Sevginin pembe hali: 14 şubat
Şu günlerde hangi mağazaya girsem, vitrinlerden taşan o meşhur 'pembiş' ürünlerle karşılaşıyorum. Peluş ayıcıklar, kalp şeklinde kutular, mumlar, şekerler ve her yerdeki o toz pembe dünya... İnsan sormadan edemiyor: Sevgi gerçekten bu kadar şekerli ve standart paketlere sığan bir şey mi?
Tarihsel olarak bakıldığında, Aziz Valentine’in aşk uğruna canını feda ettiği o vakur duruş, bugün yerini parlak ambalajlı bir tüketim çılgınlığına bırakmış durumda. Elbette sevdiğimizi hatırlamak, ona küçük bir jest yapmak çok kıymetli. Ancak her köşe başında karşılaştığımız bu 'hediye almalısın' baskısı, samimiyetin önüne mi geçiyor acaba?
Oysa bu popüler kutlamanın ardında, günümüzün ışıltılı vitrinlerinden çok daha farklı ve hüzünlü bir doğuş hikâyesi yatıyor. Roma İmparatoru II. Claudius, evli erkeklerin ailelerini bırakmak istememeleri nedeniyle kötü asker olduklarına inanıyor, bu yüzden de evliliği yasaklamış. Aziz Valentine, bu yasağa rağmen askerleri gizlice evlendirdiği için MS 270 yılının 14 Şubat’ında idam edilmiş. Başlangıçta bu fedakârlığı anmak için dini bir gün olarak kabul edilen tarih, zamanla Antik Roma’daki Lupercalia festivalinin izleriyle birleşmiş. 19. yüzyılda ise tebrik kartlarının seri üretimiyle birlikte dini bir anma olmaktan çıkıp, küresel bir hediyeleşme ve tüketim çılgınlığına dönüşerek bugünkü Sevgililer Günü halini almış.
Sevgililer Günü'nden sonra bir de tüm dünyayı saran Galentine's Day var. Popüler "Parks and Recreation" dizisinin başkarakteri Leslie Knope, 2010 yılındaki bir bölümde bu kavramı ortaya attı. Dizi o kadar çok sevildi ki, bu hayali kutlama kısa sürede tüm dünyada gerçek bir geleneğe dönüştü. Sevgililer Günü'nden bir gün önce, yani 13 Şubat'ta kutlanır. Galentine's Day, kadınların kadın arkadaşlarına olan sevgisini ve bağlılığını kutladığı, Sevgililer Günü'ne alternatif olarak doğan bir "arkadaşlık" günüdür. Hayatınızdaki kız arkadaşlarınızın, dostlarınızın değerini kutlamayı amaçlar. O gün kız kıza kahvaltı ya da brunch, hediyeleşme, pijama partileri ya da SPA aktiviteleri yapılır.
Belki de gerçek Sevgililer Günü, vitrindeki o pembe objelerde değil; zorunluluk hissetmeden, sadece içimizden geldiği için paylaşılan sıradan bir sabahta gizlidir. Ticaretin dayattığı kalıpların dışına çıkıp, sevginin o kendine has, gösterişsiz rengini bulmak dileğiyle...