sondakika
Üye Ol Ara
icon_weather İstanbul 12°C
icon_weather Ankara 5°C
icon_weather İzmir 0°C
icon_weather Bursa 0°C
icon_weather Antalya 0°C
icon_weather Adana 0°C
icon_weather Konya 0°C
icon_weather Sanliurfa 0°C
icon_weather Gaziantep 0°C
icon_weather Kocaeli 0°C
icon_weather Mersin 0°C
icon_weather Diyarbakir 0°C
icon_weather Hatay 0°C
icon_weather Manisa 0°C
icon_weather Kayseri 0°C
Üye Ol Ara
icon_weather Berlin 29°C
icon_weather Istanbul 33°C
icon_weather London 25°C
icon_weather New York 28°C
×



İktidar yeni Anayasa için el mi yükseltiyor?


İktidar yeni Anayasa için el mi yükseltiyor?
Politika / Bursa’daki yumuşama mesajı, Diyarbakır’daki futbol sevinci ve Karabük’teki muhalefet çıkışı, yeni anayasa tartışmasını daha geniş bir siyasi zemine taşıdı.


​Türkiye siyaseti, 3 Mayıs 2026 itibarıyla son on yılın en ilginç ve bir o kadar da karmaşık denklemlerinden birine sahne oluyor. Bursa ve Karabük hattından gelen açıklamalar, Amedspor’un Süper Lig’e "sessiz ve onaylı" yükselişi, tutuklu belediye başkanları ve bazı sanıkların tahliyesiyle başlayan hava; akıllara tek bir soruyu getiriyor: AK Parti, yeni anayasa hedefi için Kürt seçmeni ve muhalefeti de içine alan devasa bir strateji değişikliğine mi gidiyor?

​Bu stratejinin kodlarını okumak için önce Bursa’ya bakmak gerekiyor. AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Ahmet Büyükgümüş’ün Bursa Bölge Strateji Toplantısı’nda kullandığı, "CHP bizim düşmanımız değil, rakibimizdir" ifadesi, sıradan bir üslup düzeltmesi değildir. Bu açıklama, yıllardır tahkim edilen "hasım" duvarlarının bizzat iktidar eliyle esnetilmesidir. İktidar, ana muhalefeti "meşru rakip" konumuna çekerek, aslında yeni anayasa masasında ihtiyaç duyacağı o geniş mutabakatın psikolojik zeminini hazırlıyor. Bursa’daki bu çıkış, anayasa masasına davet için uzatılan bir elden ziyade, masanın etrafındaki sandalyeleri önceden düzenleme gayretidir.

​Ancak denklemin en çarpıcı halkası, sporun siyasal iklimdeki sembolik gücüyle örülüyor. Amedspor’un Süper Lig’e çıkış süreci ve bu sürece eşlik eden "devlet aklı"nın sağduyulu tutumu, bölgeyle kurulan yeni bir köprü niteliğinde. Yıllarca deplasman yasakları ve güvenlik krizleriyle anılan bir kulübün bugün en üst lige taşınması, Kürt seçmenin siyasal ve sosyal sistemle bağlarını yeniden formüle etme çabasının bir sonucudur. Bu durum, tutuklu belediye başkanlarının ve bazı sanıkların tahliye süreçleriyle birleştiğinde; akıllara "Yeni bir çözüm süreci mi pişiriliyor?" sorusunu getiriyor. Yeni anayasa için gereken kritik Meclis çoğunluğu ve toplumsal rıza, iktidarı Kürt siyasetinin temsilcileriyle daha "geçişken" ve yumuşak bir dille iletişim kurmaya zorluyor.
​Bu noktada Karabük’te yükselen ses, bu stratejik hamlelere karşı sokağın barikatını kuruyor. Özgür Özel’in Karabük mitinginde taşeron işçilere kadro sözü vermesi ve "AK Parti sizi boş bir kola kutusu gibi ezip geçti" diyerek ekonomik yıkımı hatırlatması; muhalefetin bu "yumuşama" iklimine karşı gardını düşürmeyeceğinin ilanıdır. İktidar anayasa ve bölgesel normalleşme kartlarını masaya sürerken, muhalefet "mutfak ve sandık" kartıyla mukabele ediyor.

Karabük’teki meydan okuma, iktidarın "düşman değil rakip" söylemine verilmiş en net yanıttır: "Eğer rakipsek, o zaman sokağın gerçeklerine ve milletin iradesine gel."

​Sonuç olarak Türkiye, adına ister "demokratik restorasyon" diyelim ister "yeni anayasa mühendisliği", büyük bir dönüşümün eşiğinde.

Amedspor’un şampiyonluğuyla sağlanan toplumsal deşarj, Bursa’daki stratejik dil değişikliği ve tahliyelerle gelen yumuşama havası; aslında tek bir hedefe, yani yeni bir toplumsal sözleşme masasına hizmet ediyor. Ancak bu masanın ayakları; sadece söylemlerle değil, somut hukuk reformları, basın özgürlüğü ve şeffaf bir ekonomiyle yere basmak zorundadır. 3 Mayıs 2026, tarihe belki de Türkiye’de "yeni bir dönemin başladığı gün" olarak geçecek ya da tüm bu hamleler, iktidarın son ve en büyük anayasal hamlesi öncesi verilen stratejik bir mola olarak hatırlanacaktır.

Diğer yazılar

ÇAĞDAŞ ULUS

ÇAĞDAŞ ULUS kimdir?

Çağdaş Ulus, 1986 Kars doğumlu Türk gazeteci ve yazardır. Mesleğe 2008 yılında adliye ve polis muhabiri olarak Vatan Gazetesi'nde başlayan Ulus, özellikle araştırma gazeteciliğe dair haberleriyle tanınan bir isimdir. 2008-2019 yılları arasında Vatan Gazetesi'nde sayısız dosya habere imza atmıştır.Vatan Gazetesi'nin kapanması ile birlikte televizyon muhabirliği yapmaya başlayan Çağdaş Ulus'un, 3 yıl çalıştığı KRT TV'de "İBB'nin kayıp atları" haberi kamuoyunda ses getirmiş, bu haber sonrası MHP'li Hatay Dörtyol Belediye Başkanı partisinden istifa etmiştir.KRT TV'de yaptığı sayısız özel haberlerle gündemden düşmeyen Ulus, Uğur Dündar, İsmail Saymaz ve Zafer Arapkirli gibi isimlerle de bu kanalda program yapmıştır. Medyatava.com, haberler.com gibi haber sitelerinde de şef editör olarak görev yapan Ulus, ayrıca dijital platformlar üzerinden (YouTube - Kampana News gibi) haber programları hazırlayıp sunmuştur.