Bir kış bahçesinden yükselen tartışma
Sigara ile mücadelede yeni bir adım atılıyor. Kış bahçeleri ve yarı açık alanlar için hazırlanan düzenleme hem dumansızlık tartışmasını hem de kişisel özgürlük sınırlarını yeniden gündeme taşıyor. Soğuk bir kış günü... Camla çevrili, tavanı açılır-kapanır bir “kış bahçesi”nde çay - kahve eşliğinde koyu bir sohbet, yan masadan yükselen sigara dumanları.. Dışarıdan bakınca “yarı açık” gibi görünse de net biçimde kapalı bir alan. Sigara dumanı gittikçe artıyor, genzinizi yakıyor, üstünüze siniyor… Çocuklar da bu ortamdan payını alıyor. Kış bahçeleri sigara içenler için bir özgürlük alanı içmeyenler içinse mahkumiyete dönüşüyor. Bir yanda ‘’kapalı alanda sigara yasak’’ diyoruz. Öte yanda, dört yanı camla çevrili, tavanı kapanan, ısıtıcılarla iç mekana dönen alanlara, kış bahçelerine ‘’açık alan’’ etiketi yapıştırıyoruz. Ve sonra da bu alanda sigara içilmesini hukuken mümkün” sayıyoruz. -Mış gibi yaparak kapalı alanları açık alan ilan ediyor ve kafamızdaki çelişkilerle barışıp duman solumaya devam ediyoruz. Yasanın kapsamı genişletiliyor Tam da bu çelişkiyle yaşamaya alıştığımız noktada Türkiye’de sigara ile mücadelede yeni bir sayfa açılıyor. Sağlık Bakanlığı sigara içilen alanları ve sigara içme görüntülerini azaltmaya dönük bir mevzuat çalışmasının Meclis’e sunmaya hazırlanıyor. Yeni taslakta tartışmaları alevlendiren nokta ise kış bahçeleri… Düzenlemeyle birlikte bugüne kadar ‘’yarı açık alan’’ olarak kabul edilen mekanlar da kapalı alan kapsamına giriyor. Artık üstü cam, tente ya da benzeri sistemlerle kapatılabilen alanlar ile kış bahçelerinde de sigara içmek yasak olacak. Böylece kapalı alanlardaki sigara yasağı ile ilgili yıllardır konuşulan ve uygulama boşluğundan kaynaklanan gri alan tamamen netleşiyor, kaçış yolları kapatılıyor. Mevzuata göre kapalı alan tanımına giren ancak yasal boşluklar nedeniyle pratikte sigara içilen kış bahçelerinde duman solumadan keyif yapılacak günler yaklaşıyor. Bakanlık tarafından hazırlanan taslaktaki düzenlemeler bununla da kalmıyor. Kamu binaları, AVM'ler ve restoranların 5 metre yakınında sigara içilemeyecek. Çocuk parklarında sigara içmek tamamen yasak olacak. Bazı sahillerde sigara içme bölgesi oluşturulacak. Peki bu nasıl uygulanacak? Yeni tasarıyla birlikte tartışmalar da alevlendi. Düzenlemeyi savunanlar, bir kişinin sigara içme tercihinin, bir başkasının duman solumama hakkına zarar verdiği anda son bulması gerektiğini belirtiyor. ‘’Çocuğum duman solumak zorunda değil, Kış bahçesi açık değil, kandırmayın, Pasif içicilik de öldürüyor, Avrupa’da bu çoktan var” diyenler sosyal medyada sesini yükseltiyor. Sigara içenlere gelindiğinde ise hemen hepsi tasarının kişisel özgürlüğe müdahale olduğunu söylüyor. Yasalaşması halinde sigarayı nerede içeceklerini sorguluyor. Mekan sahipleri de müşteri kaybı ve mekanın yeniden düzenlenmesi maliyetleri nedeniyle itiraz ediyor. Dünyada durum nasıl? Dünya Sağlık Örgütü de kapalı ya da sonradan kapatılmış alanları işaret ederek, yarım önlem olmayacağını net bir dille belirtiyor. Yüzde yüz dumansızlık sağlanmadığı sürece, çocuklar başta olmak üzere kimseyi korunmuş saymıyor. Avrupa’da genel eğilim, dumansız alanları genişletmesi yönünde. Fransa’nın çocukların bulunduğu park, plaj, okul çevresi gibi açık alanlarda yasağı büyütmesi bu konudaki en göze çarpan örneklerden biri. İspanya’da bar teraslarını kapsayan kısıtlamalar da gündemde. ABD’de ise eyaletlere göre farklı uygulamalar mevcut. Birçok yerde sigara içmenin sınırlandığı, ayrıca kapı-pencere-hava girişlerine mesafe şartlarının konduğu görülüyor.