Sosyal platformlar küçük yaşta radikalleştiriyor mu?
Çocukların ve gençlerin şiddete, radikalleşmeye yönelik eğilimlerinin son zamanlarda iyiden iyiye artıyor olması herkes gibi bende de "Sosyal Medya" yı suçlu gösterme dürtüsü oluşturdu. Bebeklikten itibaren internetle tanışan ve gerçek dünyayı sanal dünya ile karıştıran günümüz gençliğinin radikalleşmeye yönelmesi ve şiddeti hayatlarının bir parçası yapmalarının kaçınılmaz olması fikri elbette gerçekçi. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş 6 Ocak 2026 tarihinde yaptığı açıklama ile 15 yaşın altına sosyal medya yasağı çalışmalarını 1 buçuk yıldır yürüttüklerini, torba yasa teklifinin ay sonunda TBMM ilgili komisyonuna sevk edileceğini duyurdu. Gelişme güzel. Ama her taşın altından sosyal medyayı çıkarmak, her olan olayı "Sosyal medyadan bulduğu kişiler, gruplar aracılığıyla" başlayan cümlelerle aktarmak, aileyi ve toplumu hiçe saymak anlamına gelmiyor mu? Sosyal medya 1971 yılında gönderilen ilk elektronik posta ile hayatımıza girdi. 20 yıl sonra web siteleri hayatımıza girdi. 1994'de ise ortaya çıkan ilk blog ise sosyal medyanın gelişimini farklı bir noktaya çekti. Gelinen noktada önlerinde i pad ile yemek yiyen bebekler, parkta oynamak yerine telelfonlarda sanal oyunlarla oyalandırılan ilkokul çağı öncesi çocuklar ve ödevlerini bile ChatGPT'ye yaptıran ilkokul öğrencileri. Sonrasını konuşmak bile abesle iştigal. Pre ergenlik ve ergenlik dönemi ellerden düşmeyen telefonlar ve gerçek hayattan kopuş. 16-17.18 YAŞINDAKİ ÇOCUKLARIN İŞİD İLE İŞİ NE? Biri Türk, biri Rus biri Amerikalı. Yaşları 16, 17 ve 18. İkisi elemlerini gerçekleştirdi, Amerikalı olan IŞİD'li diye sosyal medyadan muhabbet ettiğini kişinin ajan olması nedeniyle eylem yapamadan yakalandı. İzmir Balçova'da 8 Eylül 2025 günü Salih İşgören Polis Merkezi'ne 16 yaşındaki E.B. pompalı tüfekle saldırı düzenledi. Birinci sınıf emniyet müdürü polis başmüfettişi Muhsin Aydemir ve polis memuru Hasan Akın şehit oldu. Yaralı olarak ele geçirilen çocuk ifadesinde ne dedil biliyor musunuz? "Ailemin bıçak koleksiyonu vardı. Babam bana pompalı tüfek ile ateş etmeyi öğretti. Okumak istemiyordum bunu aileme de söylemiştim. İnternetten IŞİD eylemlerini izledim. Onlara sempati duymaya başladım. İnternetten patlayıcı yapımını öğrendim. Son bir iki aydır bir şeyler yapmayı düşünüyordum" Dedi ve yaptı. Öyle planlı bir eylem de değildi anlattığına göre. Önce fuara, sonra bir bara saldırı düzenlemeyi planlamış, ama karakolun önünden geçerken pat diye eylemini gerçekleştirmiş. İlgilenilmeyen bir çocuk, üstüne üstlük silahlarla tanıştırılıp farklı şeylere yöneltilmeyen bir çocuk. Burada suçu sosyal medyaya yüklemek ne kadar doğru olur? İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Bürosu yaptığı incelemede suça sürüklenen çocuğun sosyal medya hesaplarında IŞİD örgütünün eylem ve faaliyetlerine ilişkin içeriklere ulaşıldı. Evde yapılan aramada da silahla eğitim görüntüleri ve bıçak koleksiyonuna dair kayıtlar bulundu. İşte sonuç. İki şehit. Çok geç kalındı. Çocuğun hayatında ne spor, ne düzgün bir aktivite, ne de eğitimi konusunda düzgün bir yönlendirme yok. Çocuk elbette cezazını çekmeli ve iki canın bedelini en ağır şekilde ödeyerek ıslah edilmeli. İstanbul Başakşehir'de de bu sefer Rusya vatandaşı 17 yaşındaki M.G. tam bir ay iki gün sonra 