Spor /
Necip, yıllarca kaptanlığını yaptığı Beşiktaş’ta attığı her golün ardından büyük sevinç yaşadı.
Uysal adam!
Her Türk erkeğinin çocukluğundaki ilk hayalidir belki de ‘topçu’ olabilmek. Hem de ne şartlarda! Babasından fırça, annesinden terlikle sopa yemeyi göze alarak.
Öyle ki, o dönem çocuklarının futbol oynamasını haylazlık olarak gören ebeveynler; son dönemde evlatlarını futbol okullarına elleriyle götürüp ‘Aman hocam; eti de, kemiği de senin. Yeter ki futbolcu olsun!’ diyerek teslim ediyorlar…
Şimdi size bu jenerasyondan birinden bahsedeceğim. 12 yaşında başlar futbola. Özel bir yeteneği yoktur ama verilen her görevi layıkıyla yerine getirir genç delikanlı…
Kısa sürede altyapı gruplarını hızla geçen Yavru Kartal, A Takım’da bulur kendini… Sene 2008… Bir yıl sonra da 22 senelik serüvenin ilk adımını atar.. Ama ne serüven; aynı kulüpte aralıksız geçen tam 22 koca yıl…
Rakamlarla kısaca özetleyecek olursak; 446 resmi maç, 8 Kupa, 18 farklı teknik direktör, 6 farklı Kulüp Başkanı ve kulüp tarihinin Avrupa Kupaları’nda en fazla forma giyen (76 maç) oyuncusu olma gururu..
Sayısız kez takım kaptanlığı pazubandını taktığı bu uzun periyotta, geçen sezon yaşadığı çapraz bağ yırtığı hariç, bir sezona en fazla 4 ya da 5 maç kaçırdı… Yani gerçek bir biyonik adam. Bugünün çıtkırıldım yıldızlarına hiç mi hiç benzemiyor.
Bu arada resmi bir temsilcisi yani menajeri falan da yok. Tüm sözleşme yenileme görüşmelerine kendisi giriyor, 5 dakika sonra imzayı atarak odadan çıkıyor…
Kimden bahsediyorum biliyor musunuz? Ronaldo, Messi, Ronaldinho, Neymar, Salah, Harry Kane falan değil.. Necip!.. Evet evet hepimizin bildiği ‘Uysal’ Necip…
Peki şimdi nerede Necip biliyor musunuz? Yönetim tarafından ‘Kendine takım bul’ denilerek gönderildi…
Şaka değil, gerçek! Keşke şaka olsaydı ama maalesef gerçek. Üstelik yönetim bu kararı Sergen Yalçın’ın aldığını söyleyerek topu hocanın önüne attı… Sergen hoca da sol ayağıyla gelişine vurdu!
Evet top gitti... Ama auta mı, filelere mi, tribünlere mi yoksa kendisinin de Beşiktaş’taki ilk frikik vuruşunu gönderdiği deniz tarafındaki kalenin üzerinden Boğaz’ın Serin Sularına mı; hep birlikte göreceğiz!..
Sakin ol Uysal adam, zaman her şeyin ilacıdır…