sondakika
Üye Ol Ara
icon_weather İstanbul 12°C
icon_weather Ankara 5°C
icon_weather İzmir 0°C
icon_weather Bursa 0°C
icon_weather Antalya 0°C
icon_weather Adana 0°C
icon_weather Konya 0°C
icon_weather Sanliurfa 0°C
icon_weather Gaziantep 0°C
icon_weather Kocaeli 0°C
icon_weather Mersin 0°C
icon_weather Diyarbakir 0°C
icon_weather Hatay 0°C
icon_weather Manisa 0°C
icon_weather Kayseri 0°C
Üye Ol Ara
icon_weather Berlin 29°C
icon_weather Istanbul 33°C
icon_weather London 25°C
icon_weather New York 28°C
×



‘Kadın cinayetleri politiktir’e verilecek bir cevap var mı?


‘Kadın cinayetleri politiktir’e verilecek bir cevap var mı?
Güncel / Televizyon ekranlarında kadınlara “susmayı” tavsiye eden anlayış, Kartal’daki kurşunla bir kez daha sorgulanmak zorunda kaldı.

Kartal Bölge Adliyesi’nde bir savcının bir hakimi vurduğunu öğrenince aklıma bir televizyonda gözüme takılan program geldi. Sunucu ve bir avukat seyirciden gelen soruları yanıtlıyorlardı. Sorular kadınların ilişkilerinde, evliliklerinde gördükleri şiddete karşı ne yapmaları gerektiği konusuna yoğunlaşınca avukat beni şoke eden –mealen- şu sözleri söyledi. “Kadınlar bunu çevreleriyle paylaşmamalı, polise şikayet etmemeli. Herkese söylüyorlar, alenileştiriyorlar sonra evliliklerinde, ilişkilerinde geri dönülmez bir noktaya geliyorlar. Rezil olduklarıyla kalıyorlar.” Doğru mu duydum diye programı geri sardım. Doğru duymuştum. Tabii ki üniversite eğitimine rağmen hala böyle düşünen, okuduğunu anlamamış bırakın adam olmayı, insan olamamış böyle insanlar var. Ama bu avukat bunu televizyona çıkıp milyonlarca kişinin önünde profesyonel bir tavsiye olarak sunmuştu.

O hakime hanımı düşündüm sonra. Olay çok yeniydi. Hiçbir ayrıntı yoktu. Bir tek; bir erkek savcının bir kadın hakimi vurduğunu biliyorduk. Bir de ikisinin de soyadı K ile başladığı için herkes eş olduklarını varsaymıştı. Acaba ona da bir avukat arkadaşı, eşi dostu böyle bir tavsiye mi vermişti? “Sus. Rezil olursun” mu demişti. Çünkü biri birini vurmaya kalktıysa mutlaka öncesinde bir takım işaretler vardır. Sözler vardır. Mimikler vardır. Tehditler vardır. Nitekim birkaç saat geçmeden genç hakimin bir avukat arkadaşı X’ten, evli olmadıklarını, savcının hakimi uzun süredir tehdit ettiğini ve saplantılı olduğunu paylaştı. Yani olay geliyorum demişti. Sonra hakimin daha önce uzaklaştırma başvurusu yaptığı, iki koruması olduğu gibi iddialar ortaya atıldı ama doğrulanmadı. Derken dün Savcı Muhammet Çağatay Kılıçaslan kasten öldürmeye teşebbüsten tutuklandı.

İkilinin ilişkisine dair iddialar muhtelif, vurma hikayesi absürt. İfadelere bakılırsa savcı ayrılmak istediği hakimin odasına gidiyor, tartışıyorlar bu sırada hakim, savcıya vurmaya başlıyor ve savcı da silahını çekiyor. Hakimi o sırada odaya giren hükümlü çaycı kurtarıyor, silahlı savcıyı etkisiz hale getiriyor. Sonra bildik hikaye. O tüm sosyal medyasını kara gözlüklü havalı fotoğraflarıyla dolduran, çekim hileleri eşliğinde objektife havalı (aslında çok sevimsiz hatta komik görünüyor) bakışlar atan savcımız birden küçülüyor, küçülüyor, küçülüyor ve tüm –olmayan-şirinliğini kullanarak konuyu “Bana vuydu”ya bağlıyor. Allah’tan olaya tanık olan hükümlü konuşuyor, telefonlardan tehdit mesajları dökülüyor da olabilecek en ağır suçlamayla, kasten öldürmeye teşebbüsten tutuklanıyor. Yoksa büyük ihtimalle elimizde bir “Otururken silah patladı” hikayesi ile olaya bakakalacaktık. .

Şu ana kadar yazdıklarımız iki kişi arasında yaşanan bir olayın suç cephesinden yansıyanlar. Ya diğer cephe. Bütün bunlar olup biterken, alelade bir kadına bile kendini nerede emniyette hissedersin diye sorulsa sayacağı üç yerden biri olan Adliye’de, üstelik bir kadın hakimin vurulması nasıl açıklanabilir? Yargı dağıtan bir kurumda en üst mevkide yer alan bir kadın nasıl kendini koruyacak önlemleri almamış-alamamıştır? Önlem aldıysa, iki koruma verildiği doğruysa şüpheli savcı hakimi vururken, bir hükümlü hakimi ölümden kurtarırken onlar nerededir? Bu lakaytlığın kaynağı nedir? “İstanbul Sözleşmesi ne ki, bizim kadınları, çocukları şiddetten koruyacak 6284 sayılı kanunumuz var” diyenler hallerinden memnun mudur? Sistemin baştan sona kadınları yalnız bıraktığını, karakollarda, “ailedir olur” telkinleri yapıldığını, şiddete ilişkin önlemlerin gözardı edildiğini iddia eden, “Kadın cinayetleri politiktir” diyenlere verilebilecek bir cevap var mıdır?

Diğer yazılar