sondakika
Üye Ol Ara
icon_weather İstanbul 12°C
icon_weather Ankara 5°C
icon_weather İzmir 0°C
icon_weather Bursa 0°C
icon_weather Antalya 0°C
icon_weather Adana 0°C
icon_weather Konya 0°C
icon_weather Sanliurfa 0°C
icon_weather Gaziantep 0°C
icon_weather Kocaeli 0°C
icon_weather Mersin 0°C
icon_weather Diyarbakir 0°C
icon_weather Hatay 0°C
icon_weather Manisa 0°C
icon_weather Kayseri 0°C
Üye Ol Ara
icon_weather Berlin 29°C
icon_weather Istanbul 33°C
icon_weather London 25°C
icon_weather New York 28°C
×



Tebeşir Tozuna Karışan Barut


Tebeşir Tozuna Karışan Barut
Güncel / Üç şehirde yaşanan olaylar eğitimde güvenlik açığını yeniden tartışmaya açtı

​Son 48 saat içinde Türkiye’nin üç farklı şehrinden gelen haberler, artık bir "güvenlik alarmı" değil, "sistem çöküşü" olarak okunmalı. Önce Şanlıurfa’da Kahramanmaraş’ta patlayan silah sesleri, ardından Mersin’de bir lise öğrencisinin kapıda tabancayla yakalanmasıyla facianın eşiğinden dönülmesi...

Şanlıurfa Siverek’teki saldırıda 17 kişi yaralanırken, Kahramanmaraş’taki okul saldırısında 4 can kaybı ve 20 yaralı haberiyle sarsıldık. İki şehirde toplamda 4 can yitip giderken, 37 insanımız (öğrenci, öğretmen, personel) fiziksel ve ruhsal olarak ağır yaralar aldı.

​Boyası Bile İmece Usulü Bir Sistemde Güvenlik Lüks mü?

​Milli Eğitim Bakanlığı’nın bütçe ve yönetim öncelikleri bugün büyük bir sorgulama altında. Köylerde okulun boyasını bile devletin değil, öğretmenin kendi imkanlarıyla yaptığı, kışın odununu köylünün imece usulü topladığı bir sistemde; okul girişlerine modern güvenlik sistemleri kurmak neden hep "ikinci plana" atılıyor? Okulu boyamak gibi en temel fiziksel ihtiyaçları bile yerel çabaya bırakan bir anlayışın, okulun kapısını bir cephaneliğe dönüştüren zihniyetle baş etmesi imkansız hale geliyor.

​Tetiği Çektiren Sadece Öfke mi?

​Saldırıyı gerçekleştiren öğrencilerin profillerine baktığımızda, karşımıza çıkan manzara bir "cinnet" anından çok daha fazlasını anlatıyor. Bu çocukları okul koridorunda elinde silahla yürüten süreç, üç ana saç ayağında kırılıyor:

​Ailedeki İletişim Kopukluğu

Şiddet eğilimi gösteren gençlerin çoğunda "duygusal ihmal" veya aile içinde normalleştirilmiş bir şiddet dili görüyoruz. Ailesiyle bağları kopmuş bir çocuk için okul, bir öğrenme alanı değil, bir "hesaplaşma sahasına" dönüşüyor.

​Sistemin "Puan" Odaklı Körlüğü

Milli Eğitim sistemi, öğrenciyi bir "puan makinesine" indirgerken ruhunu ıskalıyor. Rehberlik servisleri, binlerce öğrenciye bir öğretmenin düştüğü atıl yapılara dönüştü. Sistem sadece sınav sonuçlarını gördüğü için riskli bireyler karanlıkta kalıyor.

​Silaha Erişimin "Tık" Mesafesinde Olması

İnternetten veya denetimsiz av bayilerinden "peynir ekmek gibi" satılan ruhsatsız silahlar, denetimsizlik sayesinde çocukların bile eline geçebiliyor.

​Asıl Çürüme: Siyasallaşma ve Liyakat Kaybı

​Okulun güvenliğini sağlayamayan, boyasını yapamayan bu hantal yapının gerisinde çok daha derin bir "sistem bozukluğu" yatıyor: Eğitimin siyasallaşması. Milli Eğitim, uzun süredir çocukların geleceğini değil, siyasi kadrolaşmanın ve ideolojik çekişmelerin sahasını önceliyor. Liyakatin yerini "yakınlık" aldığında; okul müdüründen il müdürüne kadar atamalar pedagojik yetkinliğe göre değil, siyasi aidiyete göre yapıldığında okulun gerçek sorunları masada sahipsiz kalıyor.

​Sistem, müfredatı kaçıncı kez değiştireceğini veya hangi vakıfla protokol imzalayacağını düşünmekten; sınıftaki öğretmenin can güvenliğine, köydeki okulun dökülen boyasına ve öğrencinin belindeki silaha vakit ayıramıyor.

Kurumlar uzmanlık yerine sadakatle yönetildikçe, okul binaları ruhsuz birer beton yığınına, eğitim ise kağıt üzerinde kalan bir istatistiğe dönüşüyor.

​Bugün okul koridorlarına sızan barut kokusu, sadece bir asayiş sorunu değil; liyakatin bittiği, siyasetin eğitimin ruhunu teslim aldığı o büyük sistem bozukluğunun en acı faturasıdır. Okulun kapısına kilit vurmak kolaydır; zor olan, eğitimi siyasetin elinden kurtarıp yeniden aklın ve vicdanın emrine vermektir. Eski Türkiye olsaydı, Milli Eğitim Bakanı şimdi çoktan istifa etmişti.

Diğer yazılar

ÇAĞDAŞ ULUS

ÇAĞDAŞ ULUS kimdir?

Çağdaş Ulus, 1986 Kars doğumlu Türk gazeteci ve yazardır. Mesleğe 2008 yılında adliye ve polis muhabiri olarak Vatan Gazetesi'nde başlayan Ulus, özellikle araştırma gazeteciliğe dair haberleriyle tanınan bir isimdir. 2008-2019 yılları arasında Vatan Gazetesi'nde sayısız dosya habere imza atmıştır.Vatan Gazetesi'nin kapanması ile birlikte televizyon muhabirliği yapmaya başlayan Çağdaş Ulus'un, 3 yıl çalıştığı KRT TV'de "İBB'nin kayıp atları" haberi kamuoyunda ses getirmiş, bu haber sonrası MHP'li Hatay Dörtyol Belediye Başkanı partisinden istifa etmiştir.KRT TV'de yaptığı sayısız özel haberlerle gündemden düşmeyen Ulus, Uğur Dündar, İsmail Saymaz ve Zafer Arapkirli gibi isimlerle de bu kanalda program yapmıştır. Medyatava.com, haberler.com gibi haber sitelerinde de şef editör olarak görev yapan Ulus, ayrıca dijital platformlar üzerinden (YouTube - Kampana News gibi) haber programları hazırlayıp sunmuştur.