Nafakada yeni dönem AYM süresiz nafakayı iptal etti
Anayasa Mahkemesi, boşanma sonrası süresiz yoksulluk nafakası verilmesini öngören düzenlemeyi iptal etti. Karar oy çokluğuyla alınırken, yeni yasal çerçevenin oluşturulması için Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne dokuz aylık süre tanındı.
Anayasa Mahkemesi, Türk Medeni Kanunu'nun 175'inci maddesinde yer alan ve boşanma sonrası yoksulluk nafakasının süresiz olarak bağlanabilmesine imkan tanıyan hükmü iptal etti.
Karar oy çokluğuyla alınırken, iptal kararının gerekçesinin daha sonra açıklanacağı bildirildi. Yüksek Mahkeme, ortaya çıkabilecek hukuki boşluğun giderilmesi amacıyla Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne yeni düzenleme yapılması için dokuz aylık süre tanıdı.
Söz konusu süreç, Antalya 12. Aile Mahkemesi'nin 2025 yılında görülen bir davada Anayasa Mahkemesi'ne yaptığı başvuruyla başladı.
Mahkeme, yoksulluk nafakasının süresiz şekilde uygulanmasının Anayasa'ya uygun olup olmadığının değerlendirilmesini talep etti. Başvuruyu inceleyen Anayasa Mahkemesi, düzenlemenin iptal edilmesine karar verdi.
Türk Medeni Kanunu'nun 175'inci maddesine göre boşanma nedeniyle yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak şartıyla diğer taraftan mali gücü oranında süresiz nafaka talep edebiliyordu.
Mevcut düzenlemede nafaka yükümlüsünün kusurlu olması şartı aranmıyordu.
Anayasa Mahkemesi, aynı düzenlemeyle ilgili daha önce yapılan başvuruları 2012 ve 2015 yıllarında değerlendirmiş ve iptal taleplerini reddetmişti.
2012 tarihli kararında mahkeme, boşanma nedeniyle ekonomik açıdan zor durumda kalabilecek eşin korunmasının amaçlandığını belirtmişti.
2015 yılındaki kararında ise "süresiz" ifadesinin nafakanın her durumda ömür boyu devam edeceği anlamına gelmediğini vurgulamıştı. Mahkeme, yeniden evlenme, yoksulluğun ortadan kalkması veya taraflardan birinin ölümü gibi durumlarda nafakanın sona erebildiğini hatırlatmıştı.
AYM'nin iptal kararının ardından gözler TBMM'nin hazırlayacağı yeni düzenlemeye çevrildi.
Yeni yasa çalışmasında nafakanın belirli sürelerle sınırlandırılması, evlilik süresinin dikkate alınması veya tarafların ekonomik durumlarına göre farklı modeller geliştirilmesi gibi seçeneklerin gündeme gelmesi bekleniyor.
Ancak yeni düzenlemenin içeriği konusunda henüz resmi bir çalışma paylaşılmış değil.
Türkiye'de nafaka uygulamaları uzun yıllardır kamuoyunda tartışma konusu olmaya devam ediyor.
Kadın hakları örgütleri, kadınların iş gücüne katılım oranlarının düşük olması ve boşanma sonrası ekonomik yüklerin önemli bölümünü üstlenmeleri nedeniyle nafaka hakkının korunması gerektiğini savunuyor.
Öte yandan bazı kesimler ise kısa süreli evliliklerde yıllarca nafaka ödenmesinin mağduriyet oluşturduğunu ve sistemin yeniden düzenlenmesi gerektiğini dile getiriyor.
Nafaka ödeyen kişi sayısı ve nafaka miktarlarına ilişkin güncel resmi istatistik bulunmuyor.
Kadın Dayanışma Vakfı'nın araştırmasına göre boşanan kadınların büyük çoğunluğu düşük tutarlarda nafaka alıyor. Araştırmada nafakaların önemli bölümünün hiç ödenmediği ya da düzensiz ödendiği de ortaya konulmuştu.
TÜİK verilerine göre ise kadınların iş gücüne katılım oranı erkeklerin yaklaşık yarısı seviyesinde bulunuyor. Uzmanlar, yeni düzenleme hazırlanırken ekonomik gerçekliklerin ve sosyal dengelerin dikkate alınması gerektiğini vurguluyor.