sondakika
Üye Ol Ara
icon_weather İstanbul 12°C
icon_weather Ankara 5°C
icon_weather İzmir 0°C
icon_weather Bursa 0°C
icon_weather Antalya 0°C
icon_weather Adana 0°C
icon_weather Konya 0°C
icon_weather Sanliurfa 0°C
icon_weather Gaziantep 0°C
icon_weather Kocaeli 0°C
icon_weather Mersin 0°C
icon_weather Diyarbakir 0°C
icon_weather Hatay 0°C
icon_weather Manisa 0°C
icon_weather Kayseri 0°C
Üye Ol Ara
icon_weather Berlin 29°C
icon_weather Istanbul 33°C
icon_weather London 25°C
icon_weather New York 28°C
×



İnsanoğlu yetinmeyi bilir mi? Ya da AI?


İnsanoğlu yetinmeyi bilir mi? Ya da AI?
Teknoloji / Ariana Grande de AI kurbanı oldu.

Yapay zeka insanoğlunun hazırladığı dijital havuzda kıra döke ilerlerken endişeler de artıyor. Sahte biyometrik fotoğraflar, kimlikler, “şimdilik” gülümseten yazım hataları gelecek endişesini artırıyor, çözüm aranıyor.

Aşkı aşığa, sevgiyi sevene, derdi dertliye, insanı insana en derin yerinden, en güzel, en sahici şarkılarla anlatan Sezen Aksu’nun yine o, “ozan” tavrıyla yazdığı bir şarkı... “Yetinmeyi Bilir misin?” Şöyle diyor şarkı; “Kendini kayırıyor her insan önce. Bu yüzden aşka kıyar.” İşte tam bu noktada… Kendini kayırmak için aşka bile kıyan insan, yaşamını kolaylaştırmak için meslek etiğine, lekelenmeme hakkına, doğru bilgiye, siyasi rakibine, alaşağı etmek istediğine, en insani duygulara mı kıyamayacak? Üstelik artık çok becerikli bir de yardımcısı var. Yapay Zeka… Kısa adıyla AI Tüm insani, hukuki kuralları alt üst ederek AI’yı kendi kötü amaçları için kullananların yanında bir de yine kendini kayırmanın diğer bir yolu olan AI’yı “kullanma kolaycılığı”na kaçanlar var. Kolaycılığa bir de dikkatsizlik eklenince… Örneğin ulusal bir gazetenin 3’üncü sayfasındaki bir fotoğraf… Çok dikkat çekici. Ama şöyle bir dikkatle bakıldığında çok da gerçekçi durmadığı kesin. Yani şüphe uyandırıyor. Küçük bir araştırma da deepfake bir fotoğraf olduğunu ortaya koyuyor zaten. Yani anlaşılıyor ki orada editör, “Kendini kayırmış” çok da uğraşmamış. Daha öncelerden bin örnek de Vogue’un Japonya edisyonundan. Kapaktaki Amerikalı Şarkıcı Ariana Grande’nin 6 parmağı hala konuşuluyor. Ondan daha fazla konuşulan ise Vogue gibi dünya devi bir derginin kapağında nasıl oldu da bu hatanın yer aldığı. Nasıl olduğu belli. Düne kadar piksel piksel photoshoplanan ve dakikalar, hatta çok özel fotoğraflarda saatler süren işlem, birkaç saniyelik kolaycılığa kurban gitmiş. Ve Ariana 6 parmaklı oluvermiş.

Hatalar şimdilik masum

Bir de yazılar var. Maalesef AI yazıların en büyük kurbanları da, haber koşuşturmacası içinde sistemi kullanan meslektaşlarımız. Mesela sesle komut verilerek oluşturulan bir makalenin tam ortasında, “Bana karışık kumpir” gibi cümlelerle karşılaşabiliyoruz. Ya da haftalık yayımlanan bir gazetede olduğu gibi; yazının sonunda, “İstersen bu yazıyı senin için başlık ve spot olarak hazırlayabilirim” vs. gibi notlara rastlayabiliyoruz. Eskiden “Tashih” dediğimiz yazım hataları ya da yanlış resim gibi “sehven” hatalar olurdu. Sanırım artık AI hatalarına alışacağız ama bunlar eskisi gibi çok masum hatalar olmayacak gibi. Çünkü o zaman var olan şeyde hata yapılıyordu. Şimdi ise “Gerçeği yeniden, kendine göre yaratmak” söz konusu ve bu çok tehlikeli olabiliyor. Ve suçlular tarafından da kullanılabiliyor. Küçük bir örnek İstanbul’dan. Geçen hafta İstanbul’da Güven Timleri, şüphe üzerine durdurdukları çiftin kimliklerine bakarken, kadının kolundaki dövmede farklı bir isim olduğunu fark etti. “Bu nedir” diye sorarlarken Abdülhamit isimli genç kaçmaya başladı. Yakalandığında ise adının Muhammet olduğu, hırsızlıktan 19 yıl kesinleşmiş hapis cezası bulunduğu ortaya çıktı. Tam 1.5 yıldır kaçıyordu. Çünkü bir akrabası ve kendi yüzünü yapay zeka ile birleştirip yeni bir biyometrik fotoğraf ortaya çıkarmış, bu fotoğrafı verip nüfus müdürlüğünden yeni bir kimlik almıştı. Yani tehlike öyle böyle değil. Çok büyük.

Danimarka'nın yasa teklifi 

Yine ulusal gazetenin üçüncü sayfasına dönersek; bu konuda Danimarka’nın önümüzdeki dönemin önemli gündem başlıklarından birini oluşturacak bir önerisi var. Danimarka’da şu sıralarda “vatandaşların kendi suretinin mülkiyetini tanıyan bir telif hakkı yasası” tartışılıyor. Eğer teklif yasalaşırsa yapay zeka şirketleri de dahil olmak üzere hiç kimse, izin olmadan yüz, ses veya vücut verilerini kullanamayacak. Bu teklifle gerçek kişilerin AI versiyonlarının dolandırıcılık, yanlış bilgilendirme, siyasi manipülasyon için kullanılmasının önüne geçilmesi hedefleniyor. Bu yasa teklifinin diğer ülkelerce de benimsenip benimsenmeyeceğini zaman gösterecek. Yasanın bu derde çare olup olmayacağını da. Çünkü yapay zeka, insanoğlu’nun kendisi için ses, yazı ve görüntülerle hazırladığı dijital havuzda çok eğleniyor gibi görünüyor. Şimdilik sınırları var... Ya yarın… Bekleyelim. Görelim.

Diğer yazılar

NURHAN FIRATLI

NURHAN FIRATLI kimdir?

İstanbul doğumlu, Ankara Gazi Üniversitesi Basın Yayın Yüksek Okulu mezunu, İstanbul Üniversitesi AUZEF Siyaset Bilimi Ve Kamu Yönetimi Bölümü 2. Sınıf Öğrencisi. Cumhuriyet, Milliyet, Sabah, Habertürk gazeteleri ile Flash TV ve ATV’de politika muhabiri, politika editörü, programcı olarak çalıştı.
2005’te yürürlüğe giren Türk Ceza Hukuku Reformu’nun hazırlığı sırasında “Basın“ çalışma komisyonunda ve 2013’te Basın Yayın Enformasyon Genel Müdürlüğü’nce kurulan, gazetecilik “Mesleki yeterlilik” standartlarının oluşturulması komisyonunda görev yaptı. Sürekli sarı basın kartı sahibi. Türkiye Gazeteciler Cemiyeti ve Muğla Gazeteciler Cemiyeti üyesi.