10 Ekim rastgele üç kişiyi bıçakladı. Evinde yakalanan bu çocuğun da yaşı küçüktü ve çevrimiçi radikalleşme belirtileri vardı. Üstelik iddiaya göre olay IŞİD eylemlerini benimseme eşiğini geçmiş, IŞİD’e doğrudan bağlılık yemini ettiğine yönelik deliller de vardı. Christian Sturdivant 18 yaşında ve ABD'de yaşıyor. Yaklaşık bir yıllık planlamanın ardından, 18 yaşındaki bir genç, Kuzey Carolina'daki Charlotte banliyösünde yılbaşı gecesi tutuklandı. Federal savcılar ve FBI, genci aynı gün bıçak ve çekiç kullanarak terör saldırısı düzenleme niyetiyle suçladı. Sturdivant'da internet üzerinden şiddet yanlısı aşırılıkçı grup IŞİD üyesi olduğunu düşündüğü biriyle iletişim kurduğunu söyledi. Ancak, aslında gizli bir NYPD ajanıyla sohbet ediyordu. Kuzey Carolina Batı Bölgesi Başsavcısı Russ Ferguson, Cuma sabahı geç saatlerde FBI ile birlikte düzenlediği ortak basın toplantısında, Christian Sturdivant'ın yabancı bir terör örgütüne maddi destek sağlamaya teşebbüs etmekle suçlanarak tutuklandığını açıkladı. ABD bu olaydan kimsenin burnu kanamadan kurtulmuş oldu. Bu üç örneğin ikisi Türkiye'de biri ABD'de oldu. Sorulması gereken soru eylemlerin engellenebilirliğiyle ilgili olmalı. ABD sosyal medyada yapılan IŞİD aramalarına ve bağlantılarına doğrudan müdahale edebilmişken, bizde maalesef bu önlem alınmamış. Umalım da 15 yaş altına sosyal medya yasağının yasalaşmasının ardından, gençlerin de tehlikeli arayışlara yönelmesine aracılık eden sosyal latformlar ve internet bağlantılarının sınırlandırılması yönünde bir çalışma da ivedilikle yapılır. PEKİ GENÇLER NEDEN IŞİD'E YÖNLENİYOR? Türkiye'de gençlerin dini faktörlerle radikalleşmesi işsizlik, yoksulluk ve sosyal dışlanmışlık nedeniyle son 15 yıldır arttı. Gelecek kaygısı duyan gençleri, yaşadıkları dünyadan intikam alma vaadiyle kandıran radikal gurpların başında IŞİD geliyor. IŞİD, özellikle sosyal medya üzerinden propaganda yaparak birçok genç kitlesine ulaştı. YouTube, Facebook, Twitter gibi platformlarda paylaşılan videolar ve mesajlarla yaşı küçük gençleri kutsal bir savaşa ikna etmek zor olmuyor. Uçinde bulundukları boşluk ve önemsenme hissi bu gurptan aldıkları destek ile değerli hissettiriyor olmalı. Bu uğurda şehit olmak bile onlara önemli geliyor. İşte ailelerin önemi burada devreye giriyor. Aşırı korumacı olmak da saldım çayıra mevlam kayıra modeli de yukarıdaki örnekleri çoğaltmaktan öteye gidemiyor. Her aile kendi çocuğunu tanımalı, devlet üzerine düşeni özellikle eğitim alanında yapmalı. Yapılan bir araştırmada insanların dondurma yeme alışkanlıkları ile hırsızlığa maruz kalma oranları birbiriyle bağlantılı. Ama insanların dondurma yemeleri hırsızlık olaylarını yaratmıyor. Onun yerine şöyle deniliyor; insanlar yaz geldiği için dondurma yiyor ve evden uzak duruyor. Bu nedenle hırsızlar için imkan sağlamış oluyor. Aynı şekilde de mesela E.B nin sosyal medya erişimi IŞİD hakkında araştırma yapması ona etkilemiş olabilir ama bu çocuk IŞİD'i nereden biliyor olabilir, niye görüşlerine sıcak bakıyor ve radikal islamcı olmuş? Bence bunun altında yatan başka nedenler var. Temelleri var. Ailesi, gittikleri yerler, katıldıkları sohbetler? Aslında geçlerde bu fikirler ilk elden var. Sosyal medyada araştırma dürtüsü de bundan kaynaklanıyor. Kim öğretir bu çocuğa bu fikirleri? Cevabı bulunması gereken asıl soru bu.