sondakika
Üye Ol Ara
icon_weather İstanbul 12°C
icon_weather Ankara 5°C
icon_weather İzmir 0°C
icon_weather Bursa 0°C
icon_weather Antalya 0°C
icon_weather Adana 0°C
icon_weather Konya 0°C
icon_weather Sanliurfa 0°C
icon_weather Gaziantep 0°C
icon_weather Kocaeli 0°C
icon_weather Mersin 0°C
icon_weather Diyarbakir 0°C
icon_weather Hatay 0°C
icon_weather Manisa 0°C
icon_weather Kayseri 0°C
Üye Ol Ara
icon_weather Berlin 29°C
icon_weather Istanbul 33°C
icon_weather London 25°C
icon_weather New York 28°C
×



Kamala Harris yeniden sahnede


Kamala Harris yeniden sahnede
Politika / Kamala Harris, 2028 için Demokratların erken gündeminde yeniden ilk sıraya çıktı.

Eski ABD Başkan Yardımcısı Kamala Harris, 2028 başkanlık seçimi için Demokrat Parti içinde yeniden öne çıkan isimlerden biri haline geldi. Harris’in son dönemde yaptığı açıklamalarda olası adaylık ihtimalini tamamen dışlamaması, Washington’da yeni bir yarış hesabını gündeme taşıdı.

Harris, California valiliği için 2026’da aday olmayacağını açıklayarak siyasi geleceğine ilişkin tartışmaları farklı bir zemine çekti. Bu karar, onun eyalet siyasetine dönmek yerine ulusal ölçekte yeni bir kampanya ihtimalini değerlendirebileceği yorumlarını güçlendirdi.

Anketlerde ilk sıraya yerleşti

Demokrat Parti içinde yapılan erken 2028 yoklamaları, Harris’in hâlâ güçlü bir tanınırlığa ve seçmen tabanına sahip olduğunu gösteriyor. Harvard CAPS-Harris anketinde Harris’in Demokrat başkanlık ön seçiminde yüzde 50 desteğe ulaştığı bildirildi. Bu oran, onu potansiyel rakiplerinin önüne taşıdı.

Anketlerdeki yükseliş, Harris’in 2024 yenilgisine rağmen Demokrat seçmen nezdinde tamamen geriye düşmediğini ortaya koyuyor. Ancak bu tablo, onun adaylığına ilişkin tartışmaları bitirmiyor. Aksine, Demokratların aynı siyasal kadroyla yeni bir seçime girip girmemesi gerektiği sorusunu daha görünür hale getiriyor.

2024 yenilgisi hâlâ etkili

Harris’in önündeki en büyük sorunlardan biri, 2024 seçiminde taşıdığı siyasi yük olarak değerlendiriliyor. Joe Biden’ın yarıştan çekilmesinin ardından kampanyaya geç dahil olan Harris, kısa sürede ulusal çapta seçim mücadelesi yürütmek zorunda kaldı.

Biden yönetiminin ekonomi, enflasyon, yaşam maliyeti ve dış politika başlıklarında aldığı eleştiriler, Harris’in kampanyasını da doğrudan etkiledi. Seçmenlerin önemli bölümü sandığa giderken kendi ekonomik koşullarını önceledi. Bu nedenle Harris, yalnızca kendi siyasi kimliğiyle değil, Biden döneminin bilançosuyla da karşı karşıya kaldı.

Devamlılık algısı zorlayıcı oldu

Harris’in 2024 kampanyasında en çok tartışılan başlıklardan biri, Biden’dan ne ölçüde ayrışabildiği oldu. Seçmenlerin değişim beklentisinin yükseldiği bir dönemde Harris, birçok seçmen için mevcut yönetimin devamı olarak görüldü.

Bu algı, 2028 için olası bir Harris kampanyasının da temel sınavlarından biri olacak. Harris’in yeniden aday olması halinde yalnızca Trump karşıtlığı üzerinden değil, Biden döneminden farklılaşan yeni bir siyasi çizgi ortaya koyması gerekecek.

Trump faktörü değişiyor

Demokratlar açısından Harris’i yeniden güçlü seçenek haline getiren başlıklardan biri, Donald Trump yönetimine yönelik memnuniyetsizlik. Son anketlerde Trump’ın ekonomi, yaşam maliyeti ve dış politika başlıklarında zorlandığı görülüyor. Reuters/Ipsos anketinde Trump’ın onay oranı yüzde 34’e gerilerken, Washington Post-ABC News-Ipsos anketinde genel memnuniyetsizlik oranının yüzde 62’ye çıktığı bildirildi.

Bu tablo, Demokratlar için 2026 ara seçimleri ve 2028 başkanlık yarışı öncesinde yeni bir fırsat alanı oluşturuyor. Ancak 2028’de Trump’ın doğrudan aday olmaması ihtimali, Demokratların yalnızca Trump karşıtlığına dayalı bir strateji kurmasını riskli hale getiriyor.

Demokratlarda adaylık arayışı sürüyor

Harris’in adı öne çıksa da Demokrat Parti’de 2028 sahası henüz netleşmiş değil. California Valisi Gavin Newsom, olası adaylar arasında dikkat çeken isimlerden biri olarak görülüyor. Newsom’un ulusal siyasette görünürlüğünü artırması, Demokrat seçmenlerin farklı bir profil arayışında olduğunu da gösteriyor.

Buna karşın Newsom da Harris gibi California merkezli, liberal ve parti içi kurumlarla güçlü bağı olan bir siyasetçi. Bu nedenle Demokratların gerçek bir yenilenme mi aradığı, yoksa farklı isimlerle benzer bir çizgiyi mi sürdüreceği tartışması önemini koruyor.

Seçmen değişim mesajı arıyor

ABD siyasetinde son yıllarda seçmenlerin kurumsal ve geleneksel adaylara karşı daha mesafeli yaklaştığı görülüyor. Trump’ın Cumhuriyetçi Parti içinde yükselişi, seçmenin sistem dışı ya da alışılmış siyaseti zorlayan figürlere yönelebileceğini gösterdi.

Demokrat Parti için 2028’in temel sorusu da bu noktada şekilleniyor. Parti, Harris gibi tanınan ve güçlü bağış ağına sahip bir isme mi yönelecek, yoksa seçmene daha belirgin bir değişim mesajı verecek farklı bir aday mı çıkaracak?

Harris için yol açık ama kolay değil

Kamala Harris’in 2028 için yeniden aday olması halinde güçlü avantajları bulunuyor. Ulusal tanınırlığı, önceki kampanya deneyimi, bağış toplama kapasitesi ve Demokrat Parti içindeki desteği bu avantajların başında geliyor.

Ancak 2024 yenilgisi, Biden yönetimiyle özdeşleşen siyasi miras ve seçmenin değişim beklentisi, Harris’in önündeki en ciddi engeller olarak duruyor. Bu nedenle Harris’in olası kampanyası, sadece yeniden aday olma kararıyla değil, nasıl bir siyasi kimlikle sahaya çıkacağıyla belirlenecek.

 

Benzer Haberler