Kapalıçarşı’nın gişesi mi, plazanın ofisi mi?
Bugün takvimler 2 Şubat 2026’yı gösteriyor. Yeni yılın ilk zamlı maaşları 1 Şubat itibarıyla hesaplara yattı. Ancak ne asgari ücretli ne de yıllarca dirsek çürüten beyaz yakalı kutlama yapacak durumda. Rakamlar o kadar sert ki, Türkiye’de artık "orta sınıf" bir ekonomik terim olmaktan çıkıp bir anıya dönüşmek üzere.
Açlık sınırı maaşları yuttu
Şubat 2026 itibarıyla net asgari ücret 28.075 TL. Ancak aynı gün açıklanan açlık sınırı 31.223 TL. Yani bugün Türkiye’de 12 milyon asgari ücretli, tam mesai çalışmasına rağmen karnını doyurabilecek sınırın altında kalıyor. Yoksulluk sınırının 101.706 TL’ye ulaştığı bu denklemde, emeklilerimizi de unutmamak gerek.
20-25 bin TL bandında maaş alan 16 milyon emekliyi de hesaba kattığımızda, 85 milyonluk nüfusun neredeyse yarısı yoksulluk sınırının altında, üçte biri ise açlık sınırının altında yaşam mücadelesi veriyor.
Kapalıçarşı’nın sokaktaki gerçeği
Ekonomik verilerin soğukluğunu bir kenara bırakıp, ekonominin kalbinin attığı Kapalıçarşı’ya girdiğinizde, tablonun sosyal boyutuyla yüzleşiyorsunuz. Oradaki döviz gişelerinde ve para sevkiyatında çalışan personelle yaptığım sohbetler, aslında "yeni Türkiye"nin maaş hiyerarşisini tüm çıplaklığıyla özetliyor. Konuştuğum personelin çoğu lise mezunu ya da lise terk. Ancak çalışma şartları ve gelirleri, bugün bir beyaz yakalıyı kıskandıracak düzeyde:
Gişe Personeli: Net 70.000 TL maaş alıyor. Güvenlik Personeli: Ortalama 80.000 TL civarında kazanıyor. Çalışma Düzeni: Sabah 9, akşam 17. Hafta sonu ise Pazar tam gün, Cumartesi öğleden sonra tatil.
Şimdi bir de plazalara bakalım:
İyi bir üniversite bitirmiş, yabancı dil bilen, tecrübeli bir mühendisin ortalama maaşı 42.000 - 45.000 TL bandında. İstanbul’da ortalama en düşük kiranın 25.000 TL olduğu bir dünyada, bu "beyaz yakalı" meslek grubu maaşının yarısından fazlasını sadece barınmaya veriyor.
Zanaatın Rönesansı: Statü mü, Geçim mi?
Piyasa artık diploma değil, bulunamayan "nadir iş gücü"nü ödüllendiriyor. Beyaz yakalılar plaza hapsinde erirken, teknik becerisi olan mavi yakalılar altın çağını yaşıyor. Bir vinç operatörünün 350 bin TL’ye kadar çıkan kazancı ya da bir kaynakçının 95 bin TL’lik maaşı, toplumsal bir sınıfsal kaymaya neden oluyor.
2026 Gelir Panoraması (Net Maaşlar):
Vinç Operatörü: 90.000 TL - 350.000 TL (Refah düzeyi) Usta Kaynakçı: 95.000 TL (Geçinebilir düzey) Kapalıçarşı Güvenlik: 80.000 TL (Geçinebilir düzey) Kapalıçarşı Gişe: 70.000 TL (Geçinebilir düzey) Tecrübeli Beyaz Yaka: 45.000 TL (Yoksulluk sınırı altı) Asgari Ücretli: 28.075 TL (Açlık sınırı altı) Sonuç olarak; 2026 Türkiyesi'nde "oku da adam ol" mottosu, yerini "bir zanaat öğren de hayatta kal" gerçekliğine bırakmış durumda.
Bir yanda yoksulluğa hapsedilmiş emekliler, diğer yanda plazada fakirleşen mühendisler varken; ekonomik hiyerarşi artık diplomaya değil, sokağın ve ihtiyacın gerçeğine göre şekilleniyor. Görünen o ki, önümüzdeki yıllarda statülerin değil, sadece hayatta kalabilenlerin hikayesini dinleyeceğiz.