sondakika
Üye Ol Ara
icon_weather İstanbul 12°C
icon_weather Ankara 5°C
icon_weather İzmir 0°C
icon_weather Bursa 0°C
icon_weather Antalya 0°C
icon_weather Adana 0°C
icon_weather Konya 0°C
icon_weather Sanliurfa 0°C
icon_weather Gaziantep 0°C
icon_weather Kocaeli 0°C
icon_weather Mersin 0°C
icon_weather Diyarbakir 0°C
icon_weather Hatay 0°C
icon_weather Manisa 0°C
icon_weather Kayseri 0°C
Üye Ol Ara
icon_weather Berlin 29°C
icon_weather Istanbul 33°C
icon_weather London 25°C
icon_weather New York 28°C
×



Kuyucaklı Yusuf’tan kampüslere uzanan gölge


Kuyucaklı Yusuf’tan kampüslere uzanan gölge
Güncel / Sabahattin Ali’nin Kuyucaklı Yusuf’undaki İzzet Bey düzeni, Gülistan Doku ve Rojin Kabaiş dosyalarında yeniden tartışılıyor

Sabahattin Ali’nin Kuyucaklı Yusuf’undan Gülistan ve Rojin’e: Değişmeyen "İzzet Bey" Düzeni 

​Edebiyat bazen sadece bir hikâye anlatmaz; bir toplumun yüzyıllık "karanlık genetiğini" deşifre eder. Sabahattin Ali’nin Kuyucaklı Yusuf romanındaki Yeni Kaymakam İzzet Bey, adaleti sağlamak yerine kasabanın nüfuzlu katilleriyle iş tutan, onları korumak için devletin tüm imkanlarını seferber eden o kirli bürokrasinin sembolüdür.

Bugün Munzur Üniversitesi öğrencisi Gülistan Doku cinayetini ve Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi öğrencisi Rojin Kabaiş’in şüpheli ölümünü tartışırken, aslında hâlâ o meşhur romandaki bağ evi sofrasında oturuyoruz.

​ I. Perde 

İzzet Bey’in Sofrası ve Şakir’in Dokunulmazlığı
​Kuyucaklı Yusuf’ta İzzet Bey, kasabanın zengin ve şımarık genci Şakir ile suç ortaklığına varan bir ahbaplık kurar. Şakir’in her türlü cürmüne makamının gücüyle yol verir. İzzet Bey bizzat katil değildir ama katile "dokunulmazlık" sağlayan, jandarmayı susturan, Yusuf’u evinden uzaklaştırıp Muazzez’i Şakir’in insafına terk eden asıl karanlık iradedir. Bu "oğulları ve yakınları koruma" kalkanı, masumiyetin canına okur.

​ II. Perde 

Munzur’un Kıyısındaki "Bürokratik Duvar": Gülistan Doku
​Munzur Üniversitesi öğrencisi Gülistan Doku cinayetinde şüphelerin odağındaki ismin dönemin Tunceli Valisi’nin oğlu çıkması, romanın o karanlık sayfalarını günümüze taşıdı. Ancak burada İzzet Bey’in (Vali) tek başına olmadığını; doktorların, bazı polislerin ve adli mekanizmaların gerçeğe nasıl siper olduğunu gördük.
​Özellikle Dönemin İçişleri Bakanı Süleyman Soylu yönetimindeki mülki idare anlayışının yarattığı o aşılmaz zırh nedeniyle bu dosya yıllarca bir arpa boyu yol alamadı. Soylu’nun "valilerimi yedirtmem" üslubuyla harmanlanan o dönemde, mülki amirlerin ve yakınlarının hukuk üstü sayıldığı bir iklimde Gülistan’ın davası adeta bir "cezasızlık" duvarına çarptırıldı. Ancak o dönem kurulan bu barikatlar nihayet yıkıldığında; vali ve oğlunun gözaltına alınmasıyla o aşılmaz sanılan zırh en büyük darbesini aldı.

