sondakika
Üye Ol Ara
icon_weather İstanbul 12°C
icon_weather Ankara 5°C
icon_weather İzmir 0°C
icon_weather Bursa 0°C
icon_weather Antalya 0°C
icon_weather Adana 0°C
icon_weather Konya 0°C
icon_weather Sanliurfa 0°C
icon_weather Gaziantep 0°C
icon_weather Kocaeli 0°C
icon_weather Mersin 0°C
icon_weather Diyarbakir 0°C
icon_weather Hatay 0°C
icon_weather Manisa 0°C
icon_weather Kayseri 0°C
Üye Ol Ara
icon_weather Berlin 29°C
icon_weather Istanbul 33°C
icon_weather London 25°C
icon_weather New York 28°C
×



Kart Yazmak: Amerika’da Teşekkürün İnce Hali


Kart Yazmak: Amerika’da Teşekkürün İnce Hali
Güncel / Bir yemek davetine gidiyorsunuz, güzel bir akşam geçiriyorsunuz ve davet bitiyor. Aradan birkaç gün geçiyor; davetli olan kişi, el yazısıyla bir teşekkür kartı yazıp, ev sahibine gönderiyor. Sofra için, emek için, birlikte geçirilen zaman için…

Kart Yazmak: Amerika’da Teşekkürün İnce Hali

Amerika’da insanlar birbirine kart yazar, yollar. Hatta abartmıyorum, burası tam anlamıyla kartlar cenneti. Marketlerin, kırtasiyelerin, kitapçıların içinde koca koca kart reyonları var. Her özel günün kartı ayrı: doğum günü, mezuniyet, Thanksgiving, Christmas, yeni yıl, yeni doğan bebek,sağlık, evlilik, yıldönümü… Hatta Büyükanne, kız kardeş, arkadaş,hala, amca,  teyze, dayıya hitaben yazılmış özel kartlar var…

Kartların içinde genellikle matbu, o güne özel yazılmış cümleler olur. Duygulu, yerinde, bazen esprili… İstersen kartı hiç açmadan, içine tek kelime eklemeden de verebilirsin. Kimse yadırgamaz. Çünkü kartın kendisi zaten bir mesajdır. Ama işin asıl kıymetli tarafı başka. Kartın boş kalan sayfasına el yazınla birkaç satır eklenirse, işte orada her şey değişir. İnsanlar buna inanılmaz değer veriyor. Çünkü o el yazısı, zaman ayırdığını, düşündüğünü, durup kalem aldığını gösteriyor. Amerika’da kart meselesi sadece mutlu günlerle sınırlı değil. İlk başlarda beni en çok şaşırtan şeylerden biri şuydu: Bir yemek davetine gidiyorsunuz, güzel bir akşam geçiriyorsunuz ve davet bitiyor. Aradan birkaç gün geçiyor; davetli olan kişi, el yazısıyla bir teşekkür kartı yazıp, ev sahibine gönderiyor. Sofra için, emek için, birlikte geçirilen zaman için…

Bir cenazeye mi katıldınız, birinin acısını mı paylaştınız… Bu kez kart yön değiştiriyor. Acıyı yaşayan kişi, cenazeye katılanlara ya da taziyeye gelenlere, “Bu zor zamanda yanımda olduğunuz için teşekkür ederim” diyen el yazılı kartlar yolluyor. Yan komşumun kocası vefat ettiğinde yemek yapıp, götürmüştüm. Bir hafta sonra bir çiçek ve çiçeğe iliştirilmiş bir kart kapıma bırakılmıştı. Başta tuhaf geliyor ama zamanla anlıyorsunuz: Kart, burada bir resmiyet değil; bir fark ediş biçimi, eski bir geleneğin devam ettirilmesi. Sevinçte de acıda da, “orada olduğunu gördüm” ya da "getirdiğin yiyecekler için teşekkür ederim” demenin sessiz ama çok güçlü bir yolu. Belki de bu yüzden kartlar burada hâlâ bu kadar önemli.

Dijital mesajlar saniyeler içinde gönderilirken, bir kart seçmek, yazmak, zarfına koymak ve yollamak bambaşka bir emek. Amerika’da bu emeğin karşılığı hâlâ var. Kartlar atılmıyor, saklanıyor. Çekmecelerde, kutularda, bazen yıllarca… Bunları gittiğim Estate Sale’de görüyorum. İnsanların evlerinde abartmıyorum çuvala koysam dolduracak kadar yazılmış veya yeni kartlar var. Amerika bu kart yollama, alma geleneğini hala büyük bir özenle sürdürüyor. Yeni nesil bunu devam ettirecek mi bilinmez. Her şeyin hızlandığı, duyguların bile kısaltmalara sığdırıldığı (emojiler mesela) zamanda kart seçmek, yazmak, yollamak gençlere zor görünebilir.

Burada kart vermek sadece bir gelenek değil; “seni düşündüm” demenin sessiz ama çok net bir yolu. Ve bazen bir hediyeden çok daha fazla iz bırakıyor. Kart yazmak ya da vermenin çok doğal, hatta beklenen bir davranış olması beni epey şaşırtmıştı. Bizde de aslında durum çok farklı değil. Kim yemek daveti verdiyse, hemen akabinde ev sahibine teşekkür edilir. Tek farkla; biz bunu çoğunlukla telefonla mesaj atarak ya da arayarak yapıyoruz. Duygu aynı, niyet aynı… sadece ifade biçimi farklı.

 

Diğer yazılar