeki Aktürk, İsrail ve ABD saldırılarıyla başlayan, İran’ın misillemeleriyle şiddetlenen çatışma başlığında Türkiye’nin diplomasi ve uluslararası hukuk temelindeki tutumunu sürdürdüğünü belirtti. Açıklamada, bölgede huzur ve istikrara zarar veren çatışmaların en kısa sürede sona ermesi temennisi yinelendi.
Bakanlık açıklamasında, İsrail’in yalnızca İran hattındaki gerilimde değil, Lübnan, Suriye, Batı Şeria ve Gazze’deki eylemleri nedeniyle de uluslararası hukuku ihlal eden bir çizgi izlediği vurgulandı. MSB, uluslararası toplumun özellikle Birleşmiş Milletler çatısı altında daha fazla sorumluluk üstlenmesi çağrısı yaptı ve saldırgan tutumun önlenmesinin uluslararası sistemin meşruiyeti açısından önem taşıdığını bildirdi.
Bakanlık kaynakları, Türkiye’nin Karadeniz’e yönelik güvenlik anlayışının Montrö Boğazlar Sözleşmesi’nin sağladığı denge ile kıyıdaş ülkelerin öncelikli rol üstlenmesine dayandığını açıkladı. Açıklamada, bölgesel sahiplik ilkesinden ve Montrö hükümlerinden taviz verilmesinin söz konusu olmadığı özellikle vurgulandı. Türkiye’nin Rusya-Ukrayna savaşı sürecinde Montrö’yü kararlılıkla uygulayarak çatışmanın deniz boyutuna yayılmasını önlediği de hatırlatıldı.
MSB, NATO ile ilişkili olmayan Ukrayna Gönüllüler Koalisyonu kapsamında oluşturulan Çok Uluslu Ukrayna Kuvveti’nin deniz boyutundaki planlamasında Türkiye’nin görev üstleneceğini bildirdi. Buna göre Deniz Unsur Komutanlığı görevi Türkiye tarafından yürütülecek, deniz platformlarına yönelik katkılar ise yalnızca kıyıdaş ülkeler olan Türkiye, Romanya ve Bulgaristan tarafından sağlanacak. Bakanlık, 14 ülkenin katkı beyanında bulunduğunu, ancak hukuki ve coğrafi çerçevenin Montrö ve bölgesel sahiplik ilkesiyle sınırlı kaldığını belirtti.
Açıklamada, Adana’da kurulum çalışmaları süren Çok Uluslu Kolordu Karargâhı ile Karadeniz odaklı diğer çok uluslu yapıların milli güvenliği zedelemeyecek şekilde ve ilgili makamlarla koordinasyon içinde yürütüldüğü ifade edildi. Bakanlık, süreçler tamamlandıkça kamuoyunun doğru ve zamanında bilgilendirileceğini, savunma ve güvenlik alanındaki çalışmaların şeffaflık ilkesi çerçevesinde paylaşılacağını kaydetti.
Basın toplantısı sonrası yapılan değerlendirmede, Azerbaycan-Gürcistan sınırında düşen C-130 uçağına ilişkin bazı siyasi açıklamaların “açık dezenformasyon” olduğu belirtildi. Bakanlık, teknik incelemenin sürdüğünü, nihai raporun süreç tamamlandıktan sonra kamuoyuyla paylaşılacağını ve söz konusu iddialar hakkında suç duyurusunda bulunulduğunu açıkladı.