Şimşek: Program rayında kalacak
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Anadolu Ajansı ve Türkiye Katılım Bankaları Birliği işbirliğiyle İstanbul Finans Merkezi’nde düzenlenen Anadolu Ajansı Katılım Finans Zirvesi’nde ekonomiye ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Şimşek, küresel ekonomide belirsizliklerin yüksek seyrettiğini belirterek kısa vadede büyümede ivme kaybı riskiyle karşı karşıya olunduğunu söyledi. Küresel finansal koşulların sıkılaştığını ifade eden Şimşek, yüksek faiz ortamında artan borçluluğun dünya ekonomisi açısından önemli bir sorun oluşturduğunu dile getirdi.
Bakan Şimşek, dünya ekonomisinin büyük bir şokla karşı karşıya olduğunu belirterek bu sürecin Türkiye açısından dikkatle yönetildiğini vurguladı. Uzun vadeli tahvil faizlerinde belirgin artışlar yaşandığını, finansman koşullarının daha sıkı hale geldiğini söyleyen Şimşek, buna rağmen Türkiye’nin bazı avantajlara sahip olduğunu kaydetti.
Şimşek, enerji arz güvenliği açısından Türkiye’nin birçok ülkeye göre daha güçlü konumda bulunduğunu ifade etti. Türkiye’nin Hürmüz Boğazı’na bağımlılığının çok düşük olduğunu belirten Şimşek, bu durumun uzun süredir uygulanan pazar ve ürün çeşitlendirme stratejisinin sonucu olduğunu söyledi.
Ekonomi programına ilişkin net mesaj veren Şimşek, programı rayında tutmak için gereken adımların atıldığını ve atılmaya devam edileceğini belirtti. Şimşek, küresel gelişmelerin program üzerinde sınırlı etkiler oluşturabileceğini ancak temel hedeflerden sapılmayacağını ifade etti.
Bakan Şimşek, gelir dağılımına yönelik eleştirilere de yanıt verdi. Programın yükünü dar gelirli kesimlerin ve ücretlilerin taşıdığı yönündeki değerlendirmelere karşılık Şimşek, iş gücünün milli gelirden aldığı payın program döneminde arttığını söyledi. Bu gelişmenin, programın toplumun geniş kesimlerini önceleyen bir yapıya sahip olduğunu gösterdiğini dile getirdi.
Şimşek, yaşanan şokun büyük olduğunu ancak yönetilebilir durumda bulunduğunu belirtti. Türkiye’nin bu tür dönemlere karşı tamponlar oluşturduğunu ifade eden Şimşek, rezerv yeterliliğinin sürdüğünü söyledi.
Normal koşullarda üç aylık ithalatı karşılayacak rezerv seviyesinin yeterli kabul edildiğini hatırlatan Şimşek, Türkiye’nin en düşük rezerv seviyesinde bile yaklaşık beş aylık ithalatı karşılayabilecek kapasiteye sahip olduğunu belirtti.
Ülke risk priminde ciddi bir bozulma yaşanmadığını da ifade eden Şimşek, ilk aşamada yükseliş görüldüğünü ancak piyasaların Türkiye’nin doğru tepki verdiğini gördüğünü söyledi. Şimşek, Türkiye’nin bu yönüyle benzer ülkelerden olumlu ayrıştığını dile getirdi.
Bakan Şimşek, enflasyon beklentilerinde bir miktar bozulma olduğunu belirtti. Bunun yalnızca Türkiye’ye özgü olmadığını söyleyen Şimşek, küresel ölçekte büyük bir emtia şoku yaşandığını ifade etti.
Petrol ve doğal gazın yanı sıra petrokimya ürünleri, helyum, nafta, gübre ve gıda fiyatlarında artışlar yaşandığını belirten Şimşek, bu gelişmelerin beklentiler üzerinde etkili olduğunu söyledi. Şimşek, Türkiye’de Türk lirası cinsi hazine kağıtlarının faizlerinde yaklaşık 400 baz puanlık artış görüldüğünü, buna karşılık döviz cinsi 10 yıl vadeli kağıtlarda büyük bir bozulma yaşanmadığını belirtti.
Şimşek, kamuda ciddi tasarruf adımları atıldığını söyledi. Harcama disiplininin kritik önemde olduğunu vurgulayan Şimşek, bu alanda azami hassasiyetle hareket edildiğini ve sonuç alınmaya başlandığını ifade etti.
Büyük bir petrol şoku yaşandığını belirten Şimşek, bu şokun esnaf ve sanayici üzerindeki etkisini sınırlamak için tedbirlerin devreye alındığını kaydetti. Şimşek, ekonomi yönetiminin mali disiplin, fiyat istikrarı ve yapısal reform hedefleri doğrultusunda hareket ettiğini söyledi.
Şimşek, Türkiye’nin gündeminde reformların bulunduğunu belirterek mevcut krizin fırsata dönüştürülmesi gerektiğini söyledi. Sanayide dönüşümün hızlandırıldığını, üretken altyapı yatırımlarının önceliklendirildiğini ve kamu maliyesi alanındaki reform çabalarının sürdüğünü ifade etti.
Yeşil dönüşümün Türkiye için zorunluluk olduğunu vurgulayan Şimşek, dijital dönüşümün de kaçırılmaması gereken bir başlık olduğunu belirtti. Büyük ölçekli veri merkezi yatırımlarının sürdüğünü söyleyen Şimşek, nükleer enerji yatırımlarının da yapay zeka ve veri altyapısı açısından önem taşıdığını dile getirdi.
Şimşek, Türkiye’nin demiryolu haritasının genişlediğini ve yeni yatırım çerçevesinin sanayide dönüşümü destekleyecek şekilde hazırlandığını söyledi.
Bakan Şimşek, Terörsüz Türkiye hedefini ülkenin önündeki en büyük fırsat penceresi olarak tanımladı. Bu başlığın Türkiye’nin yeni büyüme motorlarını devreye alması açısından kritik olduğunu belirtti.
GAP bölgesi, Güneydoğu Anadolu ve Doğu Anadolu’nun Türkiye’nin yeni büyüme merkezleri haline gelmesi gerektiğini söyleyen Şimşek, bu bölgelerde genç nüfus ve altyapı potansiyelinin bulunduğunu ifade etti. Terörün gölgesinin ortadan kalkmasıyla söz konusu bölgelerin Türkiye ortalamasını yakalamak için daha hızlı büyüyebileceğini belirtti.
Şimşek, terör sorununun çözülmesi halinde bölgesel istikrar ve komşu ülkelerle entegrasyonun da Türkiye için önemli fırsatlar sunacağını söyledi.
Şimşek, yurt içi ve yurt dışı varlıkların finansal sisteme kazandırılmasına yönelik düzenlemeye de değindi. Varlık barışı kapsamında sisteme giren paranın uzun süre tutulması halinde vergi alınmayacağını belirtti.
Bu düzenlemeyle kaynakların kayıtlı ekonomiye kazandırılması ve finansal sistem içinde kalıcı hale getirilmesi hedefleniyor. Şimşek’in açıklamaları, ekonomi yönetiminin hem kısa vadeli şoklara karşı tedbirleri hem de uzun vadeli dönüşüm hedeflerini birlikte ele aldığını gösterdi.