sondakika
Üye Ol Ara
icon_weather İstanbul 12°C
icon_weather Ankara 5°C
icon_weather İzmir 0°C
icon_weather Bursa 0°C
icon_weather Antalya 0°C
icon_weather Adana 0°C
icon_weather Konya 0°C
icon_weather Sanliurfa 0°C
icon_weather Gaziantep 0°C
icon_weather Kocaeli 0°C
icon_weather Mersin 0°C
icon_weather Diyarbakir 0°C
icon_weather Hatay 0°C
icon_weather Manisa 0°C
icon_weather Kayseri 0°C
Üye Ol Ara
icon_weather Berlin 29°C
icon_weather Istanbul 33°C
icon_weather London 25°C
icon_weather New York 28°C
×



Olimpik destekle(me)me projesi


Olimpik destekle(me)me projesi
Spor / Olimpik destek mi, olimpik engel mi

Türkiye Yüzme Federasyonu’nun “olimpik destek” projesinde belirlenen baraj dereceleri olimpiyat barajlarının da ötesine geçiyor; hedefler dünya rekoru seviyesine yaklaşınca destek, sporcu için fiilen erişilmez hale geliyor.

OLİMPİK DESTEKLE(ME)ME PROJESİ

Yüzücülere maddi destek vermek için hazırlanan destek projesindeki baraj dereceleri olimpiyat barajlarından yüzde 2 daha hızlı, dünya rekorları seviyesine yakın. Türkiye'de olmayan ve olması da olası görünmeyen dereceleriçin destek ödeneği açıklamak kimin fikri merak konusu.

Türkiye Yüzme Federasyonu'nun olimpik destek projesinin açıklandığını görünce yazmadan edemedim. Havuzlarda neden boğuluyoruzu özetleyen şekide hazırlanmış destek projesinde konulan barajların dünya rekorlarına yakın, olimpiyat barajlarından ise çok daha sert olması tüm camiayı şaşkına çevirdi. Yüzücüler maddi destek alabilecekleri derecelere adeta kedinin ciğere baktığı gibi bakmak zorunda kaldı. 2028 Olimpiyatları için açıklanan olimpik destek projesini inceledim. Adına DESTEKLE(ME)ME desek daha doğru olacak projede yüzücülere üç kategoride kamp, sağlık, ek hizmet ve yarış için belli bir maddi destek sağlanıyo

Altın destekte A kategorisi 1 milyon 500 bin, B 1 milyon, C ise 750 bin TL olarak belirlenmiş. Yalnız dikkat çeken husus bu kategorideki baraj derecelerinin açıklanan olimpiyat barajlarından çok daha ulaşılmaz olması. Türkiye rekorları yanına bile yaklaşamaz. Koskoca Türkiye Yüzme camiasında üç yüzücü Altın C kategorisinde ulaşmış durumda. Geri kalan en elit yüzücülerimizden dördü 500 binlik Gümüş, sadece biri kadın 6 yüzücü ise 250 binlik bronz kategorisine girebildi. Yani toplamı bile harcansa olimyipata hazırlık için Türkiye Yüzme Federasyonu'nun bu sezon sporculara ayrımış olduğu para 5 milyon TL oldu. Bu para federasyonun kulüplerinden aldıkları maaşların yanında minimal görevlerle maksimal maaşa bağladığı antrenörlere verilen sezonluk ödemeler yanında ne kadar kalır bilemiyorum!

