Akran zorbalığına karşı umut veren mahkeme kararı
Akran zorbalığına karşı umut veren mahkeme kararı Elektronik kelepçe akran zorbalığına çare olacak mı? Geçen gün bir tanıdığım 13 yaşındaki oğlunun yüzü gözü kan içinde eve geldiğini söyledi. Ne olduğunu sorduğunda “Ataşehir Bulvarı’nda yürürken karşıdan benim yaşlarda iki çocuk geliyordu. Bana ‘Ne bakıyorsun lan’ dediler. Bakmıyordum bile anne. Ben size bakmadım dememe rağmen üzerime saldırdılar. Ne olduğunu bile anlayamadım” demiş. Aklı çıkmış tabi kadının. Kuaför dükkanları Ataşehir’de ve yıllardır orada yaşıyorlar. Nezih de bir semt elbette. Ama çocuklarda şiddetin ne semti, ne mekanı kalmadı anlaşılan. Kimsenin gözünün yanlışlıkla gözlerine değmeyeceği bir şiddete evrilmiş içlerindeki oluşturdukları öfke.
Buna en çarpıcı örnek ise liseye giriş sınavlarında yüzde birlik puanları almış olan gençlerin okuduğu İstanbul Erkek Lisesi’nde yaşananlar değil mi? Yaşananları kısaca hatırlayalım: İddialara göre 9. Sınıfta okuyan bir grup erkek öğrenci, kız öğrenciler hakkında cinsel saldırı ve taciz ifadeleri içeren 507 maddelik bir liste hazırlamıştı. Listenin deşifre olmasının ardından ise durumdan haberdar olan 11. Sınıfta okuyan erkek öğrenciler suçlu gördükleri ve hüküm verdikleri 9.sınıfta okuyan 7 erkek öğrenciye şiddet uyguladı. En başarılıların okuduğu okulda bunlar yaşanırken, diğer illerde de sık sık birbirini darp eden gençler sosyal medyada ifşa oluyor. İşin acınası yönü ise şiddet karşısında engel olmak yerine “Vurun” diye tezahürat yapılması. Yine tıpkı Antalya’da bir ilkokul bahçesinde çekilen görüntülerde, 11 kişilik bir grubun bir kız öğrenciyi “Vurun, acımayın” sözleriyle dövmesinin görüntülerinin ortaya çıkması gibi.
Çocukların ve gençlerin dijital dünyanın içinde yönünü şaşırması, ardından sosyal medyanın çocukları ve gençleri esir almasının bu şiddet olaylarında ve akran zorbalığındaki rolü elbette en büyük etken. Bu zorbalığın maalesef yüzde 95’ından fazlası okul ortamında oluyor. Ve maalesef çocukların yüzde 23’ü doğrudan zorbalığa maruz kalırken iki katı da bu zorbalığa seyirci kalıyor.
İşte akran. zorbalığının tıpkı arkadaşımın oğluna olduğu gibi “Ne bakıyorsun” sorusuna yanı gözünün gözüne değmeyeceği ortamlara gelindiğinde İstanbul Anadolu Adliyesi Aile Mahkemesi’nde çıkan bir karar yüreklere su serpti. İstanbul Çekmeköy’de meydana gelen olayda, G. adındaki çocuk, K.’yı sustalı bıçakla birden fazla kez tehdit etti. Bıçağı K.’ya savurup tokat attı. K., şiddetten kaçmak için bir AVM’ye sığındı.
Olayın adli makamlara iletilmesinin ardından görülen davada Anadolu Adliyesi Aile Mahkemesi, G. adındaki çocuk hakkında elektronik kelepçe ve mağdura 500 metreden fazla yaklaşmaması yönünde karar verdi. Bu mesafe kuralı, elektronik kelepçe ile takip edilecek şekilde belirlendi. Şiddeti uygulayan da şiddet mağduru olan da öğrenciydi. Mahkeme bu nedenle elektronik kelepçeyle birlikte verilen ev hapsinin okul çıkışı uygulanmasına karar verdi. Karar, şiddete uğrayan veya şiddete uğrama tehlikesi bulunan kadınların, çocukların korunması ve bu kişilere yönelik şiddetin önlenmesi amacıyla alınacak tedbirlere ilişkin usul ve esasları düzenleyen 6284 sayılı Kanun uyarınca iki ay süreyle uygulanacak ve ihlaller hâlinde zorlama hapsi gibi yaptırımlar devreye girilecek. Kararda, asıl amacın cezalandırmak değil, çocuğu suça iten çevresel unsurlardan uzaklaştırmak ve ıslah etmek olduğu belirtildi.
Ayrıca, çocukların suça sürüklenmesinin önlenmesinin yalnızca yargının değil; ailelerin, okulların ve ilgili kamu kurumlarının ortak sorumluluğu olduğu vurgulandı. Bu karar, Türkiye’de akran zorbalığı ve okul çağındaki şiddet olaylarına karşı önleyici ve denetleyici tedbirler uygulama yönünde bir örnek olarak değerlendirildi. Uzmanlar, okul sonrası ev hapsi ve elektronik kelepçenin dışında benzer adli kontrollerin çocukların yeniden suça yönelmesinin önlenmesinde etkili olabileceğini belirtiyor. Mahkemelerin böyle kararlar vermesi bir nebze olsun akran zorbalığı sorununun bitmese de azaltılması için umut oldu.