sondakika
Üye Ol Ara
icon_weather İstanbul 12°C
icon_weather Ankara 5°C
icon_weather İzmir 0°C
icon_weather Bursa 0°C
icon_weather Antalya 0°C
icon_weather Adana 0°C
icon_weather Konya 0°C
icon_weather Sanliurfa 0°C
icon_weather Gaziantep 0°C
icon_weather Kocaeli 0°C
icon_weather Mersin 0°C
icon_weather Diyarbakir 0°C
icon_weather Hatay 0°C
icon_weather Manisa 0°C
icon_weather Kayseri 0°C
Üye Ol Ara
icon_weather Berlin 29°C
icon_weather Istanbul 33°C
icon_weather London 25°C
icon_weather New York 28°C
×



Anne sevgisi ve büyümenin hüznü


Anne sevgisi ve büyümenin hüznü
Güncel

Bugün Anneler Günü… Annesiz geçen bir Anneler Günü daha... Onsuz geçen on üç “Anneler Günü”... Yaşasaydı muhtemelen hediyesini vermiş ve birlikte kahvaltı ediyor olacaktık. 72 yaşında çok erken, çok ani kaybettik annemi. Hep çekmeden, çektirmeden ölmek ister, “İki gün yatak, üçüncü gün toprak” derdi ve öyle de oldu.

Anneler söz konusu olduğunda rakamların hiçbir hükmü yokmuş. İster yetmişinde olsun ister doksanında, bir annenin gidişi evlat için her zaman ‘çok erken’ ve ‘zamansız’. Çünkü annesi olan birinin evi her zaman kalabalık, annesi olmayanın evi her zaman biraz tenha…Ancak bu tenhalık sadece görünürde; çünkü annemizle olan bağımız, sadece anılarda değil, varlığımızın en derin yapı taşlarında bile yaşamaya devam ediyor.

Aslında anne ile evlat arasındaki o kopmaz bağın, duyguların ötesinde mucizevi bir biyolojik temeli de var. Bilimsel bir gerçeklik olarak, yaşamımız için gereken enerjiyi üreten mitokondrilerimiz bize sadece annemizden miras kalıyor. Yani her hücremizde çalışan o küçük enerji santralleri, aslında annelerimizin bizlere bıraktığı en temel güç kaynağı. Bir insanın hayata karşı gösterdiği direnç, damarlarında dolaşan o bitmek bilmeyen yaşam enerjisi, meğer hücrelerimize kadar işlenmiş bir anne emanetiymiş. Annelerimizden sadece karakteristik özelliklerini ya da huylarını değil; yaşamın bizzat kendisini, o tükenmez enerjiyi ve hayata tutunma gücünü devralıyoruz. Bu yüzden bir anne aramızdan ayrılsa bile, onun yaşam enerjisi evladının her hücresinde, attığı her adımda ve aldığı her nefeste aslında dünya üzerinde var olmaya devam ediyor.

İnsanın yaşı kaç olursa olsun annesi öldüğünde büyüyor, olgunlaşıyor. Kulağa komik gelse de ben annem öldüğünde çocukluktan çıktım, büyüdüm. Büyüdüğümü hissettim. Ve onu kaybettiğim an “Artık beni annem gibi kimse sevmeyecek, düşünmeyecek” düşüncesi içimi daha da acıttı. Düşünsenize; sizi hala çocuk gibi gören, sizi sizden daha çok düşünen bir anneniz var ve sizin nazınızı bir tek o çekiyor, bir tek ona şımarabiliyorsunuz, bir tek o sizin sırrınızı başkasıyla paylaşmıyor ya da sizin hatanızı yeri gelse bile yüzünüze vurmuyor. Kendi çocuklarımızda da bu duyguları yaşamıyor muyuz?

“Sakın rejim yapayım deme, iyi beslen, yüzün kaşık kadar kaldı, vitamin alıyor musun? Terliksiz dolaşma, yine mi çorapsızsın? Arabayı dikkatli kullan, uykusuz kalma, kış günü dondurma yeme, hastalanma... Eve dönerken karanlığa kalma, önce kendini düşün, bakımlı ol, kocanı el üstünde tut, paranı çarçur etme, kenara para koy.” Bunlar şu an aklıma gelen annemin bana söyledikleri nasihatler ya da sözleri.İnsanı, misafiri, paylaşmayı, yemek yapmayı, yemeyi ve yedirmeyi çok severdi. Bu özelliğini üç çocuğuna da geçirmeyi başarmıştı.

