Gülistan Doku… Bir kentin, kanını yerde bırakmadığı masum…
20’li yaşlarda bir üniversite öğrencisiydi. Bir gün kayboluverdi ortadan.
Yıl 2020'ydi. Aylarca, yıllarca “Kayıp”tı. “İntihar etti” denildi. Son görüldüğü yerin yakınındaki baraj tarandı, bedeni çıkmayınca derin bir nefes alanlar oldu, “İnşallah bir yerlerde mutludur” diyenler oldu.
Ama olaydan birkaç ay sonra, (Son gelişmelerin ardından yeniden dolaşıma girdi) sosyal medyada kent sakinleriyle yapılan sokak röportajları yayımlandı. Videoda bir bankta dinlenen kadın, uzatılan mikrofona çok açık, net konuşmuştu. “Gülistan’ı kendileri yok ettiler. İnsanları boş yere suya yönlendiriyorlar. Bunlar Gülistan’ı yok ettiler kendi aralarında. Suda da eminim kız yoktur. Kızı kendileri örtbas ediyorlar. Ben buna eminim. İleride belki siz de görürsünüz.”
Diğer vatandaşların sözleri de kadınınkiyle örtüşüyordu. Uzaklarda olanların aklına ilk şüphe o zaman düşmüştü. Sonra bir ay geçti, bir ay daha, sonra yıl oldu, yıllar oldu, Gülistan yoktu.
Aranızda hiç insan evladı yok muydu?
Aradan tam altı yıl geçti. Ve iki hafta önce,13 Nisan’da Gülistan Doku dosyasının yeniden açıldığı ortaya çıktı. Cinayet birkaç gün içinde çorap söküğü gibi çözüldü. İkisi kadın 11 kişi tutuklandı. Bir kişi için de yurt dışında arama kararı çıkarıldı.
Yayımlanan haberler sayesinde artık herkes Gülistan’ın faili olarak kentin en büyük mülki amiri valinin oğlunun, en büyük mülki amirin, şoförünün, koruma polisinin, sevgilisinin, sevgilisinin anne-babasının, başhekim dahil hastane çalışanlarının vs. tutuklandığını biliyor. Kimi Gülistan’ın telefonundaki verileri yok etmiş, kimi kentteki kamera kayıtlarını, kimi hastane verilerini silmiş. Eski sevgilisi sessiz kalma karşılığında ailesi ile birlikte lüks otellerde ağırlanmış, kimi üç kuruşa tamah etmiş. Sonra da hepsi bulundukları yerlerde hiçbir şey olmamış, Gülistan hiç yaşamamış, ölmemiş gibi yaşamlarına devam etmişler.
Ta ki Tuncelililer yaptıkları ihbarlarla dosyayı yeniden açtırıncaya kadar.
Soruşturma dosyasına yansıyan bilgilere göre; Gülistan’ın baraj gölüne atlayarak intihar ettiği iddialarına ilk karşı çıkanlar yurt arkadaşları oldu. “Çok mutluydu” dediler. Sonra failin babası, valinin emriyle baraj gölünde arama yapan dalgıçlar dayanamadı: “Kızınız bu barajda olsa mutlaka çıkardı. Vali Bey sizi kandırıyor” deyiverdi biri.
Tuncelililer peşini bırakmadı
Üçüncüsü isimsiz bir nottu. Olaydan iki yıl sonra, 2022 Ocak ayında Doku Ailesi’nin avukatının ofisinin önüne bırakılmıştı. Daktilo ile yazılı kağıtta, “Gülistan Doku’nun Tunceli Valisi Tuncay Soner’in oğlu, Mustafa Türkay Sonel ile ilişkisi vardı” ifadesi vardı. Bunun üzerine kayıtlar yeniden incelemeye alındı. Savcılık soruşturması sürerken failin yakınları da delilleri karartma çalışmalarına başlamıştı. Silinen sim kartlar, kamera görüntüleri, yok edilen ifadeler, başta ablası Aygül olmak üzere Gülistan’ın ailesine yönelik baskılar derken soruşturma bir kez daha sessizliğe gömüldü.
Üç yıl sonra yine bir Ocak gününde 10 Ocak 2025’te JASAT’a ulaşan gizli bir tanık, “Gülistan’ın olay günü valinin oğlu Türker Sonel’e ait BMW marka otomobille kent merkezindeki Sarısaltık viyadüğünden alındığını ve Rostan Dinar’a götürülürken araçta öldürüldüğünü” iddia etti. Yine iddiasına göre, “Sonel ve bir arkadaşı Gülistan’a tecavüz etmiş, hamile kalan genç kızı şikayetçi olmaması için öldürmüştü. Daha sonra da vali ve bazı çalışanları devreye girip olayı örtbas etmişti.” Gizli tanık “Gülistan’ın cansız bedeninin önce Pertek’e bağlı Koçpınar Köyü’ne, bir iki yıl sonra da oradan çıkarılıp başka bir köye gömüldüğü” bilgisini de vermişti. Gizli tanık çok net bilgiler vermişti ama yapılan araştırmaya rağmen yine de fazla bir yol katedilememişti.
Soruşturmayı nihayete erdiren 23 Ekim ve 9 Kasım tarihli e-postalar oldu. Kendini bir "hacker" olarak tanıtan ihbarcı, 15 bin dolar karşılığı kırdığı bir bulut hesabında Gülistan Doku cinayetine ilişkin karartılan delillerin yer aldığını bildirdi, bilgileri paylaştı. Savcılık soruşturma dosyasını bir kez daha yeni elde edilen bilgiler ışığında değerlendirdi ve cinayet çözüldü. Gülistan Doku, arkadaşlarının ifadesine göre çok mutlu olduğu bir kentte vahşice öldürüldü. Ve ilk günden itibaren tam altı yıl boyunca olayın peşini bırakmayan o kentin sakinlerinin çabasıyla failler şimdi demir parmaklıkların ardında.
Bütün bu iddiaların yer aldığı dosya ancak Gülistan’ın henüz bulunamayan naaşına ulaşıldığı zaman kapanacak. Sonrası ise mahkemenin işi.