Durumun daha iyi anlaşılabilmesi için bir mesafe üzerinden örnekleme yapsak iyi olud. Hoş bu örnek tüm yarışlarda geçerli kimsenin kuşkusu olmasın. 200 metre kurbağalamanın 2028 Los Angeles Olimpiyat barajı 2.09.35, Türkiye Yüzme - 1 milyon 500 binlik Altın A desteği olimpiyat barajından yüzde 2 daha hızlı olarak 2.07.90. - 1 milyonluk Altın B desteği olimpiyat barajından yüzde 1 daha hızlı olarak 2.08.83. - 750 bin liralık Altın C desteği aynı zamanda olimpiyat A barajı olup 2.09.68. Ülkemizde henüz bu dereceleri yüzen kimse yüzme tarihinde çıkmadı. Olimpiyatta final yüzen Kuzey Tunçelli bile ancak 3. kategori olan sezonluk 750 bir liralık desteğe ulaşabildi. Olimpiyata 100 metrede baraj geçme şartı ile konulan 50 metde kurbağalamada ise iki yüzücü bu şerefe nail oldular. Kalan biri kadın 10 yüzücü 250 bin liralık Bronz desteğini alabilecekler. (Ki bu da bir kamp bir yarış anlamına geliyor)

Bu maddi destekte kamp, yurt dışı yarış, vitamin desteği, fizyoterapist, sağlık taraması, uçak bileti ne varsa içinde. "Projeye dahil olan sporcular başlangıç bütçesinden itibaren ilgili ay içinde bütçesini kullanılmadığı takdirde ilgili ayın sonunda proje bütçesinden %10 azalarak devam eder" de deniliyor projede. Yani bir sporcunun eğitim, kamp, yarış bir yana fiziki ve mental sağlığını bile umursamadan bir ay harcamazsan yüzde 10'unu keserim diyor. Şunu da unutmuyor, "Sporcu dahil olduğu proje seviyesinden bir üst seviyeye geçtiğinde bağlı bulunduğu seviyedeki harcamaları bir üst seviyedeki destek bakiyesinden düşürülerek, kalan bakiye ile projeye devam eder".

Federasyonun bütçesinin çoğu teknik ekip veya destek adı altında antrenörlere dağıtılmasaydı sporcular için bu kadar da kanırtılmazdı elbette! Olimpik destek projesine ulaşmak da öyle kolay değil. Çoğu yurt dışında olan yüzücüler ulaşabildikleri miktar olan 250-500 bin liralık bütçelerini kullanabilmek için 60 gün önceden kamp ve yarışını bildirecek, masraflarını kendi cebinden ödeyip sonra federasyondan tahsil edecek. Yani kulaç atarken fatura toplamayı da ihmal etmeyecek. Tam şirket usulü.

Bu konuda görüş almak için aradığım ve isminin açıklanmasını istemeyen eski milli yüzücü bir işadamı en büyük sorunun denetimsizlik olduğunu söyledi. Durumun danışıklı dövüşe geldiğini belirten eski milli yüzücü, "Bütçelerde kısıntıya gidildi. Türkiye'de 100 milyon dolarlık projede olimpiyatlarda 3 altın madalya alıyorsun, itaya'da 40 milyon dolarlık projede en az 10 atın madalya alıyor. Başarı gelmeyince bütçe kısılıyor. Spora harcanması için alınan bütçe spora harcanmayınca bunu kısalım deniliyor ve geçen yıldan itibaren kesintiler başladı. Yüzmede sporcu eğitim merkezindeki (SEM) sporcuların maaşları kesildi. Bu sadece yüzme ile de sınırlı kalmadı. Bütçenin doğru yere harcanmaması, sporda liyakat olmaması nedeniyle başarı da maalesef gelmiyor" diye özetliyor durumu.

Görüştüğüm milli bir antrenör ise ki maalesef o da isminin yazılmasını istemedi, "Biz bu işi maalesef beceremiyoruz. Yüzme yaşını büyütemedik. Geçtim barajları henüz bir alt yapı çalışmamız bile var diyemem. Parlayan bütün yıldızlarımız yitip gidiyor" dedi.

