İstiklal Partisi iddiası
Cumhuriyet Halk Partisi’nde kurultay ve “mutlak butlan” tartışmaları siyaset gündemindeki yerini korurken, parti kulislerinde dikkat çeken yeni bir iddia öne çıktı. Özgür Özel ve ekibinin, mevcut krizin derinleşmesi ve seçimlere katılım sürecinin riske girmesi ihtimaline karşı alternatif siyasi planlar üzerinde çalıştığı ileri sürüldü.
Kulislerde konuşulan iddiaya göre, bu planlardan biri yeni bir siyasi parti kurulması. Kurulması gündeme gelebilecek partinin adı için “İstiklal Partisi” seçeneğinin değerlendirildiği belirtiliyor. Ancak bu ismin kesinleşmediği, farklı isimlerin de masada olduğu ifade ediliyor.
Özgür Özel cephesinde ana hedefin yeni parti değil, CHP içinde kurultay sürecinin işletilmesi olduğu belirtiliyor. Parti içinde delegelerin kurultay çağrısı için imza verdiği, bu yöndeki talebin örgüt tabanında karşılık bulduğu aktarılıyor.
Özel’in daha önce yaptığı açıklamalarda CHP’lilere partiden ayrılmama çağrısı yapması, yeni parti iddialarına karşı temkinli bir tutum olarak değerlendiriliyor. Bu nedenle kulislerde konuşulan hazırlığın, doğrudan ayrılık planından çok olası bir hukuki ve siyasi tıkanma durumunda devreye alınabilecek “yedek senaryo” niteliği taşıdığı ifade ediliyor.
CHP’de yaşanan gerilim yalnızca hukuk süreciyle sınırlı kalmadı. Kemal Kılıçdaroğlu ile Özgür Özel’e yakın isimler arasında sınırlı da olsa temas kanallarının açıldığı belirtiliyor.
Tarafların temsilciler üzerinden çözüm yollarını değerlendirdiği, bazı partili isimlerin de arabuluculuk için devrede olduğu konuşuluyor. Ancak parti içinde uzlaşmaya mesafeli duran grupların bulunması, sürecin kısa sürede sonuçlanmasını zorlaştırıyor.
CHP kulislerinde en çok konuşulan başlıklardan biri de olası bir seçim sürecine girilmesi halinde partinin karşılaşabileceği hukuki ve örgütsel riskler. Kurultay krizinin uzaması, yönetim tartışmasının çözülememesi veya parti organlarının karar alma süreçlerinde tıkanıklık yaşanması halinde farklı seçeneklerin devreye alınabileceği belirtiliyor.
Bu nedenle yeni parti iddiası, CHP’nin seçimlere katılım ihtimalini güvenceye alma arayışıyla ilişkilendiriliyor. Aynı zamanda seçime girme yeterliliği bulunan başka bir partinin de alternatif olarak değerlendirilebileceği kulislerde dile getiriliyor.
Yeni bir siyasi partinin seçimlere katılabilmesi için yalnızca kuruluş dilekçesinin verilmesi yeterli olmuyor. Siyasi Partiler Kanunu ve seçim mevzuatı çerçevesinde teşkilatlanma, il kongreleri, büyük kongre ve Yüksek Seçim Kurulu tarafından seçime girme yeterliliğinin tanınması gibi aşamaların tamamlanması gerekiyor.
Bu nedenle “İstiklal Partisi” iddiası gündeme gelse de, böyle bir adımın kısa sürede uygulanabilir hale gelmesi kolay görünmüyor. Parti kurma seçeneğinin daha çok olağanüstü bir siyasi tıkanma halinde kullanılabilecek yedek yol olarak ele alındığı belirtiliyor.
İddialara göre, yeni bir parti kurulması halinde Özgür Özel’e yakın milletvekilleri ve bazı belediye başkanlarının bu oluşuma destek verebileceği konuşuluyor. Bu senaryoda yeni partinin Meclis’te güçlü bir grup oluşturabileceği, hatta muhalefet dengelerini değiştirebileceği değerlendiriliyor.
Ancak bu başlık henüz kesinleşmiş bir siyasi karar değil. CHP içindeki çok sayıda aktörün hâlâ partinin bütünlüğünü koruma ve krizi kurultay yoluyla çözme eğiliminde olduğu ifade ediliyor.
“İstiklal Partisi” iddiası, CHP’deki krizin yalnızca parti içi yönetim tartışması olmadığını, aynı zamanda muhalefetin seçim stratejisini de etkileyebilecek daha geniş bir sürece dönüştüğünü gösterdi.
Önümüzdeki günlerde kurultay çağrısı, mahkeme süreci, Kılıçdaroğlu ve Özel cephesi arasındaki temaslar ile olası yeni parti iddiaları siyasetin en çok izlenen başlıkları arasında yer alacak. CHP’de uzlaşma sağlanıp sağlanamayacağı, muhalefet cephesinin bundan sonraki yol haritasını belirleyecek en kritik unsur olacak.