Zayıflama ilaçları bütçeleri zorluyor
Wall Street Journal gazetesinin haberine göre, ABD’de Wegovy ve Ozempic gibi GLP-1 grubu ilaçların yaygınlaşması, belediyeler ve yerel yönetimler için sağlık harcamalarında yeni bir mali baskı yarattı. Kamu çalışanlarının sağlık planlarında bu ilaçların karşılanması, bazı kentlerde beklenenden hızlı artan giderler nedeniyle bütçe dengesini zorladı.
Kentler ve kasabalar, artan sağlık maliyetlerini kontrol altına almaya çalışırken, birçok yönetim bu maliyet artışında yaygın kullanılan zayıflama ilaçlarının etkili olduğunu değerlendiriyor. Bazı belediyeler, mali yılın sona ermesiyle birlikte kilo kaybı amacıyla kullanılan GLP-1 ilaçlarına yönelik teminatı kaldırmaya hazırlanıyor. Bazıları ise ilaçların olası sağlık faydalarının maliyeti karşılayabileceğini düşünerek ödemeyi sürdürmeyi tercih ediyor.
Habere göre, işçi sendikaları zayıflama ilaçları için sağlanan teminatın azaltılmasına karşı çıkıyor. Sendikalar, ilaçların liste fiyatını karşılayamayacak çalışanların kapsam daraltılırsa tedaviye erişimde zorlanacağını savunuyor.
Boston’da sendikalar ile şehir yönetimi arasında teminat kısıtlamaları konusunda görüşmeler yapıldı. Taraflar, ilaçtan yararlanabilecek hasta sayısını sınırlaması beklenen bir düzenleme üzerinde uzlaştı. Böylece kent yönetimi maliyeti kontrol altına almaya çalışırken, çalışanların tedaviye erişimini tamamen kesmeyen bir formül benimsendi.
Wall Street Journal gazetesinin haberinde, Delaware’de kamu çalışanlarının önerilen değişikliklere duygusal çağrılarla karşı çıktığı aktarıldı. Çalışanlar, bu ilaçların yalnızca kilo verme amacıyla değil, sağlık durumlarını yönetmek ve daha sağlıklı alışkanlıkları sürdürebilmek için de önemli olduğunu belirtti.
Bir okul bölgesi çalışanı, ifadesinde ilacın sağlıklı alışkanlıkların yerine geçmediğini, ancak bu alışkanlıkları mümkün hale getirmeye yardımcı olduğunu söyledi. Bu değerlendirme, yerel yönetimlerin karşı karşıya kaldığı kararın yalnızca bütçe hesabıyla sınırlı olmadığını, çalışan sağlığı ve tedaviye erişim boyutunun da bulunduğunu gösterdi.
New York eyaletindeki Buffalo’da yetkililer, sağlık giderlerinin hızla arttığını ve bu artışta Novo Nordisk’in Ozempic ve Wegovy ilaçlarının kullanımının da payı olduğunu belirledi. Buffalo Ortak Konseyi Üyesi Mitch Nowakowski, yeni sağlık giderlerinin bütçe açığına eklendiğini söyledi.
Nowakowski, kentin çöken altyapıya, yeni sokak lambalarına, yatırım bekleyen parklara, yeni temizlik araçlarına, polis ve itfaiye için daha fazla ekipmana ihtiyaç duyduğunu belirtti. Bu tablo, sağlık planı giderlerinin belediye hizmetleriyle doğrudan rekabet eder hale geldiğini ortaya koydu.
Buffalo’nun sağlık planı toplu iş sözleşmesine bağlı olduğu için yetkililer, kapsamın azaltılması konusunu henüz gündeme getirmedi. Kentte bazı isimler, kısa vadeli mali yüke rağmen bu ilaçların acil servis başvurularını azaltabileceğini ve genel sağlık durumunu iyileştirerek uzun vadede tasarruf sağlayabileceğini değerlendiriyor.
Wall Street Journal’ın haberine göre, ekonomistler GLP-1 ilaçlarının işverenler ve yerel yönetimler açısından uzun vadede tasarruf sağlayıp sağlamayacağını inceliyor. National Bureau of Economic Research tarafından bu yıl yayımlanan bir çalışma belgesinde, GLP-1 ilaçlarından beklenen uzun vadeli tasarrufların, hastaların yan etkiler için daha fazla doktor kontrolüne ihtiyaç duyması nedeniyle azalabileceği savunuldu.
Novo Nordisk ise GLP-1 ilaçlarının kalp-damar hastalıkları ve Tip 2 diyabet dahil bazı sağlık risklerini azaltabileceğini belirtiyor. Şirket, hakemli çalışmaların bu tedavilerin uzun vadeli sağlık sonuçlarını iyileştirebileceğini ve sağlık sistemi genelinde tasarrufa dönüşebileceğini gösterdiğini savunuyor.