Yüzücüler çok para kazanmıyor malum. Aileler zaten ekonomik seviyesi yüksek kesimlerden. Kulüplerinden minimal maddi destek. Türkiye Yüzme Federasyonu'da teknik kadrolarını oluşturan bazı kulüp yetkilileri de programları ve projeleri kendi sporcularına uygun yapınca, yüzme camiasındakilerin spora ve sporculuğa güveni de oldukça azalıyor. Yurt dışında okuyan yüzücülerin akademik sorunları keza bununla ilişkili. Teknik kadronun bu programı da kendi sporcularının sınav takvimine uygun hazırlaması sonucu uçakta sınava girenden tutun, yarış kaçıran yüzücülerin varlığı da kimsenin gözünden kaçmadı. Neyse bunlar yaşandı ve yaşanacak.

Bunları yazarak nereye mi varacağım? Sporun özellikle yüzmenin geldiği noktayı gözler önüne sermeye. 2016 yılına kadar oluşturulan politikalarla alt yapısı oluşturulan yüzmenin kaymağı sanırım 2024 olimpiyatlarına kadar tüketildi. Kalıcı ve yaşı büyük olarak yüzen bir kaç yüzücü dışında genç kadrolar yetişti kayboldu. Çünkü gençler bu programsızlıklar neticesinde genç yaşta havlu attı. Bir çoğu da ABD liginde mücadele etme kararı aldı. Yüzde 90'ı milli 156 yüzücü ABD'den aldığıkları yüzde yüzlük burslarla gitti. Gittikten sonra da döndükleri pek nadir oldu. Milli takımın çoğu ABD'de. Oradaysan durumun daha vahim. Uçak biletini kendin alacaksın, oradaki kamp ve yarışlarını 60 gün önceden federasyona bildireceksin, paralarını sen ödeyeceksin, faturalarını toplayıp göndereceksin, onaylanırsa desteğini alacaksın. Geçtiğimiz dönemlerde yarışına odaklanmak yerine fatura peşinde koşan yüzücülerin hallerini ve serzeniştlerini unutamam. Aynen devam. Verilen destek zaten bir kamp ve yarışta tükendiği için bir çok yüzücü olmasa da olur noktasına geldi. Yüzme camiasına iyi olimpiyatlar.

Diğer yazılar

SEDEF ŞENKAL

SEDEF ŞENKAL kimdir?

Sedef Şenkal 1966 yılında İstanbul'da doğdu. Marmara Ünivesitesi İletişim Fakültesi'nden mezun oldu.
Gazeteciliğe 19886 yılında Bulvar Gazetesi'nde adliye muhabiri olarak başladı. 1987 yılında Hürriyet Gazetesi'ne geçti. 1991 yılında Sabah Gazetesi'ne geçerek yargı ve siyaset muhabirliği görevini üstlendi. 1993-1994 yılları arasında Kanal6 Televizyonu'nda Olayı var Programında muhabirlik,1994-1995 yıllarında ATV Adliye Koridorları Programı İstihbarat Şefliği, 1995-1998 Sabah Gazetesi'nde Özel Haber Muhabirliği, 1998-2005 yılları arasınd Show Tv Haber'e muhabirlik, 2007-2009 yıllarında Türkiye'nin ilk internet gazetesi olan Gazeteport'ta editörlük, 2009-2016 yılları arasında Habertürk Gazetesi'nde Yargı ve özel haber muhabirliği, 2017-2019 yılları arasında ise Show Haber'de rogramcılık ve Sorumlu Haber Müdürlüğü görevlerini yaptı.1993 yılında 38 kişinin yaşamını yitirdiği tarihi Tan Matbaası Faciası'nın sanığını 30 yıl sonra bularak yaptığı haberle Bülent Dikmener Ödülünü kazandı. Aynı haber TGC ödülüne de layık görüldü. Öcalan'ın yargılanmasının da içinde olduğu Türkiye'nin en büyük davalarında ve yargıda gündem yaratan özel haberleriyle tanındı. Türkiye'nin en eski yargı muhabirlerinden olan Sedef Şenkal Demir gazeteci Ali İhsan Demir ile evli ve iki erkek çocuk annesidir.