​ III. Perde 

Van Kampüsünde "Şevli" Sarmalı: Rojin Kabaiş
​Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi öğrencisi Rojin Kabaiş’in ölümüyle ilgili ortaya atılan iddialar ise, meseleyi tam bir "eşraf-akraba-bürokrasi" ortaklığına dönüştürüyor. İddialar, romandaki Şakir ve İzzet Bey ilişkisini aratmayacak kadar vahim.

​ Kuzen Murat Şevli ve Örtbas İddiası 

Kamuoyunda yankılanan en ağır iddia; Rektör Hamdullah Şevli’nin kuzeni Murat Şevli’nin, Rojin’in ölü bulunmasıyla doğrudan bir bağlantısı olduğu yönünde. Eğer Murat Şevli bu karanlık denklemin içindeyse, Rektör Hamdullah Şevli’nin olayı "intihar" veya "kaza" diyerek hızla kapatma çabası, akademik bir yönetim refleksi değil; bir "kuzenleri ve oğulları koruma" operasyonudur.

​ Soylu Döneminden Kalan Cezasızlık Mirası 

Süleyman Soylu döneminden miras kalan o "yakınını ve nüfuzlu olanı koruma" kültürü, Van YYÜ kampüsünde de mi hayat buluyor? Dosyanın dava açılmayacak şekilde zayıflatılmaya çalışılması, tıpkı Gülistan Doku dosyasındaki o ilk yılların karanlığını anımsatıyor. İzzet Bey’in Şakir’e yol vermesi gibi, Van’da da makamın gücü gerçeği açığa çıkarmak yerine "kuzeni muhafaza etmek" için mi seferber ediliyor?


​ Sistematik Çürüme ve Sessizliğin Ortaklığı 

​Bu olaylar arasındaki benzerlikler tesadüf değildir; bu bir sistem çürümesidir. İzzet Beyler isim değiştirir; bazen kaymakam, bazen vali, bazen de bir üniversite rektörü olur. Şakirler ise her dönem o makam sahiplerinin oğlu, yeğeni veya kuzeni olarak o gölgede genç kadınların hayatına kastetmeye devam eder.

​Gülistan Doku davasındaki o yıllarca süren çözümsüzlük, bir dönemin mülki idare zihniyetinin iflasıdır. Şimdi aynı zihniyetin Rojin Kabaiş dosyasını da bir karanlığa hapsetmesine izin verilmemelidir. Adalet; rektör ve valilerin unvanından, Süleyman Soylu döneminden kalan nüfuz artıklarından ve "kuzenleri ve oğulları koruma" sevdasından daha üstün tutulmadığı sürece, Türkiye’nin her kampüsü birer Kuyucaklı Yusuf trajedisine sahne olmaya devam edecektir.

Diğer yazılar

ÇAĞDAŞ ULUS

ÇAĞDAŞ ULUS kimdir?

Çağdaş Ulus, 1986 Kars doğumlu Türk gazeteci ve yazardır. Mesleğe 2008 yılında adliye ve polis muhabiri olarak Vatan Gazetesi'nde başlayan Ulus, özellikle araştırma gazeteciliğe dair haberleriyle tanınan bir isimdir. 2008-2019 yılları arasında Vatan Gazetesi'nde sayısız dosya habere imza atmıştır.Vatan Gazetesi'nin kapanması ile birlikte televizyon muhabirliği yapmaya başlayan Çağdaş Ulus'un, 3 yıl çalıştığı KRT TV'de "İBB'nin kayıp atları" haberi kamuoyunda ses getirmiş, bu haber sonrası MHP'li Hatay Dörtyol Belediye Başkanı partisinden istifa etmiştir.KRT TV'de yaptığı sayısız özel haberlerle gündemden düşmeyen Ulus, Uğur Dündar, İsmail Saymaz ve Zafer Arapkirli gibi isimlerle de bu kanalda program yapmıştır. Medyatava.com, haberler.com gibi haber sitelerinde de şef editör olarak görev yapan Ulus, ayrıca dijital platformlar üzerinden (YouTube - Kampana News gibi) haber programları hazırlayıp sunmuştur.