sondakika
Üye Ol Ara
icon_weather İstanbul 12°C
icon_weather Ankara 5°C
icon_weather İzmir 0°C
icon_weather Bursa 0°C
icon_weather Antalya 0°C
icon_weather Adana 0°C
icon_weather Konya 0°C
icon_weather Sanliurfa 0°C
icon_weather Gaziantep 0°C
icon_weather Kocaeli 0°C
icon_weather Mersin 0°C
icon_weather Diyarbakir 0°C
icon_weather Hatay 0°C
icon_weather Manisa 0°C
icon_weather Kayseri 0°C
Üye Ol Ara
icon_weather Berlin 29°C
icon_weather Istanbul 33°C
icon_weather London 25°C
icon_weather New York 28°C
×



Türk yüzmesinin zirvesi ABDye göç etti


Türk yüzmesinin zirvesi ABDye göç etti
Spor

Türk yüzücüler bir bir ABD'ye gidiyor. Son 6 yılda Türk yüzmesinin bel kemiğini oluşturan 164 yüzücü eğitim için ABD'yi seçti. 2008 yılında Avrupa Gençler 3.sü Göksü Biçer'in IVY Leauge üniversitelerinden olan Yale'den, 2017 yılında Avrupa Gençler Yüzme Şampiyonu olan Ümitcan Güreş'in de Harvard üniversitesinden kabul almasıyla hızlanan süreçte 1999 ve sonrasında doğan genç yüzücüler bir bir üst düzey ABD üniversitelerinden kabul aldı. Kimi eğitimine başladı ve bitirdi, kimi okumaya devam ediyor, kimi bu yıl gitti, kimiyse 2026'de ABD'ye uçuyor. Türk yüzmesinin zirvesini oluşturan bu gençlerin spor dışında ortak noktası da çok iyi akademik başarılarının olması. Giden yüzücülerin tamamı Türk yüzmesi için önemli isimler. Kimi olimpiyat A barajı geçti, kimi Avrupa gençler şampiyonu, kimi Avrupa gençlerde ikincilik ve üçüncülük aldı. Hatta Türkiye tarihinde bir ilk olarak bayrak takımında bronz madalya alan genç ekibin dört üyesi de Columbia, Duke ve UCLA ve Georgia Tech''den kabul aldı. Genç yüzücülerin Amerika'ya yönlenmesinin en büyük sebebi ise Türk liseleri ve üniversitelerinin yüzmeyi teşvik etmemesi. Yüzücüler bu noktada ya eğitim ya da spor tercihine zorlanıyor. Üniversite sınavına iyi hazırlanmak isteyen sporcular dersane okul ve spor üçgeninde kayboluyor. Ve maalesef ilk eledikleri de spor oluyor. Üniversitede istediği bölümü kazanmak isteyen sporcular maalesef antrenmanlarını kesiyor veya çok aza indiriyor. Sonuçta istediği bölümü kazandığında üniversiteler sporu teşvik etmediği için ya devamsızlıktan derslerinde geri kalıyor. Sonuçta ya okulundan ya da sporundan ferafat etmek durumda kalıyor. Yüzücü gençler eğitimleri sürecinde ABD üniversitelerinden 350-400 bin doları bulan spor veya ihtiyaç bursu kazanıyor. Üstelik sağlam bir üniversite ligi olduğu için hem sporu hem de iyi bir eğitimi bir arada yürütebiliyor. Büyük özlemleri göze alarak ve ailelerini arkalarında bırakarak hayatlarına yön veren bu gençler son duruma bakıldığında Türkiye yüzmesinin gelecek en az 5 senesinde yer alacak isimler. Yani Türk milli takımının da azımsanmayacak bir bölümü yoğunluk ABD olmak üzere yurt dışına gitti ve gitmeye devam ediyor. Bizlerin denk geldiği birkaç program, söyleşi ve açıklamada sporcularımızın artık ülkemizde kalacakları, burada çalışacakları gibi görüşlere yer verildi. Hatta yerlilik, millilik bile cümlelerin arasına karıştırıldı. Bu açıklamalar hem sporcular hem de veilelerden tepki almadı değil. Ötekileştirmek gençleri vatanlarına geri getirmeye değil, eğitim hayatlarının sonunda orada kalmaya teşvik etti açıkcası. Son yıllarda özellikle Spor Bakanlığımızın girişimleri ile bütün branşlardan sporcuların yüksek eğitimlerine spor bursu ile devam edebilmeleri için çok önemli ve güzel çalışmalar yapıldı. Ortaokul ve lise eğitimleri için de burs olanaklarının yaratıldığı haberlerini okuduk. Belirttiğimiz gibi bunlar önemli gelişmeler olmalarına rağmen yeterli mi? ‘’Artık yüzücülerimiz yurt dışında değil ülkemizde eğitim ve spor hayatlarına devam edecekler’’ dememize yetecek miydi? Yetmedi. Bu açıklamanın üzerinden geçen üç yıl sonunda ABD ve diğer ülkelere yüzme göçü hız kesmeden ve artarak devam etti.

Diğer yazılar

SEDEF ŞENKAL

SEDEF ŞENKAL kimdir?

Sedef Şenkal 1966 yılında İstanbul'da doğdu. Marmara Ünivesitesi İletişim Fakültesi'nden mezun oldu.
Gazeteciliğe 19886 yılında Bulvar Gazetesi'nde adliye muhabiri olarak başladı. 1987 yılında Hürriyet Gazetesi'ne geçti. 1991 yılında Sabah Gazetesi'ne geçerek yargı ve siyaset muhabirliği görevini üstlendi. 1993-1994 yılları arasında Kanal6 Televizyonu'nda Olayı var Programında muhabirlik,1994-1995 yıllarında ATV Adliye Koridorları Programı İstihbarat Şefliği, 1995-1998 Sabah Gazetesi'nde Özel Haber Muhabirliği, 1998-2005 yılları arasınd Show Tv Haber'e muhabirlik, 2007-2009 yıllarında Türkiye'nin ilk internet gazetesi olan Gazeteport'ta editörlük, 2009-2016 yılları arasında Habertürk Gazetesi'nde Yargı ve özel haber muhabirliği, 2017-2019 yılları arasında ise Show Haber'de rogramcılık ve Sorumlu Haber Müdürlüğü görevlerini yaptı.1993 yılında 38 kişinin yaşamını yitirdiği tarihi Tan Matbaası Faciası'nın sanığını 30 yıl sonra bularak yaptığı haberle Bülent Dikmener Ödülünü kazandı. Aynı haber TGC ödülüne de layık görüldü. Öcalan'ın yargılanmasının da içinde olduğu Türkiye'nin en büyük davalarında ve yargıda gündem yaratan özel haberleriyle tanındı. Türkiye'nin en eski yargı muhabirlerinden olan Sedef Şenkal Demir gazeteci Ali İhsan Demir ile evli ve iki erkek çocuk annesidir.