Elizabeth Holmes, Gökçe Güven Başarının kitabını yazan iki kadın!
Başlığıma bakıp da bu isimlere övgüler yağdıracağımı, bir “vatandaş” olarak anlatacağım şeylerden gurur duyduğumu sanmayın. Ama bir kadın olarak övünmemek için kendimi zor tutacağım. Çünkü iki hikayenin de büyük bölümünü parlak bir zeka, beceri, ikna kabiliyeti ve çok iyi bir eğitim geçmişi oluşturuyor. Nihai sonuç haksız edinilmiş para olsa da, o para yüzünden hayatları alt üst olsa da, dertlerinin para olmadığı çok açık. İki kadını da yirmili yaşlarda cezaevine sürükleyen hırsın motivasyonu: Başarı isteği
İlk yazımdan hatırlarsınız. Doğduğum İstanbul’dan aşık olduğum kente, Bodrum’a taşındığımı anlatmıştım. Elimden geldiğince de kentimin korunması, güzelleşmesi, üzerindeki tüm canlılarıyla birlikte mutlu bir yaşam alanı olarak kalması için katkı vermeye çalışıyorum. Dün bu kapsamda, kentin sade bir vatandaşı olarak MUÇEP Bodrum toplantısındaydım. Toplantıda bir çok şeyin yanı sıra inşaat şirketlerinin yaptığı bir “cin”liği de konuştuk. Anlatılanlara göre bazı inşaatçılar iki proje çizdiriyormuş. İnşaat sınırlamaları ve ölçülerine uygun olan imar ruhsatı ve onay için ilgili kurumlara sunuyor, sınır tanımayan keyfi proje ise uygulamada kullanılıyormuş. Bu sistemi duyunca aklıma Gökçe Güven olayı geldi. Ama onu anlatmadan önce 6 ay öncesine dönmek istiyorum.
20 yaşında 6 milyon dolar
Temmuz ayında “Dropout” diye bir dizi izledim. Dizideki kız, ABD’nin en iyi üniversitelerinden Stanford’daki eğitimini yarıda bırakıp, “anlık kan testi kiti” yapma hedefiyle yola çıkmıştı. Başaracağına o kadar inanıyordu ki, aralarında eski ABD dış işleri bakanı, profesörler, iş adamlarının da bulunduğu bir çok kişiyi de kendine inandırdı. 20 yaşında 6 milyon dolar sermaye topladı. 2015 yılında 800 çalışanı, 9 milyar dolarlık bir şirketi vardı. Ülkenin saygın dergilerinin kapak oldu, 2014 yılında dünyanın en genç kendi servetini kendisi yaratan kadın milyarder olarak Forbes 400’ün 110’uncu sırasında yer aldı. Sonra, ardında bıraktığı kırık kalpler, idealist bir stajyer ve gazeteci efsaneyi yerle bir etti. 2018’de başlayan soruşturma ve mahkeme sürecinin ardından 11 yıl 3 aylık cezasını çekmek üzere 2022’de cezaevine konuldu. Adı Elizabeth Holmes’du. Ve hikaye gerçekti.
Temmuz ayında izlediğim, -dolandırıcılık kısmı bir yana- iş dünyasında girişimcilik stratejisine ilişkin çok önemli sırlar fısıldayan dizinin üzerinden 6 ay geçmeden ABD’de ikinci bir 30 yaş altı kadın girişimci hikayesi patlak verdi. Üstelik o bir Türk’tü.
Gökçe Güven…
İki yıl önce 24 yaşındayken Forbes’un 30 yaş altı başarılı isimler listesine giren ve bir “teknoloji lideri” olarak tanımlanan Güven, bugün tam da MUÇEP toplantısında konuştuğumuz inşaatçı hikayesine benzer bir suçlamayla karşı karşıya. Girişimci olarak topladığı yatırımlarla kurduğu şirketin gerçek mali durumunu gösteren iç hesaplar ile yatırımcılara sunulan şişirilmiş rakamların yer aldığı iki ayrı finansal kayıt tutarak yatırımcıları yanıltmakla suçlanıyor. İddiaya göre örneğin Nisan 2024’te şirketin 10 bin dolar olan aylık geliri yatırımcılara sunulan kayıtlarda 86 bin dolar görünüyor. Ağustos’ta 15 bin dolar olan gelir, yatırımcıların önüne 100 bin dolarlık bir rapor olarak gidince de şirkete yatırım yağıyor. Ta ki Güven’in tutuklandığı 27 Kasım 2025’e kadar.
Eğitimi boyunca kendini donatmış
Sosyo-ekonomik düzeyi yüksek bir ailenin çocuğu olarak Türkiye’nin en seçkin okullarında okuyan Güven eğitim hayatı boyunca, bugün kendisini suçlamalarla karşı karşıya bırakan başarı hırsını inşa etmiş. Lise yıllığında gelecek vizyonunu "bireylerin birer mikro-yaratıcıya dönüştüğü bir dünya" olarak tanımlayan Güven, işletme dersinde teknolojinin geleceği inşa etme gücünü öğrenmiş, münazara kulübünde, sermayesini oluşturmasını sağlayan "hikaye anlatıcılığı" yeteneğini geliştirmiş. Liseyi bitirdikten sonra dünyanın en iyi sanat ve tasarım üniversitelerinden olan University of the Arts London’da kısa bir eğitimin ardından küresel teknoloji ekosisteminin merkezinde yer alma hevesiyle ABD’nin yolunu tutmuş. MIT’de sertifika programları, UC Berkeley’de lisans eğitiminin ardından Silikon Vadisi’ne bir bomba gibi düşmüş. 1999 doğumlu bu genç kız Celo, Robinhood ve OpenSea şirketlerinde çalıştıktan sonra markaların müşterileriyle doğrudan, şeffaf ve ödüllendirmeye dayalı bir ilişki kurmasını sağlayacağını iddia ettiği şirketini kurmuş.Bir de vize meselesi var.
Olağanüstü yetenek vizesi istemiş
İddiaya göre ülkede öğrenci vizesiyle bulunan Güven, süresi dolmak üzereyken sahte imzalarla hazırladığı belgelerle O-1A vizesine başvurmuş. İşin ironik yanı O-1A vizesinin bilim, eğitim, iş dünyası veya atletizm alanlarında "olağanüstü yeteneğe" sahip olduğu kanıtlanan bireylere verilmesi. Amerikan basınının iddiasına göre Gökçe Güven vakası, teknoloji dünyasındaki “Başarana kadar öyleymiş gibi yap” (Fake it till you make it) düsturunun, yasal sınırları ihlal ettiğinde ne denli yıkıcı sonuçlar doğurabileceğinin canlı bir örneği. Dava dosyası rakamların da yardımıyla alabildiğine karmaşık. Belki de bu nedenle mahkeme iddianamenin hazırlık sürecini 15 Haziran’a kadar uzattı. Dava nasıl sonuçlanır bilinmez ama Gökçe Güven en azından 2026 Haziran’ına kadar 52 yıl hapis istemiyle cezaevinde kalacak.