Habere göre, birçok eyalet, kent ve özel işveren kilo kaybı amacıyla kullanılan GLP-1 ilaçlarını sağlık planlarından çıkardı ya da uygunluk koşullarına sınırlama getirdi. Buna karşın bazı kamu kurumları ve yerel yönetimler, çalışanların sağlık risklerini azaltabileceği gerekçesiyle kapsamı korumayı tercih ediyor.
Peterson-KFF Health System Tracker’ın sonbaharda yaptığı tahmine göre, 200 ve üzeri çalışanı bulunan şirketlerin yaklaşık beşte biri en büyük sağlık planlarında kilo kaybı ilaçlarını karşılıyor. Bu oran, GLP-1 ilaçlarının yalnızca bireysel sağlık alanında değil, işveren bütçelerinde de önemli bir gider kalemi haline geldiğini gösteriyor.
Massachusetts eyaletindeki North Attleborough’da kasaba yöneticisi Michael Borg, sigorta maliyetlerinin 1,8 milyon dolarlık açığa yol açtığını görünce ilk olarak çalışanların daha fazla hastalandığını düşündü. Ancak inceleme ilerledikçe, Ozempic ve Wegovy dahil reçeteli ilaç kullanımının bütçe baskısında önemli payı olduğu anlaşıldı.
Yaklaşık 30 bin nüfuslu kasaba, 1 milyon dolarlık kar temizleme gideriyle de mücadele ediyordu. Sağlık maliyetleri, köprü onarımları ve polis alımı gibi hedefleri zorlaştırdı. Borg, başka bir olağanüstü durum yaşanması halinde artık seçeneklerinin kalmayacağını belirtti.
Buna rağmen North Attleborough yönetimi, ilaçların ileride daha büyük sağlık sorunlarını önleyebileceği beklentisiyle kapsamı sürdürme kararı aldı. Bu karar, bazı yerel yönetimlerin kısa vadeli bütçe baskısına rağmen uzun vadeli sağlık kazanımlarını dikkate aldığını gösterdi.
Kuzey Carolina’daki Cumberland County’de yetkililer, GLP-1 ilaçlarının çalışanları daha sağlıklı hale getirip getirmediğini ve uzun vadeli maliyetleri azaltıp azaltmadığını değerlendirmek için daha fazla zamana ve veriye ihtiyaç olduğunu söyledi.
Bölgenin diyabet ve obezite oranlarının Kuzey Carolina’nın en yüksek seviyeleri arasında bulunduğu belirtildi. County Komiserler Kurulu Başkanı Kirk deViere, şu anda kapsamı iptal etmenin kısa vadeli bir yaklaşım olacağını ifade etti. Bu nedenle yönetim, maliyet baskısına rağmen teminatı hemen kaldırma yoluna gitmedi.
Bazı yerel yönetimler ise zayıflama ilaçları için ödeme yapmayı durdurmak istiyor. Wall Street Journal’ın haberine göre, Texas eyaletindeki Fort Worth kentinde belediye, çalışanlar için iki zayıflama ilacına altı ayda 5 milyon dolar ödedi.
Bu yüksek maliyet, kent yönetiminin söz konusu kapsamı tamamen sonlandırma önerisini gündeme almasına neden oldu. Fort Worth örneği, GLP-1 ilaçlarının bazı belediyelerde yalnızca sağlık politikası değil, doğrudan bütçe krizi başlığı altında değerlendirildiğini ortaya koydu.
ABD’de zayıflama ilaçlarının hızla yaygınlaşması, belediyeleri çalışan sağlığı ile mali sürdürülebilirlik arasında zor bir dengeye yöneltti. Bir tarafta diyabet, obezite ve kalp-damar hastalıkları gibi riskleri azaltma ihtimali bulunuyor. Diğer tarafta ise kısa vadede hızla büyüyen ilaç faturaları, altyapı yatırımları ve temel belediye hizmetleri üzerinde baskı oluşturuyor.
Wall Street Journal gazetesinin haberine göre, yerel yönetimler bu ilaçların sağlık sistemi üzerindeki uzun vadeli etkilerini görmek için yıllara ihtiyaç duyabilir. Ancak belediyeler ve kamu işverenleri, bugünün bütçe kararlarını hemen almak zorunda. Bu nedenle GLP-1 ilaçları, ABD’de sağlık planları, işveren maliyetleri ve kamu bütçeleri açısından giderek daha önemli bir tartışma başlığı haline geliyor.