sondakika
Üye Ol Ara
icon_weather İstanbul 12°C
icon_weather Ankara 5°C
icon_weather İzmir 0°C
icon_weather Bursa 0°C
icon_weather Antalya 0°C
icon_weather Adana 0°C
icon_weather Konya 0°C
icon_weather Sanliurfa 0°C
icon_weather Gaziantep 0°C
icon_weather Kocaeli 0°C
icon_weather Mersin 0°C
icon_weather Diyarbakir 0°C
icon_weather Hatay 0°C
icon_weather Manisa 0°C
icon_weather Kayseri 0°C
Üye Ol Ara
icon_weather Berlin 29°C
icon_weather Istanbul 33°C
icon_weather London 25°C
icon_weather New York 28°C
×



Doğru kahve saati enerjiye destek olur


Doğru kahve saati enerjiye destek olur
Sağlık / Kahvenin faydası nereden geliyor

Bilim insanlarının öne çıkardığı “en sağlıklı” kahve yaklaşımı, kahveyi sadeleştirmeye dayanıyor: eklenen şeker ve aromaları azaltmak, kremayı sınırlamak ve kahveyi uyku düzenini bozmayacak saatlerde tüketmek. Uzmanlara göre önemli olan, her gün tekrar edilen rutinin toplam etkisi; arada bir yapılan “ödüllü” kahveler değil.

​​​​​​​

Kahve, içerdiği antioksidanlar ve bazı biyoaktif bileşenler nedeniyle uzun süredir sağlık araştırmalarının gündeminde. Bu bileşenlerin iltihaplanma süreçleriyle ilişkisi, uyanıklığı desteklemesi ve bazı risk göstergeleriyle bağlantıları sıkça tartışılıyor. Ancak araştırmacılar, kahvenin olası yararlarının çoğu zaman kahvenin kendisinden değil, ona eşlik eden alışkanlıklardan etkilendiğini vurguluyor.

Tatlı ekler kahveyi “tatlıya” çeviriyor

Bilim insanlarının en çok dikkat çektiği nokta, bardağa eklenen malzemeler. Şeker, aromalı şuruplar, çırpılmış krema, ağır krema ve çeşitli topping’ler; kahvenin kalorisini ve şeker yükünü hızlı biçimde artırabiliyor. Bu tür ekler düzenli hale geldiğinde, kahvenin sade içeriğiyle ilişkilendirilen olumlu tablo tersine dönebiliyor. Bu yüzden “en sağlıklı” kahve denildiğinde çoğu zaman kasıt, gösterişten uzak ve düşük ilaveli bir fincan oluyor.

Zamanlama uykuyu ve metabolizmayı etkiliyor

Kahvede yalnızca ne içtiğiniz değil, ne zaman içtiğiniz de önem kazanıyor. Uzmanlara göre çok erken saatlerde ya da günün geç vaktinde tüketilen kahve, bazı kişilerde doğal hormon ritmini ve uyku kalitesini olumsuz etkileyebiliyor. Uykunun bozulması ise iştah, metabolizma, kalp-damar yükü ve iltihaplanma gibi alanlarda zincirleme sonuçlar doğurabiliyor. Bu nedenle öneriler, genellikle ölçülü tüketim ve uykuya yakın saatlerde kafeinden kaçınma ekseninde birleşiyor.

Demleme ve filtreleme fark yaratabiliyor

Araştırmalarda demleme yöntemi de ayrı bir başlık olarak ele alınıyor. Bazı yöntemler, kahvede yer alan belirli bileşenlerin fincana geçişini artırabilir ya da azaltabilir. Özellikle filtreleme, bazı maddelerin düzeyini düşürebildiği için sağlık tartışmalarında zaman zaman avantajlı görülüyor. Yine de mesaj net: tek bir “mucize yöntem” yerine, günlük toplam tercihler belirleyici oluyor.

Sürdürülebilir alışkanlık en kritik nokta

Uzmanların altını çizdiği en önemli bölüm, kahvenin duygusal bir ritüel olması. Kahve, pek çok kişi için konfor, motivasyon ve günün sabit noktası anlamına geliyor. Bu yüzden öneriler “sevdiğiniz kahveyi tamamen bırakın” demekten çok, çoğu gün daha sade bir çizgiye yaklaşmayı hedefliyor. Günlük rutinde siyah kahve ya da az sütle içilen kahveye ağırlık vermek, şeker ve şurupları azaltmak, kremayı sınırlamak ve zamanı doğru seçmek; keyfi tamamen yok etmeden daha dengeli bir toplam etki yaratabiliyor.

Benzer Haberler