sondakika
Üye Ol Ara
icon_weather İstanbul 12°C
icon_weather Ankara 5°C
icon_weather İzmir 0°C
icon_weather Bursa 0°C
icon_weather Antalya 0°C
icon_weather Adana 0°C
icon_weather Konya 0°C
icon_weather Sanliurfa 0°C
icon_weather Gaziantep 0°C
icon_weather Kocaeli 0°C
icon_weather Mersin 0°C
icon_weather Diyarbakir 0°C
icon_weather Hatay 0°C
icon_weather Manisa 0°C
icon_weather Kayseri 0°C
Üye Ol Ara
icon_weather Berlin 29°C
icon_weather Istanbul 33°C
icon_weather London 25°C
icon_weather New York 28°C
×



Eğitimde yeni rota: Türkiye’nin Asya açılımı…


Eğitimde yeni rota: Türkiye’nin Asya açılımı…
Politika

Dünya karmaşık bir süreçten geçiyor. Haritalar üzerinde sınırlar yeniden konuşulurken, jeopolitik gerilimler artıyor, saflar belirginleşiyor. Ama özellikle gençler için durum biraz daha farklı. Eğitim için, ticaret için, gelecek için hareketlilik hız kesmiyor. Belki de günümüzün en büyük paradoksu bu. Siyaset duvarları yükseltirken, üniversiteler kapılarını gençlere açıyor. Dünyada üniversiteler için uluslararası öğrenci çekme kapasitesi artık önemli bir rekabet başlığı haline gelmiş durumda. Uluslararası öğrenciler, ülkeler için hem ekonomik gelir hem de uzun vadeli diplomatik etki anlamına geliyor. UNESCO ve OECD verilerine göre, dünyada yaklaşık 8 milyon öğrenci eğitim için ülke değiştiriyor. Bu öğrencilerin yaklaşık yüzde 45-50’sini ise Asyalılar oluşturuyor. Hindistan, Çin, Güney Kore, Malezya ve Nepal gençlerini eğitim için yurt dışına gönderen Asya ülkeleri arasında başı çekiyor. Ve bu öğrenciler genellikle ABD, Birleşik Krallık, Kanada ve Almanya gibi geleneksel rotaları tercih ediyor. ABD’deki uluslararası öğrencilerin yüzde 60’ı Asya kökenli Avustralya’da 833 bin Asyalı öğrenci eğitim görüyor Kanada’da öğrenci profilinin yüzde 55’ini Asya’dan gelen öğrenciler oluşturuyor Malezyalı her 10 öğrenciden 6’sı eğitim için ABD, İngiltere veya Avustralya’yı seçiyor ABD’de güncel rakamlara göre 5 bin Malezyalı öğrenci bulunuyor 2028 İÇİN HEDEF 500 BİN ULUSLARARASI ÖĞRENCİ Türkiye son 10 yılda uluslararası öğrenci sayısındaki artışla dikkat çeken ülkeler arasında yer alıyor. Ancak Asya pazarı açısından henüz başlangıç aşamasında sayılırız. Küresel ölçekte yaklaşık 3,5–4 milyon Asya kökenli öğrenci dolaşım hâlindeyken, Türkiye’nin bu pazardaki payı sınırlı. Türkiye bu pastadan daha fazla pay almak için stratejisini yeniden şekillendiriyor. Türkiye’de eğitim gören uluslararası öğrenci sayısı 350 bin seviyesine ulaştı Son 10 yılda sayı 48 binden 350 bine çıktı Türkiye bugün dünyada en fazla uluslararası öğrenci ağırlayan ilk 10 ülke arasında gösteriliyor 2028 için hedef: 500 bin uluslararası öğrenci Uzun vadeli vizyon: 1 milyon öğrenci 2028 için hedeflenen 500 bin uluslararası öğrenci senaryosuna göre Asya’dan gelecek öğrencilerin payı yüzde 20–25 bandına çıkarılabilirse bu 100 bin civarında Asyalı öğrenci demek. Bu tablo Türkiye’yi bölgesel anlamda güçlü bir eğitim merkezi haline getirir. Son dönemde YÖK ve üniversitelerden gelen açıklamalar, yapılan anlaşmalar da bu konuda atılan adımların hız kazandığını ortaya koyuyor. İLK 10 ÜLKE ARASINDAYIZ YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar uluslararası öğrenci sayısının artırılmasına yönelik hedeflerin altını çiziyor. Türkiye'nin dünyada en fazla uluslararası öğrenciye sahip ilk 10 ülke arasında yer aldığını belirterek, Türkiye’deki değişimi sadece sayısal büyüme olarak değil, nitelikli öğrenci çekimi, güçlü lisansüstü programlar ve küresel akademik görünürlük üzerinden stratejik bir dönüşüm alanı olarak gördüğünü vurguluyor. 2024-2028 stratejik hedefleri dahilinde uluslararası öğrenci sayısını önce 500 bine, sonra ise 1 milyona çıkarmayı amaçladıklarını söylüyor. ASYA AÇILIMINDA İLK HAMLELER Bu hedeflerin hayata geçirilmesiyle ilgili somut adımlar ise sektör temsilcilerinden geliyor. Study in Türkiye Genel Müdürü Caner Otrakçı, Türkiye’nin Asya ve özellikle Güneydoğu Asya pazarına yönelik stratejik çalışmalarının meyvelerini vermeye başladığını belirtiyor. Otrakçı’ya göre Malezya ile imzalanan anlaşma, 2030’a kadar bu ülkeden 10 bin öğrencinin Türkiye’de eğitim görmesinin önünü açacak bir iş birliği modeli olarak önemli bir eşik teşkil ediyor. Bu yaklaşım, yalnızca öğrenci sayısını artırmayı değil; sürdürülebilir akademik ağlar ve uzun vadeli kültürel bağlar kurmayı da hedefliyor. 2030 PROJEKSİYONU Türkiye’de hâlen yaklaşık 300 Malezyalı öğrenci bulunuyor Malezya’dan her yıl 60 binden fazla öğrenci yurt dışına çıkıyor 2030 hedefi: 10 bin Malezyalı öğrenci EĞİTİMDEN ÖTE STRATEJİK DEĞER Siyasi, Ekonomik ve Sosyal Araştırmalar Vakfı (SETA) Genel Koordinatörü Doç. Dr. Nebi Miş, uluslararası öğrencilerin bir ülke için yalnızca eğitim ziyaretçisi olmadığını, aynı zamanda stratejik sermaye, kültürel ve diplomatik alanda küresel bir ilişki aktörü olarak değerlendirilmesi gerektiğinin altını çiziyor. Doç. Dr. Miş, son yıllarda hızla artan öğrenci sayısının Türkiye'nin ülke olarak bir çekim merkezi haline gelmesinin somut bir işareti olduğunu söylüyor. GÜÇLÜ MEZUN AĞLARI… Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı (YTB) Başkanı Abdullah Eren de öğrenci sayısının yanında “nitelik” konusuna dikkat çekiyor. Eren’e göre süreç yalnızca öğrenci sayısını artırmak değil, güçlü mezun ağları kurmak ve uzun vadeli bağlar oluşturmak.

