Washington Post'tan haftalar sürecek kara harekatı iddiası
ABD basınında yer alan haberlere göre Pentagon, İran’daki çatışmaların derinleşmesi ihtimaline karşı sınırlı kara operasyonu planlarını masada tutuyor. Buna rağmen Washington’dan gelen resmi açıklamalar, kara gücünün zorunlu olmadığı ve kararın henüz netleşmediği yönünde.
Washington Post’un haberine göre ABD Savunma Bakanlığı, İran’da haftalar sürebilecek kara operasyonu seçenekleri üzerinde hazırlık yapıyor. Haberde, planlamanın isimsiz yetkililere dayandırıldığı ve bu çerçevede özel harekât unsurları ile konvansiyonel piyade birliklerinin birlikte kullanıldığı sınırlı operasyon modellerinin değerlendirildiği aktarıldı. Reuters da Washington Post kaynaklı bu iddiayı doğrulayan bir haber geçti.
Haberlere göre söz konusu planların devreye girip girmeyeceği konusunda son sözü ABD Başkanı Donald Trump söyleyecek. Şu ana kadar kamuoyu önünde İran’a yönelik uzun soluklu bir kara savaşına onay verildiğine dair resmî bir açıklama yapılmadı. Bu nedenle Pentagon’daki hazırlıkların, siyasi onaydan geçmiş kesin bir operasyon kararı değil, olası senaryolara dönük askerî planlama niteliği taşıdığı değerlendiriliyor.
İddiaların gündeme geldiği süreçte ABD’nin Orta Doğu’daki askerî varlığını güçlendirdiği de bildirildi. Reuters ve AP’nin haberlerine göre bölgeye deniz piyadeleri sevk edildi, ayrıca 82. Hava İndirme Tümeni’nden ilave birliklerin gönderilmesi planlandı. Bu tablo, Washington’un sahadaki risklere karşı seçeneklerini genişletmeye çalıştığı yorumlarına yol açtı.
Washington Post’un aktardığı planlamada, tam ölçekli bir işgalden ziyade belirli hedeflere dönük sınırlı operasyonlar öne çıkıyor. Haberde, İran’ın petrol ihracatı açısından kritik önemdeki Hark Adası ile Hürmüz Boğazı çevresindeki bazı askerî kapasitelere yönelik baskın türü harekât seçeneklerinin masada olduğu kaydedildi. Bu yaklaşımın, kara savaşını geniş çaplı işgal yerine yüksek riskli ama dar kapsamlı operasyonlarla sınırlı tutma amacı taşıdığı belirtiliyor.
ABD basınındaki değerlendirmelere göre kara unsurlarının devreye girmesi, mevcut çatışmalarda yeni ve daha tehlikeli bir aşamaya geçilmesi anlamına gelebilir. İran’ın insansız hava araçları, balistik füzeleri, kıyı savunma sistemleri ve sahadaki düzensiz saldırı kapasitesi nedeniyle Amerikan birliklerinin ciddi tehditlerle karşı karşıya kalabileceği ifade ediliyor. AP’nin son haberine göre savaşta 300’den fazla ABD personeli yaralandı ve 13 Amerikan askeri hayatını kaybetti.
Öte yandan ABD yönetiminden gelen son açıklamalar, kara harekâtının kaçınılmaz olduğu yönünde net bir çizgi ortaya koymuyor. Reuters’ın 28 Mart tarihli haberine göre Dışişleri Bakanı Marco Rubio, ABD’nin İran’daki hedeflerine kara gücü olmadan ulaşabileceğini söyledi. Rubio, bölgeye yapılan asker sevkiyatını ise Trump’a esneklik sağlayacak bir hazırlık olarak tanımladı. Bu açıklama, Pentagon’daki askerî hazırlık ile siyasi söylem arasında dikkat çekici bir mesafe bulunduğunu gösterdi.
İran merkezli savaşın etkileri yalnızca İran topraklarıyla sınırlı kalmıyor. AP ve Reuters’ın son haberlerinde, Suudi Arabistan’daki ABD üslerine yönelik saldırılar, Hürmüz Boğazı çevresindeki gerilim ve Yemen’deki Husilerin çatışmaya daha doğrudan dahil olması bölgesel risk alanını genişleten başlıklar arasında gösterildi. Bu tablo, kara harekâtı tartışmasının yalnızca askerî değil, enerji güvenliği ve bölgesel istikrar açısından da sonuç doğurabilecek bir eşik olduğunu ortaya koyuyor.