Trump: NATO'dan çekilmeyi düşünüyorum
İran merkezli savaşta diplomasi ve askeri baskı aynı anda tırmanıyor. BAE’nin Hürmüz Boğazı için yeni adım hazırlığında olduğu öne sürülürken, Trump’ın NATO’dan çekilme mesajı transatlantik gerilimi daha da büyüttü.
İran, ABD ve İsrail eksenindeki savaşta dikkatler bu kez Körfez’e çevrildi. ABD Başkanı Donald Trump, İran’a karşı yürütülen savaşa NATO ülkelerinin destek vermemesi nedeniyle Washington’ın ittifaktaki konumunu sert sözlerle hedef aldı. Trump, İngiliz basınına verdiği demeçte NATO’yu etkisiz bulduğunu söyledi ve ABD’nin üyeliğinin ciddi biçimde tartışıldığını ifade etti.
Trump’ın açıklamaları, ABD ile Avrupalı müttefikler arasındaki çatlağın daha görünür hale geldiği bir dönemde geldi. Reuters’ın aktardığına göre Trump, ABD’nin NATO’dan çıkışını artık yeniden değerlendirme aşamasının da ötesinde gördüğünü belirtti. Aynı dönemde Pentagon da NATO’nun ortak savunma taahhüdü konusunda topu doğrudan Beyaz Saray’a bırakan bir tutum sergiledi.
Bölgedeki en dikkat çekici gelişmelerden biri de Birleşik Arap Emirlikleri’ne ilişkin iddia oldu. Wall Street Journal’ın haberine göre BAE, Hürmüz Boğazı’nın zorla yeniden açılması için uluslararası zeminde baskı kuruyor ve ABD öncülüğündeki olası bir harekâta destek vermeye hazırlanıyor. Haberde, Abu Dabi yönetiminin Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nde karar çıkması için yoğun diplomasi yürüttüğü aktarıldı.
Reuters’ın geçtiği bilgiye göre Körfez ülkelerinin desteklediği taslak metin, ticari gemi geçişlerinin korunması için çok uluslu bir yapıya alan açmayı hedefliyor. İlk taslakta daha sert yaptırım ve bağlayıcı müdahale zemini öne çıkarken, revize edilen metinde bu ifadelerin yumuşatıldığı bildirildi. Buna rağmen Hürmüz Boğazı çevresindeki güvenlik tartışmasının askeri seçeneği masada tuttuğu görülüyor.
Trump daha önce de ABD’nin İran’daki askeri süreci birkaç hafta içinde sonlandırabileceğini söylemişti. Ancak sahadaki saldırılar, Körfez’de enerji güvenliği ve müttefikler arasındaki görüş ayrılıkları, savaşın yalnızca İran cephesiyle sınırlı kalmadığını gösteriyor. Son tablo, hem NATO içinde hem de Körfez hattında yeni bir siyasi ve askeri kırılma riskine işaret ediyor.