Diğer yazılar

TÜRKAN HİÇYILMAZ

TÜRKAN HİÇYILMAZ kimdir?

Türkan Hiçyılmaz, Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümü mezunudur. Gazeteciliğe Sabah Gazetesi’nde adım atan Hiçyılmaz, meslek hayatı boyunca ulusal basında muhabirlik ve editoryal görevlerde bulunarak aktif gazetecilik yapmıştır. Kariyerinin önemli bölümünü Vatan Gazetesi’nde geçirmiş; gazetenin kuruluş sürecinden kapanışına kadar farklı kademelerde görev almıştır. Vatan Gazetesi hafta sonu eklerinde yayın koordinatörlüğü yapmış; gündem, toplumsal meseleler ve insan hikayeleri üzerine çok sayıda haber, dosya ve röportaj hazırlamıştır. Sahadaki güçlü gözlem yeteneği, dili etkili kullanımı ve etik gazetecilik anlayışıyla tanınan Türkan Hiçyılmaz, 2004 yılında Türkiye Gazeteciler Cemiyeti tarafından siyasi alanda “Yılın Gazetecisi” ödülüne layık görülmüştür. Medyanın yazılı basından dijital mecralara uzanan dönüşüm sürecinde editoryal bakışını geliştiren Hiçyılmaz, bir internet sitesinde genel yayın yönetmeni olarak görev yapmıştır.