Herkesin annesi güzel yapar da benim annem gerçekten başka güzel yemek yapardı. Bir yumurta kırardı, parmaklarınızı yerdiniz. Aslında baksanız malzemesi sıradan, her evde olan bir ikiliydi; tereyağı ve yumurta... Ama onun elinden çıkmış o omlet, sanki sınıf atlar, dünyanın en görkemli lezzetine dönüşürdü. Mutfaktan gelen o tanıdık kokular aslında sadece birer tarif değil, annemin bize bıraktığı sevgi lisanıymış. Bugün benim yemeklerim beğeniliyorsa bu onun sayesindedir; ondan el almışlığım vardır. Yediği bir yemeğimi övecek olsa, lafı mutlaka kendine de bağlar: “Eline sağlık çok güzel olmuş, eee kim el verdi?” derdi. Canım annem."

Vefatından sonraki Anneler Günü benim icin hep hüzünlü geçiyor Bu sabah da günün özelliğinden olsa gerek özlemim tavan yapmış vaziyette, mutsuz uyandım. Bu Anneler Günü’nde, anneleri hayatta olanlar için önce sağlık sonra da uzun ömür diliyorum. Annenizi arayın, ziyaret edin, doya doya sarılın, doya doya anne yemeklerini yiyin, tariflerini mutlaka alın, onunla vakit geçirin, dedenizi, anneannenizi, geçmişinizi anlattırın, birlikte bol fotoğraf ve video çekin, onun ruhunu okşayacak sözler söyleyin, şımartın, şımarabildiğiniz kadar şımarın, bırakın size nasihatler etsin, bırakın size çocuk muamelesi yapsın demek isterim. Zira sonra bir bakmışsınız hiç beklemediğiniz bir anda annenizi kaybetmiş, çocukluğunuz geride kalmış ve o an büyümüşsünüz.

İsterim ki hiçbir kişinin içinde keşkeleri kalmasın. Şimdi ben annemi çok özlüyorum ama hiç keşkelerim yok. Onunla çok zaman geçirdim, iyi ki de geçirmişim; tüm güzel yaptığı yemeklerin tariflerini aldım, iyi ki de almışım. Bol fotoğraf ve video çekmişim, iyi ki de çekmişim, çektirmişim. Şimdi onları seyrediyorum.

Bugün annesine sarılabilecek olanlar; benim yerime de sıkıca sarılın. Onun “gereksiz” bulduğunuz her uyarısını bir madalya gibi göğsünüzde taşıyın. Çünkü o ses sustuğunda, dünya gerçekten çok sessiz bir yer oluyor. Tüm annelerin Anneler Günü kutlu olsun. Aramızdan ayrılan anneler ışıklar içinde olsun.

Diğer yazılar

ŞEHNAZ KURDOĞLU

ŞEHNAZ KURDOĞLU kimdir?

1963 yılında Karamürsel’de doğan Şehnaz Kurdoğlu (Hopalı), uzun yıllar özel bir şirkette Halkla İlişkiler Müdürü olarak görev yaptı. Her zaman büyük bir tutku duyduğu televizyon dünyasına adım attı. Televizyonculuk kariyerine Türker İnanoğlu’nun asistanı olarak başlayan Kurdoğlu; sonra atv’nin popüler müzik-magazin programı "Elifnağme"nin yanı sıra, Süper Kanal’da ekrana gelen "İstanbul Köşe Bucak" ve "İstanbul Adım Adım" programlarının yapımcılığını üstlendi. Süper Kanal bünyesindeki Yayın Koordinatörlüğü görevinden doğum sebebiyle ayrıldı. Dergi kapanana kadar Amerika’da yaşayan Türklere hitap eden "Mezun Life" dergisinde röportajlar yaptı.Amerika’ya yerleştikten sonra, "Otelcilik ve Mutfak Sanatları Yönetimi" (Hospitality and Culinary Management) bölümünü bitirdi. Kurdoğlu, artık VGN platformunda hayata dair yazılarıyla okuyucularıyla buluşacak.