Kedilerin mırıltısındaki şifa gücü
Doğa ana, evcil dostlarımıza sadece sevimlilik değil, aynı zamanda biyolojik bir onarım mekanizması da bahşetmiş durumda. Kuzey Carolina'daki Fauna Communications Araştırma Enstitüsü Başkanı ve bio-akustik uzmanı Elizabeth von Muggenthaler tarafından yürütülen çalışmalar, kedilerin mırıltısının vücut için "doğal bir terapi" işlevi gördüğünü bilimsel verilere dayandırdı. Kedilerin mırıldanırken yaydığı titreşimler, adeta bir hücresel yenilenme anahtarı görevi görüyor.
25 ile 150 Hertz arasındaki mucize
Araştırmacılar; çita, puma ve ev kedisi gibi birçok kedi türünü inceleyerek bu canlıların mırıltısının genellikle 25 ile 150 Hertz arasındaki frekanslarda gerçekleştiğini belirledi. Elizabeth von Muggenthaler'in sunduğu verilere göre, bu spesifik frekans aralığındaki titreşimler kemik yoğunluğunu artırabiliyor ve doku onarımını belirgin şekilde hızlandırabiliyor. Bu frekansların, kemik kırıklarının tedavisinde ve eklem hareketliliğinin artırılmasında tıbbi olarak kullanılan frekanslarla birebir örtüşmesi dikkat çekiyor.
Sadece mutluluk değil bir hayatta kalma stratejisi
Genel kanının aksine kediler sadece keyifleri yerindeyken mırıldanmıyorlar. Bu canlılar; stres, ağrı veya yaralanma anlarında da aynı tepkiyi veriyor. Uzmanlar, bu durumun kedinin kendi vücudunu iyileştirme çabası olduğunu vurguluyor. Mırıltı sayesinde yayılan düşük yoğunluklu enerji, kedilerin sedanter (hareketsiz) oldukları dönemlerde bile kemiklerinin ve kaslarının formda kalmasına yardımcı oluyor.
İnsan sağlığı üzerindeki etkileri
Kedilerin bu doğal yeteneği sadece kendileri için değil, onlarla aynı ortamı paylaşan insanlar için de faydalı. Bu frekansların insanlarda kan basıncını düşürdüğü, stresi azalttığı ve hatta enfeksiyon riskini minimize ettiği biliniyor. Kedilerin yaydığı bu doğal "vibrasyon terapisinin", gelecekte özellikle kemik erimesi gibi rahatsızlıkların tedavisinde yeni yöntemlere ilham kaynağı olması bekleniyor.