Gazeteci silah göstermez
Gazetecilik; silahla, tehditle, güç gösterisiyle değil, bilgiyle, belgeyle ve kamu yararıyla yapılır. Sözcü TV’nin yeni programı için hazırlanan ve “Bitirim İkili” filminden esinlendiği belirtilen tanıtım afişi, tam da bu temel ilkeyi tartışmaya açtı. Habercilik adına kullanılan görsel dil, mesleğin ruhuyla açık biçimde çelişiyor. Sözcü TV ekranlarında yayınlanacak program için hazırlanan afişte, gazeteciler Serdar Cebe ve Ekrem Açıkel ellerinde silahlarla resmedildi. Bunun bir “film göndermesi” olduğu savunulabilir. Ancak sorun tam da burada başlıyor: Gazetecilik, sinema estetiğiyle güç devşirilecek bir alan değildir. Gazeteci, kamuoyunun karşısına silahla değil, soruyla çıkar. Türkiye’de gazeteciler yıllardır baskı, tehdit, dava ve sansürle mücadele ediyor. Bu koşullarda gazeteciyi “silahlı” bir figür olarak sunmak, mesleğin maruz kaldığı gerçek şiddeti hafife almak anlamına gelir. Daha da önemlisi, gazetecinin toplum nezdindeki güvenilirliğine zarar verir. Gazeteci; korkutan değil, hesap sorandır. Güç gösteren değil, gücü denetleyendir. Afişin sosyal medyada “Yapay zekâ nasıl kullanılmamalı?” yorumlarıyla eleştirilmesi de tesadüf değil. Yapay zekâ, yaratıcı olabilir; ancak editoryal akıl devre dışı bırakıldığında ortaya çıkan sonuç, ciddiyetten uzak ve mesleki etikle bağdaşmayan bir tablo olur. Teknoloji, gazeteciliği güçlendirmeli; onu karikatürleştirmemelidir. VGN olarak altını çiziyoruz: Gazeteci silah göstermez. Gazeteci hedef almaz, hedef göstermez. Gazeteci, gerçeği görünür kılar. Haberciliğin “aksiyon”u; kovalamaca sahnelerinde değil, doğru soruda, sağlam kaynakta ve kamu yararını savunma cesaretinde yatar. Aksi halde geriye kalan şey, güçlü bir tanıtım değil; mesleğin itibarına vurulmuş bir gölgedir.